Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.Och i trafiken, polisen ger dig kondomer - vårt "polis och gummi" program.
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.Ook in het verkeer gaven de agenten je condooms - onze "cops and rubbers" programma's.
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.Policjanci z drogówki też, w ramach programu "Gliny i gumki".
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.Také v dopravní zácpě Vám policista dá kondomy -- náš tzv. "polda-guma program."
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.Trong cả lúc đi trên đường, cảnh sát đưa cho bạn bao cao su - chương trình "cảnh sát và cao su" của chúng tôi.
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.Und sogar, im Verkehr, verteilt der Polizist Kondome - unser "Polizei und Gummi" Programm.
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.Y también en el tráfico: los policías te dan condones; es el programa "poli y condones".
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.Επίσης, όταν είχε κίνηση, οι αστυνομικοί έδιναν προφυλακτικά -- το πρόγραμμά μας "μπάτσοι και προφυλακτικά".
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.И в пробках полицейский давал вам презервативы -- наша программа "менты и резинки".
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.И също така на улицата, полицаите ви раздават презервативи -- нашите "ченгета и гуми" програми.
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.גם בפקק. שוטרים חילקו קונדומים-- תוכנית "שוטרים וגומי" (נשמע כמו: שוטרים וגנבים).
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.وفي المواصلات العامة وكان رجال الشرطة يوزعونه ايضاً .. في برنامج الشرطة والشعب
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.警官がコンドームをくれます 「お巡りさんとゴム」プログラムです (笑)
Ţu anda adresteyiz. Ýnceliyoruz. Polisler geldi.Не е нито на Али, нито моя.Не притежаваме нищо подобно на лодка.
Vaizler ve öđretmenler bizleri kötü yola sevkediyorlar, politikacýlarm ve polisler hep bir ađýzdan bizlere:Bez akcie, frakcie skupín rozdeľujú, ale nemôžeš byť hlúpa, ak sa
Vaizler ve öđretmenler bizleri kötü yola sevkediyorlar, politikacýlarm ve polisler hep bir ađýzdan bizlere:Ohne Taten teilt sich der Widerstand, aber so dumm kannst du nicht sein, wenn du dich entscheidest zu reiten.
Vaizler ve öđretmenler bizleri kötü yola sevkediyorlar, politikacýlarm ve polisler hep bir ađýzdan bizlere:One by one we multiply. Eyes to the sun, just let it shine now.
Vaizler ve öđretmenler bizleri kötü yola sevkediyorlar, politikacýlarm ve polisler hep bir ađýzdan bizlere:Senza azione, il dissenso nel gruppo divide, ma non puoi essere stupido se decidi di cavalcare.
Vaizler ve öđretmenler bizleri kötü yola sevkediyorlar, politikacýlarm ve polisler hep bir ađýzdan bizlere:Without action, factions of crews divide, but you can't be stupid if you choose to ride.
Vaizler ve öđretmenler bizleri kötü yola sevkediyorlar, politikacýlarm ve polisler hep bir ađýzdan bizlere:Without action, factions of crews divide, but you can't be stupid if you choose to ride.
Ve polisler seni sorgulamayı düşünmedi bile. Değil mi?Und die Polizei hat nicht mal daran gedacht dich zu vernehmen, oder?
Ve polisler seni sorgulamayı düşünmedi bile. Değil mi?И копы не стали бы тебя допрашивать.
Ve polisler seni sorgulamayı düşünmedi bile. Değil mi?一緒に暮らしてたことだって知らないし
Ve polisler seni sorgulamayı düşünmedi bile.E i poliziotti non sono mai arrivati a interrogarti.
Ve polisler seni sorgulamayı düşünmedi bile.E os policias nunca pensaram em interrogar-te.
Ve polisler seni sorgulamayı düşünmedi bile.Et les flics n'ont même jamais pensé à te questionner.
Ve polisler seni sorgulamayı düşünmedi bile.Και οι μπάτσοι ούτε που σκέφτηκαν να σε ανακρίνουν.
Yani, bu insanlar ve inanin bana sadece polisler degil믿거나 말거나, 경찰 뿐만이 아니라 라고스에서
Yani, bu insanlar ve inanin bana sadece polisler degilAls deze mensen -- en neem van me aan, niet alleen de politie gebruikt deze taxi's in Lagos, wij allemaal.
Yani, bu insanlar ve inanin bana sadece polisler degilAlso wenn diese Leute - und es ist nicht nur die Polizei, glauben Sie mir, die diese Taxis in Lagos verwenden.
Yani, bu insanlar ve inanin bana sadece polisler degilEntonces, cuando esta gente, y créanme, no es sólo la policía
Yani, bu insanlar ve inanin bana sadece polisler degilEt maintenant? Il y en a trois.
Yani, bu insanlar ve inanin bana sadece polisler degilUwierzcie mi, że nie tylko policja korzysta z tych taksówek.
Yani, bu insanlar ve inanin bana sadece polisler degilПоверьте мне, не только полицейские пользуются таким такси в Лагосе.
Yani, bu insanlar ve inanin bana sadece polisler degilאז, כאשר סוג זה של אנשים -- ותאמינו לי זה לא רק המשטרה
Yani, bu insanlar ve inanin bana sadece polisler degilإذاً، حينما يكون هذا النوع من هؤلاء الناس--وصدقوني ليسوا فقط رجال الشرطة
Yani, bu insanlar ve inanin bana sadece polisler degilみんな利用しますよ 私も乗ったことがあります
Yani, Endonezya'da o zamanlar, iğne taşıyorsanız ve polisler sizi yakalarsa, sizi hapse atabiliyorlardı.În prezent în Indonezia, dacă poliţia te prinde cu un ac la tine, poţi face închisoare.
Yani, Endonezya'da o zamanlar, iğne taşıyorsanız ve polisler sizi yakalarsa, sizi hapse atabiliyorlardı.당시 인도네시아에서는 주사기를 들고 다닐 경우 경찰들이 붙잡고 가서 감옥에 넣어버렸었습니다.
Yani, Endonezya'da o zamanlar, iğne taşıyorsanız ve polisler sizi yakalarsa, sizi hapse atabiliyorlardı.Nos, manapság Indonéziában ha tű van nálad, és a zsaruk elkapnak, sittre kerülhetsz.
Yani, Endonezya'da o zamanlar, iğne taşıyorsanız ve polisler sizi yakalarsa, sizi hapse atabiliyorlardı.Oggi in Indonesia, se la polizia ti trova con un ago ti sbatte direttamente in cella.
Yani, Endonezya'da o zamanlar, iğne taşıyorsanız ve polisler sizi yakalarsa, sizi hapse atabiliyorlardı.Ở Indonesia hiện thời, nếu bạn mang theo kim tiêm và bị cảnh sát tóm, họ sẽ tống bạn vào tù.
Yani, Endonezya'da o zamanlar, iğne taşıyorsanız ve polisler sizi yakalarsa, sizi hapse atabiliyorlardı.V Indonésii se to totiž má tak, že pokud u sebe máte jehlu, když vás policie sebere, můžou vás za to zavřít.
Yani, Endonezya'da o zamanlar, iğne taşıyorsanız ve polisler sizi yakalarsa, sizi hapse atabiliyorlardı.W tym czasie w Indonezji, jeśli policja znalazła przy Tobie igłę, mogłeś trafić do więzenia.
Yani, Endonezya'da o zamanlar, iğne taşıyorsanız ve polisler sizi yakalarsa, sizi hapse atabiliyorlardı.В то время в Индонезии, если со шприцем в кармане наткнуться на ментов, можно было попасть в тюрьму.
Yani, Endonezya'da o zamanlar, iğne taşıyorsanız ve polisler sizi yakalarsa, sizi hapse atabiliyorlardı.איכס! לא, לא. אנחנו חולקים מחטים כי אנחנו לא רוצים ללכת לכלא." אז, באינדונזיה באותו זמן
Yani, Endonezya'da o zamanlar, iğne taşıyorsanız ve polisler sizi yakalarsa, sizi hapse atabiliyorlardı.لانه في اندونيسيا في تلك الاثناء كان من يحمل إبرة والشرطة ألقت القبض عليه يمكن إيداعه في السجن مباشرة
Yani, Endonezya'da o zamanlar, iğne taşıyorsanız ve polisler sizi yakalarsa, sizi hapse atabiliyorlardı.針を携帯していて 警察につかまると 刑務所行きだったんです すると方程式が少し変わりませんか
Yani en kalabalık cadde kapanıyor. Trafik polisleri ve belediye bize yardım ediyor.De drukte straten werden afgesloten met de hulp van de verkeerspolitie en gemeentediensten.