Her bir kavşakta pek çok trafik polisi bulunmalıdır yoksa araçlar birbirine girer.각 교차로마다 신호를 보내는 경찰이 여러 명이 있는 꼴이지요.
Her bir kavşakta pek çok trafik polisi bulunmalıdır yoksa araçlar birbirine girer.שיכול להיות רק מספר מסויים של שוטרי תנועה בכל צומת
Her bir kavşakta pek çok trafik polisi bulunmalıdır yoksa araçlar birbirine girer.من الممكن أن يكون هناك الكثير من ضباط المرور في تقاطع واحد ,
Her bir kavşakta pek çok trafik polisi bulunmalıdır yoksa araçlar birbirine girer.かえって混乱してしまうことです
Herkes bu dört polisin hapse atılacağını sandı.Iedereen dacht dat de vier agenten de cel in zouden gaan.
Herkes bu dört polisin hapse atılacağını sandı.모든 사람들은 그 네명의 경찰관들이 감옥에 갈거라고 생각했어요.
Herkes bu dört polisin hapse atılacağını sandı.Todos pensaban que meterían presos a los cuatro polis.
Herkes bu dört polisin hapse atılacağını sandı.Toți au crezut că cei patru polițiști vor merge la închisoare.
Herkes bu dört polisin hapse atılacağını sandı.Tout le monde pensait que les quatre policiers iraient en prison.
Herkes bu dört polisin hapse atılacağını sandı.Tutti pensavano che i quattro poliziotti sarebbero finiti in prigione.
Herkes bu dört polisin hapse atılacağını sandı.Wszyscy myśleli, że gliniarze pójdą do więzienia.
Herkes bu dört polisin hapse atılacağını sandı.Все думали, что четверо полицейских получат сроки.
Herkes bu dört polisin hapse atılacağını sandı.Всички мислеха, че четирите ченгета ще отидат в затвора.
Herkes bu dört polisin hapse atılacağını sandı.כולם חשבו שהשוטרים ילכו לכלא.
Herkes bu dört polisin hapse atılacağını sandı.الجميع اعتقد انه لابد ان يسجن الأربعةٌ شرطيين
Herkes bu dört polisin hapse atılacağını sandı.彼らに無罪放免 そして暴動が起きたのです
İslam'ın Meyvesi'nin artan varlığı, polisin dikkatini çekmişti.Die wachsende Präsenz der Fruit of Islam zog die Aufmerksamkeit der Polizei auf sich.
İslam'ın Meyvesi'nin artan varlığı, polisin dikkatini çekmişti.이슬람의 열매의 성장 존재 경찰 눈길을 끌었다.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Bộ đội biên phòng Ixaren được điều tới để giải tán đám đông.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Die israelische Grenzpolizei wurde geschickt, um die Menge aufzulösen.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Enviaram a polícia da fronteira israelita para dispersar a multidão.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Israëlische grenspolitie werd gestuurd om de menigte uiteen te drijven.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Izraeli határőröket küldtek a tömeg feloszlatására.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Izraelská pohraniční policie musela rozpustit dav.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Izraelska policja graniczna została wezwana, żeby rozproszyć tłum.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.La police des frontières israélienne a été envoyée pour disperser la foule.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.La policía fronteriza israelí fue enviada para dispersar a la multitud.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Polisi perbatasan Israel dikirimkan untuk memecah kerumunan.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Poliţia de graniţă israeliană a fost trimisă să împrăştie mulţimea.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Η συνοριακή αστυνομία του Ισραήλ στάλθηκε για να διαλύσει το πλήθος.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Израелската гранична полиция беше изпратена да разпръсне тълпата.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Израильским пограничникам было приказано рассеять толпу.
İsrail, sınır polisini kalabalığı dağıtmak için yolladı.Ізраїльські прикордонники отримали наказ розігнати натовп.
Kamu polisi... ...iyi bir vatandaşa... ...bunu nasıl yapabilir?Die öffentliche Polizei... mit einem guten Bürger . . . können Sie dies tun?
Kamu polisi... ...iyi bir vatandaşa... ...bunu nasıl yapabilir?La police publique... envers une bonne citoyenne... pouvez-vous faire ça ?
Kamu polisi... ...iyi bir vatandaşa... ...bunu nasıl yapabilir?La pubblica polizia... a un bravo cittadino... può fare questo?
Kamu polisi... ...iyi bir vatandaşa... ...bunu nasıl yapabilir?Policja... dobremu obywatelowi... może to zrobić?
Kamu polisi... ...iyi bir vatandaşa... ...bunu nasıl yapabilir?Polisi umum... untuk penduduk kota yang baik... bisakah kau melakukan ini?
Kamu polisi... ...iyi bir vatandaşa... ...bunu nasıl yapabilir?Politia publica.. unui bun cetatean.. cum puteti face asta?
Kamu polisi... ...iyi bir vatandaşa... ...bunu nasıl yapabilir?Η αστυνομία... σε μια νομοταγή πολίτη... μπορείτε να μου το κάνετε αυτό;
Kamu polisi... ...iyi bir vatandaşa... ...bunu nasıl yapabilir?Народная полиция по отношению к честному гражданину как вы можете так поступать?
Kamu polisi... ...iyi bir vatandaşa... ...bunu nasıl yapabilir?النيابة العامة... لـــمواطن نزيه.... أتفعلون ذلك؟
Kamu polisiiyi, nasıl bir vatandaşına bunu zor kullanarak yapabilir?Bagaimana bisa polisi menggunakan kekerasan terhadap masyarakat yang baik.
Kamu polisiiyi, nasıl bir vatandaşına bunu zor kullanarak yapabilir?Comment la police peut-elle user de violence envers une bonne citoyenne ?
Kamu polisiiyi, nasıl bir vatandaşına bunu zor kullanarak yapabilir?Cum poate politia publica sa foloseasca violenta impotriva unui bun cetatean?
Kamu polisiiyi, nasıl bir vatandaşına bunu zor kullanarak yapabilir?Jak policja może używać przemocy przeciwko dobremu obywatelowi?
Kamu polisiiyi, nasıl bir vatandaşına bunu zor kullanarak yapabilir?Wie könnte die öffentliche Polizei mit Gewalt gegen eines guten Bürgers handeln.
Kamu polisiiyi, nasıl bir vatandaşına bunu zor kullanarak yapabilir?Πως μπορεί η αστυνομία να χρησιμοποιεί βία πάνω σε μια νομοταγή πολίτη;
Kamu polisiiyi, nasıl bir vatandaşına bunu zor kullanarak yapabilir?Как может народная полиция использовать силу против честного гражданина?
Kamu polisiiyi, nasıl bir vatandaşına bunu zor kullanarak yapabilir?كيف للنيابة العامة أن تستخدم العنف ضد مواطن نزيه!؟
Karşısında genç birisini görmek polisin hoşuna gitmiş.De politieagent was onder de indruk. Omdat je nog zo jong bent.
Karşısında genç birisini görmek polisin hoşuna gitmiş.Dl poliţist a fost impresionat. Din cauza vârstei tale.
Karşısında genç birisini görmek polisin hoşuna gitmiş.El oficial de policía se quedó impresionado viéndote tan joven.
Karşısında genç birisini görmek polisin hoşuna gitmiş.Il poliziotto era impressionato. Cosė giovane e cosė bravo.
Karşısında genç birisini görmek polisin hoşuna gitmiş.L'inspecteur de police a été très impressionné. À cause de ton jeune âge.
Karşısında genç birisini görmek polisin hoşuna gitmiş.O policia está impressionado. Pela sua idade.
Karşısında genç birisini görmek polisin hoşuna gitmiş.Policist je bil presenečen, ker si bil tako mlad.
Karşısında genç birisini görmek polisin hoşuna gitmiş.Ο Αστυνομικός εντυπωσιάστηκε, επειδή είσαι τόσο νέος.
Karşısında genç birisini görmek polisin hoşuna gitmiş.Полицейский был поражен - потому что ты такой молодой.
Karşısında genç birisini görmek polisin hoşuna gitmiş.ضابط الشرطة كان مندهشا بسبب صغر سنك