Ana içeriğe geç
Sözlük

platform ile cümle

platform kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Gördüğünüz gibi teknolojimiz var, sizinle oturup konuları tartışabileceğimiz platformlar var.EB: Som ni kan se, har vi teknologin, och vi har forum att sätta oss ner och diskutera med er.
Gördüğünüz gibi teknolojimiz var, sizinle oturup konuları tartışabileceğimiz platformlar var.ЕБ: Как вы видите, у нас есть технологии, у нас есть площадки, на которых мы можем сесть и обсудить их с вами.
Gördüğünüz gibi teknolojimiz var, sizinle oturup konuları tartışabileceğimiz platformlar var.ЕБ: Както виждате, ние имаме технологията, имаме платформите, да седнем и да дискутираме с вас.
Gördüğünüz gibi teknolojimiz var, sizinle oturup konuları tartışabileceğimiz platformlar var.ЕБ: Як бачите, ми маємо технологію, маємо платформи для дискусій з вами.
Gördüğünüz gibi teknolojimiz var, sizinle oturup konuları tartışabileceğimiz platformlar var.כפי שאתם יכולים לראות, יש בידינו הטכנולוגיה, יש לנו את התשתית
Gördüğünüz gibi teknolojimiz var, sizinle oturup konuları tartışabileceğimiz platformlar var.إيثور بيندير : كما ترون لدينا التكنولوجيا ولدينا الامكانية . ولدينا هنا في المؤتمر منصة
Gördüğünüz gibi teknolojimiz var, sizinle oturup konuları tartışabileceğimiz platformlar var.私達には技術があり 基礎は出来上がっています これをどのように応用するか アイデアを広く募っています
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.A történet a politikai pluralizmus szilárd alapján nyugszik.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.Die Geschichte basiert auf einer fundamentalen Platform des politischen Pluralismus.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.Fortællingen bygger på den fundamentale platform om politisk mangfoldighed.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.Het verhaal berust op een fundamenteel platform van politiek pluralisme.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.Historia opiera się na fundamentalnych filarach politycznego pluralizmu.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.이 이야기는 정치적 다원성에 기초하고 있습니다.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.La historia yace sobre una plataforma fundamental de pluralismo político.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.La storia è basata su un solido principio di pluralismo politico.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.L'histoire s'appuie sur une plate-forme fondamentale de pluralisme politique.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.Một câu chuyện mang tính nền tảng hơn của sự đa nguyên chính trị.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.Povestea se sprijină pe o platformă fundamentală de pluralism politic.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.Το αφήγημα βασίζεται σε μια βασική πλατφόρμα πολιτικού πλουραλισμού.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.Историята почива върху фундаментална платформа от политически плурализъм.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.Образ Индии опирается на фундаментальную платформу политического плюрализма.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.הסיפור ניצב על בסיס של רב-גוניות פוליטית.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.هذه الحكاية بنيت على أساس صلب من التعددية السياسية.
Hikaye, siyasi çoğulculuğun temel bir platformu üzerinde durmaktadır.基本的な政策基盤の上に成り立っています もっとも これは 文明の物語でもあります
Hukukun bir ozgurluk platformu haline gelmesi icin insanlarin guvenmesi gerek.Aby právo bylo stupínkem svobody, musí v něj lidé věřit.
Hukukun bir ozgurluk platformu haline gelmesi icin insanlarin guvenmesi gerek.Aby prawo mogło być trybuną wolności, ludzie muszą, ludzie muszą ufać prawu.
Hukukun bir ozgurluk platformu haline gelmesi icin insanlarin guvenmesi gerek.Aby pre ľudí boli zákony platformou slobody, musia zákonom dôverovať.
Hukukun bir ozgurluk platformu haline gelmesi icin insanlarin guvenmesi gerek.Affinché la legge sia piattaforma di libertà, la gente deve fidarsi.
Hukukun bir ozgurluk platformu haline gelmesi icin insanlarin guvenmesi gerek.C'est simple, pour que la loi soit une plateforme de liberté, les gens doivent avoir confiance en elle.
Hukukun bir ozgurluk platformu haline gelmesi icin insanlarin guvenmesi gerek.Damit das Gesetz die Basis der Freiheit sein kann, müssen ihm die Menschen vertrauen.
Hukukun bir ozgurluk platformu haline gelmesi icin insanlarin guvenmesi gerek.Để luật pháp trở thành nền tảng của sự tự do người dân phải tin tưởng nó.
Hukukun bir ozgurluk platformu haline gelmesi icin insanlarin guvenmesi gerek.Hogy a jog lehessen a szabadság platformja, az embereknek bízni kellene benne.
Hukukun bir ozgurluk platformu haline gelmesi icin insanlarin guvenmesi gerek.법이 자유의 장이 되려면 사람들이 법을 신뢰해야만 합니다.
Hukukun bir ozgurluk platformu haline gelmesi icin insanlarin guvenmesi gerek.La gente, para que la ley sea la plataforma de la libertad, la gente tiene que confiar en ella.
Hukukun bir ozgurluk platformu haline gelmesi icin insanlarin guvenmesi gerek.Om de wet een platform voor vrijheid te laten zijn moeten mensen erop kunnen vertrouwen.
Hukukun bir ozgurluk platformu haline gelmesi icin insanlarin guvenmesi gerek.Pentru ca legea să fie baza libertăţii, Oamenii trebuie să aibă încredere în ea.
Hukukun bir ozgurluk platformu haline gelmesi icin insanlarin guvenmesi gerek.Για να μπορέσει ο νόμος να είναι η πλατφόρμα για την ελευθερία, οι άνθρωποι πρέπει να τον εμπιστεύονται.
Hukukun bir ozgurluk platformu haline gelmesi icin insanlarin guvenmesi gerek.За да бъде законът платформата за свобода, хората трябва да му се доверяват.
Hukukun bir ozgurluk platformu haline gelmesi icin insanlarin guvenmesi gerek.Люди, чтобы закон был основанием свободы, люди должны доверять ему.
Hukukun bir ozgurluk platformu haline gelmesi icin insanlarin guvenmesi gerek.כדי שהחוק יהיה פלטפורמה לחירות, על אנשים לבטוח בו.
Hukukun bir ozgurluk platformu haline gelmesi icin insanlarin guvenmesi gerek.ثقة الناس في القانون .. كمنصة للحرية على الناس ان تثق به
Hukukun bir ozgurluk platformu haline gelmesi icin insanlarin guvenmesi gerek.人々の信頼を得なければなりません これが私からの第2の提案です
İnşaa ettiğimizi, dünyanın her yerinde kullanılabilecek bir platform haline getirmemiz lazımdı.Ci serviva prendere quello che avevamo costruito e creare una piattaforma da usare ovunque nel mondo.
İnşaa ettiğimizi, dünyanın her yerinde kullanılabilecek bir platform haline getirmemiz lazımdı.우리가 만든 것을 가지고 플랫폼을 만들어 다른 곳에서도 쓰일 수 있도록 할 필요성을 느꼈습니다.
İnşaa ettiğimizi, dünyanın her yerinde kullanılabilecek bir platform haline getirmemiz lazımdı.Museli jsme vzít, co jsme už měli a vytvořit z toho platformu, která by bylo použitelná kdekoliv na světě.
İnşaa ettiğimizi, dünyanın her yerinde kullanılabilecek bir platform haline getirmemiz lazımdı.Museli sme vziať čo sme už mali a vytvoriť z toho platformu, ktorá by bola použiteľná kdekoľvek vo svete.
İnşaa ettiğimizi, dünyanın her yerinde kullanılabilecek bir platform haline getirmemiz lazımdı.We moesten dit gebruiken voor een platform zodat het elders ook gebruikt zou kunnen worden.
İnşaa ettiğimizi, dünyanın her yerinde kullanılabilecek bir platform haline getirmemiz lazımdı.Ми мали взяти те, що збудували, й створити з цього платформу, щоб її могли використати будь-де в світі.
İnşaa ettiğimizi, dünyanın her yerinde kullanılabilecek bir platform haline getirmemiz lazımdı.והיינו חייבים לפתח אותה לכיוון של פלטפורמה שתפעל בכל מקום בעולם
İnşaa ettiğimizi, dünyanın her yerinde kullanılabilecek bir platform haline getirmemiz lazımdı.أحتجنا أخذ ما بنيناه ونصنع منه منصة يمكن إستخدامها في أماكن أخرى في العالم
İnşaa ettiğimizi, dünyanın her yerinde kullanılabilecek bir platform haline getirmemiz lazımdı.それを元に、世界のどこでも使えるプラットフォームを作りました これが開発チームで
Insanların için bir platform oluşturmaإنشاء منصة للناس ل
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Apenas me refiro a uma plataforma onde as pessoas podem ajudar-se a si próprias e os outros.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Egy olyan platformról beszélek, ami lehetővé teszi, hogy az emberek segítsenek magukon és másokon.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Hablo de una plataforma para que las personas se autoayuden y ayuden a otros.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Ich spreche eher über eine Plattform für Menschen, sich selbst zu helfen und um anderen zu helfen.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Ik heb het over een platform voor mensen om zichzelf en anderen te helpen.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Je parle simplement d'une plateforme pour que les gens s'aident eux-mêmes et aident les autres.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.저는 단지 사람들이 그들 스스로를 돕고 또 다른 사람들을 돕는 플랫폼에 대해 말씀드리는 겁니다.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Mam na myśli platformę, która ułatwia kontakt i wzajemną pomoc.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod