Ana içeriğe geç
Sözlük

plastik ile cümle

plastik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Ma in un mondo dove tutto è confezionato e imballato, nutre poche speranze anche su questo.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Mutta muoviin käärityssä ja pakatussa maailmassamme, hän ei pidä yllä toivoa siitäkään.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Num mundo embalado em plástico, ele também não tem muita esperança nisso.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Och i denna värld av plastförpackningar är inte det något han ser som möjligt.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Và trong một thế giới bọc nhựa, gói túi ni lông, ông cũng chẳng dám hi vọng nhiều vào điều đó.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Vo svete zabalenom v plaste však nevidí veľkú nádej ani pre toto riešenie.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Y en un mundo envuelto y empacado en plástico, el no alberga mucha esperanza.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Αλλά σε ένα κόσμο τυλιγμένο και συσκευασμένο σε πλαστικό, δεν διατηρεί και πολλές ελπίδες..
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.И в этом мире, который завернут и упакован в пластик, он не таит надежды даже на это.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Но в свят, опакован с пластмаса, той няма голяма надежда това да се случи
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.ובעולם זה, העטוף וארוז בפלסטיק, אין הוא רואה תקווה רבה גם לכך.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.وفي عالمم معلب ملفوف بالأكياس البلاستيكية. وهو لا يأمل بالكثير بهذا الخصوص
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.彼はあまり希望も抱いていません ブライアンルーニーが
Ve tabii ki, tost makinemin plastik bir kutusunun olması lazımdı.A samozrejme, môj hriankovač musel mať plastový kryt.
Ve tabii ki, tost makinemin plastik bir kutusunun olması lazımdı.Căci, bineînţeles, prăjitorul meu trebuia să aibă o carcasă de plastic.
Ve tabii ki, tost makinemin plastik bir kutusunun olması lazımdı.Dan sudah pasti, pemanggang roti saya harus punya penutup plastik
Ve tabii ki, tost makinemin plastik bir kutusunun olması lazımdı.Dĩ nhiên, máy nướng bánh mì của tôi phải có một lớp vỏ nhựa chứ.
Ve tabii ki, tost makinemin plastik bir kutusunun olması lazımdı.Et bien sûr, mon grille pain devait avoir une enveloppe de plastique.
Ve tabii ki, tost makinemin plastik bir kutusunun olması lazımdı.Je jasné, že můj toaster musel mít plášť z plastu.
Ve tabii ki, tost makinemin plastik bir kutusunun olması lazımdı.물론, 제 토스터는 플라스틱 케이스로 덮여져야 했습니다.
Ve tabii ki, tost makinemin plastik bir kutusunun olması lazımdı.Luonnollisestikin leivänpaahtimessani tuli olla muovikuori.
Ve tabii ki, tost makinemin plastik bir kutusunun olması lazımdı.Natuurlijk had mijn broodrooster een plastic buitenkant.
Ve tabii ki, tost makinemin plastik bir kutusunun olması lazımdı.Ovviamente il tostapane deve avere l'involucro di plastica.
Ve tabii ki, tost makinemin plastik bir kutusunun olması lazımdı.Természetesen a kenyérpirítómnak műanyag burkolatúnak kellet lennie.
Ve tabii ki, tost makinemin plastik bir kutusunun olması lazımdı.Toster musiał mieć obudowę z plastiku.
Ve tabii ki, tost makinemin plastik bir kutusunun olması lazımdı.Und natürlich musste mein Toaster eine Plastikhülle bekommen.
Ve tabii ki, tost makinemin plastik bir kutusunun olması lazımdı.Y, claro, mi tostadora tenía que tener una cubierta de plástico.
Ve tabii ki, tost makinemin plastik bir kutusunun olması lazımdı.Адже, без сумніву, мій тостер мусив мати пластиковий корпус.
Ve tabii ki, tost makinemin plastik bir kutusunun olması lazımdı.И разбира се, тостера ми трябваше да има пластмасова кутия.
Ve tabii ki, tost makinemin plastik bir kutusunun olması lazımdı.Конечно же, мой тостер должен был иметь пластиковый корпус.
Ve tabii ki, tost makinemin plastik bir kutusunun olması lazımdı.וכמובן, היה צורך בקופסת פלסטיק שתכיל את המצנם שלי.
Ve tabii ki, tost makinemin plastik bir kutusunun olması lazımdı.وطبعاً يتوجب ان تغلف محمصة الخبز الكهربائية بغلاف بلاستيكي
Ve tabii ki, tost makinemin plastik bir kutusunun olması lazımdı.私のトースターにはプラスチックのケースが必要です プラスチックは安い電化製品の
Yani patolog bu plastik şişeye sadece bakıyor.A więc, patolog jak gdyby patrzył na tą butelkę.
Yani patolog bu plastik şişeye sadece bakıyor. Bu normal bir hücre. Bu kanserli bir hücre.È come se il patologo osservasse questa bottiglia: questa è una cellula normale, questa è cancerogena.
Yani patolog bu plastik şişeye sadece bakıyor.Deci, e ca şi cum acel patologist s-ar uita la acest recipient din plastic.
Yani patolog bu plastik şişeye sadece bakıyor.Dus, wat die patholoog doet is net als kijken naar deze plastic fles.
Yani patolog bu plastik şişeye sadece bakıyor.É como se o patologista estivesse a olhar para esta garrafa de plástico.
Yani patolog bu plastik şişeye sadece bakıyor.Entonces, es como si ese patólogo mirara esta botella de plástico.
Yani patolog bu plastik şişeye sadece bakıyor.병리학자의 진단 방식은 이 플라스틱 병을 바라보는 방식과 동일해요.
Yani patolog bu plastik şişeye sadece bakıyor.Le médecin est en fait juste en train de regarder cette bouteille de plastique.
Yani patolog bu plastik şişeye sadece bakıyor.Olyan mintha a patológus ezt a műanyag flaskát vizsgálná.
Yani patolog bu plastik şişeye sadece bakıyor.Wenn also ein Pathologe diese Plastikflasche anschauen würde.
Yani patolog bu plastik şişeye sadece bakıyor.Итак, патолог словно смотрит на пластиковую бутылку.
Yani patolog bu plastik şişeye sadece bakıyor.Този патолог е точно като да гледаш тази пластмасова бутилка.
Yani patolog bu plastik şişeye sadece bakıyor.אז, הפתולוגיה הזו היא בדיוק כמו להסתכל על הבקבוק הפלסטיק הזה.
Yani patolog bu plastik şişeye sadece bakıyor.إذن, فإن اخصائي علم الأمراض يبدو كما و أنه ينظر لعلبة بلاستيكية
Yani patolog bu plastik şişeye sadece bakıyor.これは正常な細胞でこちらががん細胞です
Yani, plastik poşet "parkmetre çalışmıyor." anlamına geliyor.Ich meine, Einkaufstüte ist gleich "Parkuhr außer Betrieb".
Yani, plastik poşet "parkmetre çalışmıyor." anlamına geliyor.Igelitová taška rovná se rozbitý parkovací automat.
Yani, plastik poşet "parkmetre çalışmıyor." anlamına geliyor.Ik bedoel: plastic zak betekent 'parkeermeter defect'.
Yani, plastik poşet "parkmetre çalışmıyor." anlamına geliyor.쇼핑백이 씌워진 주차미터는 고장났다는 뜻입니다.
Yani, plastik poşet "parkmetre çalışmıyor." anlamına geliyor.Mármint, hogy zacskó egyenlő azzal, hogy a parkolóóra nem működik.
Yani, plastik poşet "parkmetre çalışmıyor." anlamına geliyor.Par exemple, un sac en plastic veut dire "parc-mètre hors service".
Yani, plastik poşet "parkmetre çalışmıyor." anlamına geliyor.Quiero decir, bolsa plástica significa "parquímetro descompuesto".
Yani, plastik poşet "parkmetre çalışmıyor." anlamına geliyor.Sacos de compras significa "parquímetro avariado."
Yani, plastik poşet "parkmetre çalışmıyor." anlamına geliyor.Voglio dire, borsa di plastica significa "parchimetro fuori servizio."
Yani, plastik poşet "parkmetre çalışmıyor." anlamına geliyor.Vreau să spun, o plasă de cumpărături înseamnă "automatul pentru parcare defect".
Yani, plastik poşet "parkmetre çalışmıyor." anlamına geliyor.Ý tôi là, bao xốp cho biết "đồng hồ đậu xe bị hư"
Yani, plastik poşet "parkmetre çalışmıyor." anlamına geliyor.Εννοώ, οι πλαστικές σακκούλες σημαίνουν "Το παρκόμετρο είναι εκτός λειτουργίας".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod