Bir vücut mimarı olarak, ne istersem keşfedebileceğim bu sınırsız platformu oluşturdum.Ca arhitect al corpului, mi-am creat această platformă nelimitată ca să descopăr orice vreau.
Bir vücut mimarı olarak, ne istersem keşfedebileceğim bu sınırsız platformu oluşturdum.Jako architekt ciała stworzyłam nieograniczoną platformę do odkrywania moich pragnień.
Bir vücut mimarı olarak, ne istersem keşfedebileceğim bu sınırsız platformu oluşturdum.Jako architektka lidských těl jsem vytvořila platformu bez hranic, kde můžu objevit, co jen chci.
Bir vücut mimarı olarak, ne istersem keşfedebileceğim bu sınırsız platformu oluşturdum.저는 바디 아키텍트가 됨으로서 아무런 제약이나 제한이 없이 무엇이든 제가 원하는 것을 추구할 수 있는 플랫폼을 만들었다고 생각하며
Bir vücut mimarı olarak, ne istersem keşfedebileceğim bu sınırsız platformu oluşturdum.Mint test-építész, létrehoztam ezt a határtalan és végtelen színpadot, hogy felfedezhessek amit csak akarok.
Bir vücut mimarı olarak, ne istersem keşfedebileceğim bu sınırsız platformu oluşturdum.Sebagai arsitek tubuh, Saya telah membuat panggung tanpa batas ini untuk menemukan apa saja yang saya mau.
Bir vücut mimarı olarak, ne istersem keşfedebileceğim bu sınırsız platformu oluşturdum.Som en kropsarkitekt har jeg skabt denne grænseløse platform så jeg kan opdage hvad end jeg vil.
Bir vücut mimarı olarak, ne istersem keşfedebileceğim bu sınırsız platformu oluşturdum.Будучи архитектором тела, я создала эту бесконечную и безграничную платформу. Там я нахожу всё, что хочу.
Bir vücut mimarı olarak, ne istersem keşfedebileceğim bu sınırsız platformu oluşturdum.Будучи архітектором тіла, я створила цю нескінченну та безмежну платформу. Там я знаходжу все, що хочу.
Bir vücut mimarı olarak, ne istersem keşfedebileceğim bu sınırsız platformu oluşturdum.כארכיטקטית גוף, יצרתי את הפלטפורמה הזאת חסרת הגבולות וההגבלות בשביל לגלות מה שארצה.
Bir vücut mimarı olarak, ne istersem keşfedebileceğim bu sınırsız platformu oluşturdum.وكمصممة اجسام بشرية ، بنيت منصة غير منتهية و ليس لها حدود لنفسي لأكتشف ما أريده.
Bir vücut mimarı olarak, ne istersem keşfedebileceğim bu sınırsız platformu oluşturdum.私の望むものを見つけるために 限界のないプラットフォームを作りました まさに始まったばかりのような新鮮な気持ちがします
Bitirmeden önce, platformun üzerindeki deneyimle ilgili bir videon var, biliyorum.Bevor wir enden — Sie haben doch dieses digitale Video, das die Erfahrung auf der Plattform zeigt?
Bitirmeden önce, platformun üzerindeki deneyimle ilgili bir videon var, biliyorum.Înainte de a încheia, știu că ai un material video digital al experienței de a fi pe această platformă?
Bitirmeden önce, platformun üzerindeki deneyimle ilgili bir videon var, biliyorum.Sebelum kita selesai, saya tahu Anda mempunyai video tentang pengalaman berada di atas balkon ini?
Bitirmeden önce, platformun üzerindeki deneyimle ilgili bir videon var, biliyorum.В конце нашей беседы, я бы хотел спросить вас о видео снятом об обзорной площадке.
Bitirmeden önce, platformun üzerindeki deneyimle ilgili bir videon var, biliyorum.Преди да завършим, знам, че имате дигитално видео за преживяването да си на тази платформа?
Bu 1988'den. O yıl aslında İran'a ait iki petrol platformunu bombaladık.Det her er 1988 -- vi bombede faktisk to iranske olieplatforme det år.
Bu 1988'den. O yıl aslında İran'a ait iki petrol platformunu bombaladık.Ez 1988. -- két iráni fúrószigetet is bombáztunk ebben az évben.
Bu aynı zamanda platformun yüksekliği.الان في هذا الوضع , نعلم مقدار السرعة الابتدائية
Bu durum Linux platformu gibi açık kaynak olan bir yazılımla gösterilmiş oldu.Algo demonstrado com o software open source Linux.
Bu durum Linux platformu gibi açık kaynak olan bir yazılımla gösterilmiş oldu.A nyílt forráskódú szoftverekkel kezdődött, mint pl. a Linux operációs rendszer.
Bu durum Linux platformu gibi açık kaynak olan bir yazılımla gösterilmiş oldu.Åskådliggjord genom mjukvara med öppen källkod såsom Linux-plattformen.
Bu durum Linux platformu gibi açık kaynak olan bir yazılımla gösterilmiş oldu.Das fing alles mit Open source Software an, wie zum Beispiel das Betriebssystem Linux.
Bu durum Linux platformu gibi açık kaynak olan bir yazılımla gösterilmiş oldu.Demonstreret med open source software som Linux platformen.
Bu durum Linux platformu gibi açık kaynak olan bir yazılımla gösterilmiş oldu.Het open source software systeem Linux is daar al een goed voorbeeld van.
Bu durum Linux platformu gibi açık kaynak olan bir yazılımla gösterilmiş oldu.예를 들어, 리눅스가 오픈 소스죠.
Bu durum Linux platformu gibi açık kaynak olan bir yazılımla gösterilmiş oldu.La preuve en est avec les logiciels open source tel que la plate-forme Linux.
Bu durum Linux platformu gibi açık kaynak olan bir yazılımla gösterilmiş oldu.Lo demostró con el software de código abierto como la plataforma Linux.
Bu durum Linux platformu gibi açık kaynak olan bir yazılımla gösterilmiş oldu.Wykazanym dzięki oprogramowaniu open source jak Linux.
Bu durum Linux platformu gibi açık kaynak olan bir yazılımla gösterilmiş oldu.Κάτι που αποδείχτηκε με το λογισμικό ανοιχτού κώδικα όπως το λειτουργικό σύστημα Linux.
Bu durum Linux platformu gibi açık kaynak olan bir yazılımla gösterilmiş oldu.Она была воплощена в общедоступном ПО на платформе Linux.
Bu durum Linux platformu gibi açık kaynak olan bir yazılımla gösterilmiş oldu.שהוכיחה עם תוכנת מקור פתוח כמו פלטפורמת לינוקס.
Bu durum Linux platformu gibi açık kaynak olan bir yazılımla gösterilmiş oldu.البرهنة مع البرمجيات مفتوحة المصدر مثل منصة لينوكس.
Bu durum Linux platformu gibi açık kaynak olan bir yazılımla gösterilmiş oldu.充人数が集まってこの計画に携わり、
Bu, insanların barış ve birlik platformu olarak görmeye başladıkları maratonun dönüm noktasıydı.Das war die Wende für den Marathon, als Menschen anfingen ihn als Plattform für Frieden und Einheit zu sehen.
Bu, insanların barış ve birlik platformu olarak görmeye başladıkları maratonun dönüm noktasıydı.Dat was een keerpunt voor de marathon. Mensen zagen het opeens als een platform voor vrede en eenheid.
Bu, insanların barış ve birlik platformu olarak görmeye başladıkları maratonun dönüm noktasıydı.Det var en vändpunkt för vårt maraton som fick folk att se det som en plattform för fred och enighet.
Bu, insanların barış ve birlik platformu olarak görmeye başladıkları maratonun dönüm noktasıydı.Det var et vendepunkt for maratonløbet, da folk begyndte at se det som en platform for fred og sammenhold.
Bu, insanların barış ve birlik platformu olarak görmeye başladıkları maratonun dönüm noktasıydı.그것이 사람들이 우리의 마라톤을 평화와 통합의 발판으로 보기 시작한 전환점이었습니다.
Bu, insanların barış ve birlik platformu olarak görmeye başladıkları maratonun dönüm noktasıydı.To był punkt zwrotny maratonu, ludzie dostrzegli w nim platformę dla pokoju i jedności.
Bu, insanların barış ve birlik platformu olarak görmeye başladıkları maratonun dönüm noktasıydı.Toto byl ten zlomový bod maratonu, kdy jej lidé začali vnímat jako základnu pro mír a sjednocení.
Bu, insanların barış ve birlik platformu olarak görmeye başladıkları maratonun dönüm noktasıydı.Това беше повратна точка в маратона, на който хората гледаха като място за мир и обеднинение.
Bu, insanların barış ve birlik platformu olarak görmeye başladıkları maratonun dönüm noktasıydı.Це стало поворотним моментом для марафону, який люди почали сприймати як засіб досягнення миру і єдності.
Bu, insanların barış ve birlik platformu olarak görmeye başladıkları maratonun dönüm noktasıydı.Это стало поворотным моментов для марафона, люди стали считать его платформой мира и единства.
Bu, insanların barış ve birlik platformu olarak görmeye başladıkları maratonun dönüm noktasıydı.זו הייתה נקודת המפנה עבור המירוץ, אנשים החלו לראות במרתון במה, פלטפורמה לשלום ואחדות.
Bu, insanların barış ve birlik platformu olarak görmeye başladıkları maratonun dönüm noktasıydı.لقد كان هذا نقطة تحول بالنسبة للماراثون، حيث بدأ الناس ينظرون إليه على أنه منصة للسلام و الوحدة.
Bu, insanların barış ve birlik platformu olarak görmeye başladıkları maratonun dönüm noktasıydı.人々が大会を平和と団結のための機会だと 思い始めたのです 人々が大会を平和と団結のための機会だと 思い始めたのです 2006年から2009年まで レバノンは
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?A ile diesla spala wasza krypa?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?Biết con tàu đó tiêu thụ bao nhiêu dầu diesel 1 giờ không?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?Hoeveel diesel verliest die praam?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?Kau tahu berapa bahan bakar diesel perahu itu per jam ?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?- Quanto consuma quella bagnarola?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?Sabem quanto gasóleo o vosso barco derrama por hora?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?¿Saben cuánto diesel suelta esa chatarra?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?Ştii câtă motorină pompează vechitura aia pe oră?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?Tiedättekö, paljonko paattinne valuttaa veteen?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?- Ved I, hvad jeres båd sluger?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?Veš koliko dizla porabi ta barkača na uro?
Bu platformun bir saatte ne kadar petrol çıkardığını biliyor musunuz?- Vet ni hur mycket olja er båt drar?