Her şey plastik veya karton kutuda geliyordu.W opakowaniach z plastiku i tektury.
Her şey plastik veya karton kutuda geliyordu.Все в пластике, в бумаге.
Her şey plastik veya karton kutuda geliyordu.И всичко това - в пластмаса, в картон.
Her şey plastik veya karton kutuda geliyordu.הכל היה ארוז בפלסטיק, בקרטון.
Her şey plastik veya karton kutuda geliyordu.كل شئ يأتي مغلفاً بالبلاستيك .. معبأ في كراتين .
Her şey plastik veya karton kutuda geliyordu.必要な台所用品は箱を切るカッターだけ
- Hey! - Plastik şişe mi?- 야! - 병 놔두고 피트 병을...
Holde çiçeklerimiz dahi var, ve plastik de değiller-- onlar gerçek ve hergün binamdalar.Abbiamo anche fiori nel vestibolo e non sono di plastica -- sono veri e sono nel mio edificio tutti i giorni.
Holde çiçeklerimiz dahi var, ve plastik de değiller-- onlar gerçek ve hergün binamdalar.Avem chiar şi flori pe coridor şi nu sunt din plastic -- sunt adevărate şi sunt în fiecare zi în clădirea mea.
Holde çiçeklerimiz dahi var, ve plastik de değiller-- onlar gerçek ve hergün binamdalar.우리 센터에는 통로에 꽃도 있는데 가짜 아니고 진짜에요, 우리 건물에는 매일 진짜 꽃을 두죠.
Holde çiçeklerimiz dahi var, ve plastik de değiller-- onlar gerçek ve hergün binamdalar.Virágok is vannak az előtérben, és nem műanyag -- frissek, és minden nap ott vannak az épületemben.
Holde çiçeklerimiz dahi var, ve plastik de değiller-- onlar gerçek ve hergün binamdalar.We hebben zelfs bloemen in de hal. Ze zijn niet van plastiek. Het zijn echte bloemen.
Holde çiçeklerimiz dahi var, ve plastik de değiller-- onlar gerçek ve hergün binamdalar.В коридорах у нас есть цветы, и они даже не искусственные. Они живые и стоят они в здании каждый день.
Holde çiçeklerimiz dahi var, ve plastik de değiller-- onlar gerçek ve hergün binamdalar.Имаме дори цветя в коридора и те не са изкуствени, истински са и са в моя център всеки ден
Holde çiçeklerimiz dahi var, ve plastik de değiller-- onlar gerçek ve hergün binamdalar.حتى انه لدينا ازهار في المدخل وهي ليست بلاستيكية -- انها حقيقية وهي توضع هناك يوميا.
Holde çiçeklerimiz dahi var, ve plastik de değiller-- onlar gerçek ve hergün binamdalar.生花まで廊下にあるんですよ プラスティック製ではありません 本物の花で 毎日飾ってあるのです 結構色んなところでスピーチをしてきたので
Hollywood ve ani ve güçlü bir plastik üzerinden milyonlarca dolar yapmakに来てこのように見えるための手術 それは手術のポイントがかかります本当に続いた
İçindeki metali çıkartmak için plastik kaplı kabloları yakıyorlar.Pálí plast kabelů vyřazených počítaců, aby se dostali ke kovům uvnitř.
İçindeki metali çıkartmak için plastik kaplı kabloları yakıyorlar.Καίνε, τα επικαλυμμένα με πλαστικό, καλώδια από τους πεταμένους υπολογιστές, για να πάρουν το μέταλλο.
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca.Es ist dumm, Wasser auf Fidschi in Plastikflaschen zu füllen, und sie dann hierher zu verfrachten.
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca.Este stupid că punem apa în sticle de plastic în Fiji și le trimitem aici.
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca. (Gülüşmeler)Es estúpido que pongamos agua en botellas de plastico en Fiji y traerlas en barco aquí (risas)
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca.Het is achterlijk dat we water in plastic flesjes doen in Fiji en het hierheen verschepen.
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca.플라스틱 병에다가 피지에서 길어온 물을 넣는 것, 그리고 여기다가 배송해 오는 것 또한 어리석은 일이예요.
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca.To głupie że zamykamy w plastikowych butelkach wodę z Fiji i transportujemy do Stanów.
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca.Глупаво е да слагаме вода в пластмасови бутилки във Фуджи и да ги транспортираме с кораби до тук.
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca.Очень глупо, что нам нужно заливать воду в пластиковые бутылки на Фиджи и транспортировать их сюда.
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca.מטופש להכניס מים לבקבוקי פלסטיק בפיג'י ולהוביל אותם לכאן.
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca.من الغباء أن نضع المياه في قوارير بلاستيكية نعبئها في 'فيجي' ونرسلها الى هنا.
İçme suyunu Fiji'de plastik şişelere koyup buraya taşımamız aptalca.ここまで運んでくるのは愚かなことです (笑)
İki: Plastik bir kukla tarafından canlandırılan uzaylı.Due: l'alieno era interpretato da un pupazzo di gomma.
İki: Plastik bir kukla tarafından canlandırılan uzaylı.둘째, 외계인은 고무 꼭두각시 인형이었습니다.
İki: Plastik bir kukla tarafından canlandırılan uzaylı.Två: rymdvarelsen spelades av en gummidocka.
İki: Plastik bir kukla tarafından canlandırılan uzaylı.Twee: het buitenaardse wezen werd gespeeld door een rubberen pop.
İki: Plastik bir kukla tarafından canlandırılan uzaylı.Za druhé: mimozemšťana hrála gumová loutka.
İki: Plastik bir kukla tarafından canlandırılan uzaylı.Δεύτερον: μια λαστιχένια κούκλα έπαιζε τον εξωγήινο.
İki: Plastik bir kukla tarafından canlandırılan uzaylı.Вторая: в роли пришельца была резиновая кукла.
İki: Plastik bir kukla tarafından canlandırılan uzaylı.الثاني: المخلوقات الفضائية لعب دورها لصوص الالعاب
İki: Plastik bir kukla tarafından canlandırılan uzaylı.(笑)
İlk önce bir testereyle başlıyorlar ve sonra plastik iç kısmı inceltmeye başlıyorlar.Eerst doorzagen met een ijzerzaag, dan de plastic binnenkant er afhalen -- een beetje als chef-koks.
İlk önce bir testereyle başlıyorlar ve sonra plastik iç kısmı inceltmeye başlıyorlar.Először egy fűrésszel, azután elkezdik
İlk önce bir testereyle başlıyorlar ve sonra plastik iç kısmı inceltmeye başlıyorlar.먼저 쇠톱으로 부분 절단하고는 마치 주방장이 요리를 하듯 케이블 속을 깎아 내고,
İlk önce bir testereyle başlıyorlar ve sonra plastik iç kısmı inceltmeye başlıyorlar.Prima hanno cominciato con un seghetto, poi hanno spellato la plastica interna con un --
İlk önce bir testereyle başlıyorlar ve sonra plastik iç kısmı inceltmeye başlıyorlar.Začeli so ga obdelovati z žago, nato so nastrgali plastično notranjost z ... nekakšno spretnostjo kuharjev.
İlk önce bir testereyle başlıyorlar ve sonra plastik iç kısmı inceltmeye başlıyorlar.תחילה הם טיפלו בו עם מסור ולאחר מכן הם התחילו להפעיל עליו סוג של של הקצעה מתוך הפנים מהפלסטיק
İlk önce bir testereyle başlıyorlar ve sonra plastik iç kısmı inceltmeye başlıyorlar.في البداية يجلبونه مع منشار للمعادن، فيبدؤون بتقليمه من الداخل البلاستيكي بطريقة
İlk önce bir testereyle başlıyorlar ve sonra plastik iç kısmı inceltmeye başlıyorlar.プラスチック内部を削ぎ落します シェフのようです それが終わったら今度は
Insanlar aslında bir araştırma alanı var belki daha fazla plastik yapmaya çalışıyorum ve eğer edebiliyoruzIstnieje kierunek badań, który zajmuje się wykryciem, jak uczynić je bardziej plastycznymi.
Insanlar aslında bir araştırma alanı var belki daha fazla plastik yapmaya çalışıyorum ve eğer edebiliyoruz현재 이 세포들의 가소성을 높이려는 연구가 한창 진행중입니다
Insanlar aslında bir araştırma alanı var belki daha fazla plastik yapmaya çalışıyorum ve eğer edebiliyoruzזה שטח מחקרי מדעי שבו מנסים אולי לגרום ליתר פלסטיות, ולהיות מסוגלים
Insanlar aslında bir araştırma alanı var belki daha fazla plastik yapmaya çalışıyorum ve eğer edebiliyoruzهناك مجالاً للبحث فيها الناس في الواقع ربما تحاول أن تجعل منهم أكثر من البلاستيك، وإذا استطاعوا
Insanlar aslında bir araştırma alanı var belki daha fazla plastik yapmaya çalışıyorum ve eğer edebiliyoruz多分それらのより多くのプラスチックを作るしようとことができる場合 これらの体性幹細胞を取るし、それらを詳細に
İstasyon, istasyon. Sekiz, kablonun iki ucunu birbirinden ayırın ve plastik koruyucu kısmı çıkarın.Huit, écartez les deux fils et enlevez la gaine à chaque extrémité.
İşte bizim tarama örneklerimiz ve okyanusumuzun benzediği plastik çorba.Así se veía nuestra muestra de la sopa de plástico en la que se ha convertido nuestro oceano.
İşte bizim tarama örneklerimiz ve okyanusumuzun benzediği plastik çorba.Det här fick vi upp när vi trålade i den plastsoppa våra hav utvecklats till.
İşte bizim tarama örneklerimiz ve okyanusumuzun benzediği plastik çorba.Ezt a mintát találjuk egy vonóhálóban a műanyag levesből, amivé az óceánunk vált.
İşte bizim tarama örneklerimiz ve okyanusumuzun benzediği plastik çorba.Iată o mostră din supa de plastic în care s-a transformat oceanul nostru.
İşte bizim tarama örneklerimiz ve okyanusumuzun benzediği plastik çorba.Il nostro oceano è diventato simile a questo campione di "zuppa di plastica"
İşte bizim tarama örneklerimiz ve okyanusumuzun benzediği plastik çorba.Ini sampel dari hasil jaringan kita, lautan kita sudah menjadi seperti sup plastik.
İşte bizim tarama örneklerimiz ve okyanusumuzun benzediği plastik çorba.이것이 플라스틱으로 가득찬 우리의 바다를 보여주는 수집된 샘플입니다.