Ve bunlar çelik, mika, plastik, bakır ve nikel idi.ואלה היו פלדה, הסיליקט מיקה, פלסטיק, נחושת וניקל.
Ve bunlar çelik, mika, plastik, bakır ve nikel idi.سوف ابدأ بالفولاذ .. البلاستيك .. النحاس النيكل و معدن الميكا
Ve bunlar çelik, mika, plastik, bakır ve nikel idi.プラスチック 銅 そしてニッケルです 鋼から始めましょう どうすれば鋼を作れるでしょうか?
Ve daha fazla plastik gördükçe, daha kötü şeyler ortaya çıktı.Im więcej go widziałam, tym więcej działo się złych rzeczy.
Ve daha fazla plastik gördükçe, daha kötü şeyler ortaya çıktı.이것을 보면 볼수록 더 많은 나쁜 일들이 생겨납니다.
Ve daha fazla plastik gördükçe, daha kötü şeyler ortaya çıktı.Plus je voyais ça, plus il y avait des choses mauvaises qui lui arrivaient.
Ve daha fazla plastik gördükçe, daha kötü şeyler ortaya çıktı.Și de câte ori l-am văzut tot mai multe lucruri rele s-au întâmplat din cauza lui.
Ve daha fazla plastik gördükçe, daha kötü şeyler ortaya çıktı.Y cuanto más lo veía, más cosas malas ocurrían.
Ve daha fazla plastik gördükçe, daha kötü şeyler ortaya çıktı.И чем больше её становилось, тем больше вреда она приносила.
Ve daha fazla plastik gördükçe, daha kötü şeyler ortaya çıktı.וככל שראיתי יותר מזה, כך קרו לזה יותר דברים רעים.
Ve daha fazla plastik gördükçe, daha kötü şeyler ortaya çıktı.وكلما رأيت ذلك الشيئ كلما حدثت له أشياء سيئة.
Ve daha fazla plastik gördükçe, daha kötü şeyler ortaya çıktı.より ひどいことが 起きます これを防ぐ方法があります
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Așa că a ieșit și a cumpărat o ramă de plastic în care să pună poza.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Así que fue y compró un marco de plástico para enmarcar la fotografía.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Então, ele saiu e foi comprar uma moldura de plástico, para colocar a fotografia.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Er ging also hinaus und kaufte einen Plastikrahmen, um das Foto hineinzustecken.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Hij kocht een plastic frame om de foto in te zetten.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Il est donc allé acheter un cadre en plastique mettre pour la photo.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.그래서 그는 사진을 넣을 플라스틱 액자를 사왔습니다.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Ông ta mua một cái khung hình và lồng tấm hình vào.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Šel je in kupil plastičen okvir, v katerega je vstavil fotografijo.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Tehát fogta magát, és vásárolt egy műanyag keretet, amibe beletette a fényképet.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Wyszedł więc i kupił plastikową ramkę na fotografię.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Οπότε πήγε και αγόρασε ένα πλαστικό κάδρο για να βάλει μέσα τη φωτογραφία.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Затова той купил пластмасова рамка, в която да сложи снимката.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.И он пошел и купил пластиковую рамку для фотографий.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.אז הוא יצא וקנה מסגרת פלסטיק ושם בה את התמונה.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.فخرج وإشتري إطار بلاستيك للصورة.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.写真に美しい字で「感謝をこめて
Ve günün birinde belki de katı plastik atık problemini ele alabiliriz.A možná jednoho dne budeme schopni se vypořádat s problémem tuhého plastového odpadu.
Ve günün birinde belki de katı plastik atık problemini ele alabiliriz.A možno jedného dňa budeme schopní celkom vyriešiť problém s pevným plastovým odpadom.
Ve günün birinde belki de katı plastik atık problemini ele alabiliriz.Być może któregoś dnia poradzimy sobie z problemem trwałych odpadów z plastiku.
Ve günün birinde belki de katı plastik atık problemini ele alabiliriz.Có lẽ một ngày nào đó, chúng tôi có thể giải quyết vấn đề chất thải nhựa rắn.
Ve günün birinde belki de katı plastik atık problemini ele alabiliriz.Dan mungkin suatu hari kita akan dapat mengatasi masalah limbah plastik.
Ve günün birinde belki de katı plastik atık problemini ele alabiliriz.E forse un giorno saremo in grado di affrontare il problema dei rifiuti solidi di plastica.
Ve günün birinde belki de katı plastik atık problemini ele alabiliriz.És egy napon talán képesek leszünk megoldani a szilárd műanyaghulladék problémáját is.
Ve günün birinde belki de katı plastik atık problemini ele alabiliriz.In mogoče bomo nekega dne lahko reševali problem trdnih plastičnih odpadkov.
Ve günün birinde belki de katı plastik atık problemini ele alabiliriz.그리고 아마도 언젠가는 고체 플라스틱 폐기물 문제를 해결할 수도 있을 겁니다.
Ve günün birinde belki de katı plastik atık problemini ele alabiliriz.Misschien zullen we ooit in staat zijn om het probleem van vast plasticafval aan te pakken.
Ve günün birinde belki de katı plastik atık problemini ele alabiliriz.Peut être qu'un jour nous serons en mesure de nous attaquer au problème des déchets plastiques solides.
Ve günün birinde belki de katı plastik atık problemini ele alabiliriz.Și poate într-o zi vom putea aborda problema deșeurilor plastice solide.
Ve günün birinde belki de katı plastik atık problemini ele alabiliriz.Und vielleicht werden wir dann eines Tages in der Lage sein, das Problem fester Kunststoffabfälle zu lösen.
Ve günün birinde belki de katı plastik atık problemini ele alabiliriz.Y tal vez un día seremos capaces de abordar el problema de los residuos sólidos de plástico.
Ve günün birinde belki de katı plastik atık problemini ele alabiliriz.Ίσως μια μέρα να είμαστε ικανοί να αντιμετωπίσουμε το πρόβλημα των στερεών πλαστικών απορρiμμάτων.
Ve günün birinde belki de katı plastik atık problemini ele alabiliriz.И, возможно, однажды мы сможем основательно взяться за проблему твёрдых пластиковых отходов.
Ve günün birinde belki de katı plastik atık problemini ele alabiliriz.ואולי יום אחד נוכל להתמודד עם הבעיה של פסולת פלסטית מוצקה.
Ve günün birinde belki de katı plastik atık problemini ele alabiliriz.وربما يوم ما سوف نكون قادرين على معالجة مشكلة النفايات البلاستيكية الصلبة.
Ve günün birinde belki de katı plastik atık problemini ele alabiliriz.プラスチック廃棄物そのものの 問題を解決できるでしょう この旅によって 私たちの微生物への見方は
Ve, işte size iki çok farklı fikirde olan grubun plastik sorununa ürettiği çözümler:A oto dwie grupy ludzi z bardzo różnymi pomysłami rozwiązania problemu tworzyw sztucznych.
Ve, işte size iki çok farklı fikirde olan grubun plastik sorununa ürettiği çözümler:Az emberek két csoportja roppant különböző megoldási ötletekkel rukkolt elő erre a problémára.
Ve, işte size iki çok farklı fikirde olan grubun plastik sorununa ürettiği çözümler:En hier zijn twee groepen mensen met zeer verschillende ideeën voor een oplossing voor het kunststof probleem.
Ve, işte size iki çok farklı fikirde olan grubun plastik sorununa ürettiği çözümler:Estes caras decidiram que o suficiente é suficiente.
Ve, işte size iki çok farklı fikirde olan grubun plastik sorununa ürettiği çözümler:Et, voilà deux groupes de personnes avec des idées très différentes pour résoudre le problème du plastique.
Ve, işte size iki çok farklı fikirde olan grubun plastik sorununa ürettiği çözümler:Hier sind zwei Gruppen mit sehr unterschiedlichen Ideen, das Problem zu lösen.
Ve, işte size iki çok farklı fikirde olan grubun plastik sorununa ürettiği çözümler:Și aici sunt două grupuri de oameni cu idei foarte diferite pentru soluții la problema plasticurilor.
Ve, işte size iki çok farklı fikirde olan grubun plastik sorununa ürettiği çözümler:Και ιδού οι δύο ομάδες ανθρώπων με πολύ διαφορετικές ιδέες λύσεων στο πρόβλημα των πλαστικών.
Ve, işte size iki çok farklı fikirde olan grubun plastik sorununa ürettiği çözümler:И есть две группы людей С очень разными идеями решения пластиковых проблем.
Ve, işte size iki çok farklı fikirde olan grubun plastik sorununa ürettiği çözümler:هنا مجموعتين من الناس مع أفكار مختلفة جداً لطريقة حل مشكلة البلاستيك.
Ve iyice yaklaştığınızda, aslında bir sürü plastik bardaktan oluştuğunu fark ediyorsunuz.E man mano che ti avvicini ti rendi conto che è fatta di un sacco di tazzine di plastica.
Ve iyice yaklaştığınızda, aslında bir sürü plastik bardaktan oluştuğunu fark ediyorsunuz.En als je helemaal dichtbij komt, realiseer je je dat het gemaakt is van heel veel plastic bekertjes.