polis arabası ile cümle
polis arabası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.59
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
6
HECE
10
ORT. KELİME
Bir polis arabasına ihtiyacım var.I need a police car.
Polis arabası oldukça yüksek hızla sürüyordu.The police car was driving at fairly high speed.
Bir polis arabası yolun kenarında durdu.A police car has stopped on the side of the road.
Evimizin dışında park etmiş bir polis arabası var.There is a police car parked outside our house.
Hırsız, polis arabasını görür görmez kaçtı.The thief ran off as soon as he saw the police car.
Tom arka dikiz aynasında bir polis arabası fark etti.Tom noticed a police car in the rear-view mirror.
Dün gece bir polis arabası tarafından durduruldum.I was stopped by a police car last night.
Polis arabası kayarak durdu.The police car skidded to a stop.
Tom kelepçelendi ve polis arabasının arkasına itildi.Tom was handcuffed and shoved into the back of the police car.
O bir polis arabasıdır.That's a police car.
Polis arabası, yerel bir çetenin üyeleri tarafından pusuya düşürüldü.The police car was ambushed by members of a local gang.
Tom polis arabasına ateş etmeye başladı.Tom began to shoot at the police car.
Protestocular bir polis arabası tahrip etti ve çeşitli işletmeleri yağmaladı.Protestors destroyed a police car and looted several businesses.
Tom bir polis arabası çaldı.Tom stole a police car.
Robert, mavi arabayı takip eden düzinelerce polis arabası fark etti.Robert noticed dozens of police cars following the blue car.
Felix, polis arabasının onu takip edemediği bir alana rastladı.Felix ran into a field where the police car couldn't follow him.
Benzin istasyonu zombilerle doludur ve ikisi polis arabasına zar zor kaçmaktadır.The gas station is overrun with zombies and the two narrowly escape in a police car.
Carol ilerlemeye devam eder ve bir polis arabası Carol'a çarpar.Carol moves ahead and is struck by a police car.
Bunların arasından 23 tanesi yarış arabası ve 10 tanesi polis arabasıdır.The race had 23 lead changes among 10 drivers.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.So this time I asked my brother to come with me and drive by a police car.
Sonra ortaya çıktı ki polis arabası Venüs'ü kovalıyordu Ve dolambaçlı bir yolda sürüyordu!Later it turned out the cop car was chasing Venus - and he was driving on a curved road!
Dört polis arabası ve iki EULEX aracı da hasar gördü.Four police cars and two EULEX cars were also damaged.
Polis arabası, polisler tarafından resmi görevlerini yerine getirmek amacıyla kullanılan taşıttır.Militärfahrzeuge sind alle Fahrzeuge, die von Streitkräften zur Erfüllung ihrer Aufgaben verwendet werden.
Benzin istasyonu zombilerle doludur ve ikisi polis arabasına zar zor kaçmaktadır.La gasolinera está llena de zombis y los dos escapan por poco en un coche de policía.
Carol ilerlemeye devam eder ve bir polis arabası Carol'a çarpar.Carol se adelanta y es atropellada por un automóvil policial.
Durumdan şüphelenen Peter, Joe'nun polis arabasını kullanarak onları tâkip etmeye başlar.Mientras tanto, Pete espía desde su coche.
Sokakta bir polis arabasının bütün camları kırıldı ve bir trotuvar gazete bayiisi yakılıp kül edildi.Участницы беспорядков разбили в ней все окна, а также подожгли стоявший рядом на тротуаре газетный киоск.
Bunların arasından 23 tanesi yarış arabası ve 10 tanesi polis arabasıdır.O jogo possui 43 carros, sendo 21 para os corredores e 22 para os policiais.
Tory yolun sonundaki polis arabasına gider.Terminator kör sedan in en polisbil genom entrén.
Bir polis arabasına ihtiyacım var.Am nevoie de o mașină de poliție.
Polis arabası, polisler tarafından resmi görevlerini yerine getirmek amacıyla kullanılan taşıttır.Poliisiauto on poliisien virkatehtäviensä suorittamiseen käyttämä auto.
Polis arabası, polisler tarafından resmi görevlerini yerine getirmek amacıyla kullanılan taşıttır.En politibil er et køretøj som er speciel tilpasset for politiets gøremål.
Chiron tutuklanır ve bir polis arabasına bindirildiğinde ayakta olan Kevin'e dik dik bakar.シャロンは逮捕されるが、パトカーに乗せられる時、彼はそばに立っているケヴィンを睨み付ける。
Sokakta bir polis arabasının bütün camları kırıldı ve bir trotuvar gazete bayiisi yakılıp kül edildi.增援警方将战斗蔓延到大街上,一辆警车的所有窗户被打碎,路边报刊亭被烧毁。
Polis arabası, polisler tarafından resmi görevlerini yerine getirmek amacıyla kullanılan taşıttır.巡逻警车是各国巡警执行巡逻任务所使用的车辆。
Polis arabası, polisler tarafından resmi görevlerini yerine getirmek amacıyla kullanılan taşıttır.경찰차(警察車)는 경찰에서 업무하는 데 사용하는 자동차이다.
Yaratığın kontrolündeki Lin, bir polis arabası ve üniforması çalmıştır.מן המכונית יורד אדם אשר עונד תג משטרתי, ונוזף בילדים.
Polis arabası, polisler tarafından resmi görevlerini yerine getirmek amacıyla kullanılan taşıttır.Policijos automobilis yra automobilis, kurį naudoja policijos pajėgos.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Allora questa volta chiesi a mio fratello di venire con me e guidare accanto a una macchina della polizia.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Also habe ich dieses Mal meinen Bruder gebeten, als Beifahrer mit mir an einem Polizeiauto vorbeizufahren.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Cette fois, j'ai donc demandé à mon frère de venir avec moi conduire près d'une voiture de police.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.De data asta l-am rugat pe fratele meu să vină cu mine și să trecem pe lângă mașina poliției.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Deze keer vroeg ik mijn broer om mee te komen en langs een politieauto te rijden.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Então, desta vez, eu pedi ao meu irmão para vir comigo e passar por um carro da polícia.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Esa vez le pedí a mi hermano que viniera conmigo y fuéramos al lado de un coche de policía.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Kali ini saya meminta saudara saya untuk menemani dan mengemudi melewati mobil polisi.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.그래서 이번에는 제 오빠에게 우리와 함께 가서 경찰차 쪽으로 차를 운전하도록 부탁했습니다.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Megkértem a bátyámat, hogy jöjjön velem és elhajtottunk egy rendőrautó mellett.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Poprosiłam brata, byśmy razem przejechali obok radiowozu.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Požádala jsem svého bratra, aby se mnou projel kolem policejního auta.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Så, jag bad min bror att följa med mig och köra förbi en polisbil.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Tak som poprosila brata, aby šiel so mnou a aby som šoférovala vedľa policajného auta.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Vì thế lần này tôi nhờ anh trai đi cùng tôi và lái một chiếc xe cảnh sát.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Οπότε αυτή τη φορά ζήτησα από τον αδερφό μου να έρθει να οδηγήσουμε δίπλα από ένα περιπολικό.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Поэтому в этот раз я попросила брата проехать со мной мимо полицейской машины.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.Тогава помолих брат ми да дойде с мен и да кара до полицейската кола.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.אז בזמן הזה ביקשתי מאחי שיבוא איתי וננהג ליד רכב משטרה.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.لذا، في هذه المرة طلبت من أخي أن يأتي معي وأن نقود بالقرب من سيارة شرطة.
Bu sefer erkek kardeşime benimle gelip polis arabasının yanından geçmesini istedim.パトカーと並走してもらいました すぐさま 私たちは逮捕されました