Bu şu an üzerime giydiğim gibi bir pamuk t-shirtun içine işlemiş polenler.이것은 코튼 셔츠에 묻어있던 꽃가루인데요 제가 지금 입고 있는것과 비슷하군요
Bu şu an üzerime giydiğim gibi bir pamuk t-shirtun içine işlemiş polenler.Questo è polline intessuto in una camicia di cotone simile a quella che porto ora.
Bu şu an üzerime giydiğim gibi bir pamuk t-shirtun içine işlemiş polenler.To pyłek na bawełnianej koszuli, podobnej do tej, którą mam na sobie.
Bu şu an üzerime giydiğim gibi bir pamuk t-shirtun içine işlemiş polenler.Toto je nejaký peľ zachytený v bavlnenom tričku, podobnom ako to, čo mám teraz na sebe.
Bu şu an üzerime giydiğim gibi bir pamuk t-shirtun içine işlemiş polenler.Toto je pyl zachycený v bavlněném tričku, podobném tomu, jaké mám dnes na sobě já.
Bu şu an üzerime giydiğim gibi bir pamuk t-shirtun içine işlemiş polenler.Voici du pollen incrusté dans une chemise en coton, semblable à celle que je porte maintenant.
Bu şu an üzerime giydiğim gibi bir pamuk t-shirtun içine işlemiş polenler.Αυτή είναι γύρη που έχει προσκολληθεί σε ένα βαμβακερό πουκάμισο, παρόμοιο με αυτό που φοράω.
Bu şu an üzerime giydiğim gibi bir pamuk t-shirtun içine işlemiş polenler.Вот - пыльца внутри хлопковой ткани рубашки, похожей на ту, что сейчас на мне.
Bu şu an üzerime giydiğim gibi bir pamuk t-shirtun içine işlemiş polenler.Това е цветен прашец внедрен в памучна тениска подобна на тази, която нося в момента.
Bu şu an üzerime giydiğim gibi bir pamuk t-shirtun içine işlemiş polenler.זו מעט אבקה שננעצה בחולצת כותנה, דומה לזו שאני לובש היום.
Bu şu an üzerime giydiğim gibi bir pamuk t-shirtun içine işlemiş polenler.هذه بعض حبوب اللقاح متعلقة في قميص قطني مشابه للذي أرتديه الآن
Bu şu an üzerime giydiğim gibi bir pamuk t-shirtun içine işlemiş polenler.今私が着ているようなものです 花粉のほとんどは付いたまま離れないでしょう
Bu yüzden eğer bir polen örneğiniz varsa mantıken onun nereden geldiğini söyleyebilmeniz gerekiyor.Also, wenn Sie eine Pollenprobe haben, könnten Sie im Prinzip bestimmen, wo diese Probe herkam.
Bu yüzden eğer bir polen örneğiniz varsa mantıken onun nereden geldiğini söyleyebilmeniz gerekiyor.Así que si tienes una muestra de polen, entonces, en teoría, deberías poder decir de dónde vino esa muestra.
Bu yüzden eğer bir polen örneğiniz varsa mantıken onun nereden geldiğini söyleyebilmeniz gerekiyor.Deci, dacă ai o mostră de polen, atunci, în principiu, ar trebui să poţi spune de unde a provenit acea mostră.
Bu yüzden eğer bir polen örneğiniz varsa mantıken onun nereden geldiğini söyleyebilmeniz gerekiyor.Dus, als je een stuifmeelmonster hebt, zou je, in principe, moeten kunnen afleiden waar het vandaan kwam.
Bu yüzden eğer bir polen örneğiniz varsa mantıken onun nereden geldiğini söyleyebilmeniz gerekiyor.만약 여러분이 꽃가루 샘플을 가지고 있다고 하면 여러분들은 그 샘플들이 어디서 부터 왔는지 말할 수 있어야 합니다.
Bu yüzden eğer bir polen örneğiniz varsa mantıken onun nereden geldiğini söyleyebilmeniz gerekiyor.Quindi, avendo un campione di polline si dovrebbe poter dire fin dal principio da dove proviene.
Bu yüzden eğer bir polen örneğiniz varsa mantıken onun nereden geldiğini söyleyebilmeniz gerekiyor.Takže ak máte vzorku peľu, potom v princípe viete povedať, odkiaľ tá vzorka pochádza.
Bu yüzden eğer bir polen örneğiniz varsa mantıken onun nereden geldiğini söyleyebilmeniz gerekiyor.Takže, pokud máte vzorek pylu, tak byste v podstatě měli být schopni říct, odkud ten vzorek pochází.
Bu yüzden eğer bir polen örneğiniz varsa mantıken onun nereden geldiğini söyleyebilmeniz gerekiyor.Tehát ha van egy pollen mintánk, akkor elméletileg meg tudjuk mondani, hogy az honnan jött.
Bu yüzden eğer bir polen örneğiniz varsa mantıken onun nereden geldiğini söyleyebilmeniz gerekiyor.Thế nên nếu bạn có 1 mẫu phấn hoa thì theo nguyên tắc, bạn có thể nói cái mẫu đó đến từ đâu.
Bu yüzden eğer bir polen örneğiniz varsa mantıken onun nereden geldiğini söyleyebilmeniz gerekiyor.Więc na podstawie samej próbki można stwierdzić, skąd pyłek pochodzi. można stwierdzić, skąd pyłek pochodzi.
Bu yüzden eğer bir polen örneğiniz varsa mantıken onun nereden geldiğini söyleyebilmeniz gerekiyor.Οπότε, εάν έχεις ένα δείγμα γύρης τότε, θεωρητικά, μπορείς να καταλάβεις από που προήλθε αυτό το δείγμα.
Bu yüzden eğer bir polen örneğiniz varsa mantıken onun nereden geldiğini söyleyebilmeniz gerekiyor.Значит, если у вас есть набор пыльцы, то в принципе можно сказать откуда появился этот набор.
Bu yüzden eğer bir polen örneğiniz varsa mantıken onun nereden geldiğini söyleyebilmeniz gerekiyor.אז אם יש לכם דגימה של אבקת פרחים, אפשר עקרונית לקבוע מאין היא הגיעה.
Bu yüzden eğer bir polen örneğiniz varsa mantıken onun nereden geldiğini söyleyebilmeniz gerekiyor.وإذا كنت تملك حبة لقاح فإنه نظريا يمكنك تبين المكان الذي جاءت منه
Bu yüzden eğer bir polen örneğiniz varsa mantıken onun nereden geldiğini söyleyebilmeniz gerekiyor.原則として それがどこから来たのか 言い当てることができるはずなのです この点で 花粉は鑑識学にとって興味深いのです
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.A pak byli tak chytří, že vynalezli metodu jak analyzovat zkamenělý pyl.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Azután voltak olyan okosak, hogy kitaláltak egy megoldást a megkövesedett virágpor analízisére.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Dann waren sie so klug und fanden einen Weg, versteinerten Pollen zu analysieren.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.De var så kløgtige, at de fandt en måde at analysere fossil-pollen.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.En toen werden ze zo slim dat ze een analyse konden doen van fossiel stuifmeel.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Erano così in gamba, che riuscirono ad analizzare del polline fossilizzato.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Et comme ils étaient futés, ils ont trouvé un moyen d'analyser les pollens fossilisés.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Foram tão espertos que descobriram uma forma de analisar pólen fossilizado.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.그런 다음 영리하게 화석화된 꽃가루를 분석하는 방법을 찾았습니다.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Och sen var de så smarta, de kom på ett sätt att analysera fossilerat pollen.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Potem ktoś opracował metodę badania skamieniałych pyłków.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Și apoi au fost atât de isteți, încât au găsit un mod să analizeze polenul fosilizat.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Y fueron tan listos que encontraron la forma de analizar polen fosilizado.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Και ήταν τόσο έξυπνοι που βρήκαν έναν τρόπο να αναλύσουν απολιθωμένη γύρη.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Они даже смогли проанализировать окаменелую пыльцу.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.Тогава, като умни хора, те намериха начин да анализират фосилизиран цветен прашец.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.ואז הם נהיו כל כך מתוחכמים, הם מצאו דרך לנתח אבקנים מאובנים.
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.و كانو شديدي الذكاء حيث انهم قد وجدوا طريقه للتحليل احافير غبار الطلع
Çok zeki oldukları için, fosilleşmiş polenleri analiz etmenin yolunu buldular.分析する方法を見つけました 驚くことに
Dediğim gibi, polen erkek üreme hücrelerini taşıyor.Ahogy mondtam, a pollen a hímivarsejtet hordozza.
Dediğim gibi, polen erkek üreme hücrelerini taşıyor.Ako som povedal, peľ nesie samčie pohlavné bunky.
Dediğim gibi, polen erkek üreme hücrelerini taşıyor.Aşa cum spuneam, polenul poartă celulele sexuale masculine.
Dediğim gibi, polen erkek üreme hücrelerini taşıyor.Comme je l'ai dit, le pollen porte les cellules sexuelles mâles.
Dediğim gibi, polen erkek üreme hücrelerini taşıyor.Como eu disse, o pólen transporta as células sexuais masculinas.
Dediğim gibi, polen erkek üreme hücrelerini taşıyor.Ho detto che il polline trasporta cellule maschili.
Dediğim gibi, polen erkek üreme hücrelerini taşıyor.Jak jsem řekl, pyl přenáší mužské pohlavní buňky.
Dediğim gibi, polen erkek üreme hücrelerini taşıyor.Jak mówiłem, pyłek przenosi męskie komórki.
Dediğim gibi, polen erkek üreme hücrelerini taşıyor.제가 말했지만, 꽃가루는 남성세포의 운반을 담당합니다.
Dediğim gibi, polen erkek üreme hücrelerini taşıyor.Như đã nói, phấn hoa mang các tế bào đực.
Dediğim gibi, polen erkek üreme hücrelerini taşıyor.¿Qué pasa? Como dije antes, el polen lleva las células sexuales masculinas.
Dediğim gibi, polen erkek üreme hücrelerini taşıyor.Seperti yang saya katakan, serbuk sari membawa sel kelamin jantan.
Dediğim gibi, polen erkek üreme hücrelerini taşıyor.Wie ich schon gesagt habe, Pollen tragen die männlichen Geschlechtszellen.