Ana içeriğe geç
Sözlük

plastik ile cümle

plastik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bunun plastik olduğunu biliyordum ama ahşap gibi tadı vardı.I knew it was plastic but it tasted like wood.
Günümüzde birçok ayakkabı plastikten yapılmaktadır.Many shoes nowadays are made of plastics.
Kimya bize plastik maddeler verdi.Chemistry gave us plastics.
Bir plastik bardak gerçek camdan yapılmış olanından daha iyidir.A plastic glass is better than one made of real glass.
Plastik kolayca kırılmaz.Plastic does not break easily.
Bir plastik tabak ocakta erir.A plastic dish will melt on the stove.
Plastik birçok geleneksel malzemenin yerini almaktadır.Plastics have taken the place of many conventional materials.
Bunlar için bir plastik torba alabilir miyim?Could I have a plastic bag for those?
Tabak plastikten yapılmıştır.The plate is made of plastic.
Bu kutular plastikten yapılmıştır.These boxes are made of plastic.
Bu, plastikten yapılmış bir resim çerçevesi.This is a picture frame made of plastic.
Bu sandalye plastikten yapılmıştır.This chair is made of plastic.
Bu sandalye plastikten yapılmış.This chair is made of plastic.
Bu plastik, yangından zarar görmez.This plastic is not damaged by fire.
Bu plastik çöp torbası tehlikeli kimyasallar içermez.This plastic garbage bag is free of hazardous chemicals.
Piknik tabaklarımız plastikten yapılmıştır.Our picnic plates are made of plastic.
Şarabı plastik bir torbaya koydum ve buzlu suya batırdım.I poured the wine in a plastic bag and then dipped it in ice water.
Kız şeylerle tam doldurulmuş bir plastik çanta taşıyordu.The girl was carrying a plastic bag stuffed full of things.
Plastik bir su bardağım var.I have a plastic tumbler.
Çiçeklerin hiçbiri plastik değildir.None of the flowers are plastic.
O plastik.That is plastic.
Plastik sandalye ucuz.The plastic chair is cheap.
Bu sandalye plastik.This chair is plastic.
Kağıt bardakları plastik olanlara tercih ederim.I prefer paper cups to plastic ones.
Plastik cerrah yüz germeyi eline yüzüne bulaştırdı ve milyonlarcası için dava açıldı.The plastic surgeon botched the facelift and was sued for millions.
Bu kutular plastikten yapılmaktadır.These boxes are made out of plastic.
Tüm kişisel eşyalarımı plastik bir torbaya koydum.I put all my belongings in a plastic bag.
Plastik bir torba mı yoksa kağıt bir torba mı istiyorsunuz?Would you like a plastic bag or a paper bag?
Çiçeklerden hiçbiri plastikten yapılmamış.None of the flowers are made of plastic.
İdrar örneğimi küçük plastik bir bardakta topladım ve onu hemşireye verdim.I collected my urine sample in a small, plastic cup and gave it to the nurse.
Plastik bir bardağım var.I've got a plastic cup.
Shizuoka'da birçok plastik model üreticisi vardır.There are many plastic model manufacturers in Shizuoka.
Tom plastikten yapılmış bir ukulele istemiyor.Tom doesn't want a ukulele made of plastic.
Bir plastik bardak, gerçek camdan yapılmış olandan daha iyidir.A plastic cup is better than one made of real glass.
Plastik kutular daha uzun dayanırlar.Plastic boxes last longer.
Tom bir plastik cerrahTom is a plastic surgeon.
Masanın üstünde duran sepetteki meyveyi yeme. Plastik.Don't eat the fruit in the bowl on the table. It's plastic.
Kağıt, cam ve plastik geri dönüştürülebilir malzemelerdir.Paper, glass and plastic are recyclable materials.
Plastik torba bir numaralı halk düşmanı haline gelmiştir.The plastic bag has become public enemy number one.
Plastik her yıl sayısız deniz kuşlarını ve deniz kaplumbağalarını öldürür.Plastic kills countless seabirds and sea turtles each year.
Tom'un şirketi plastik ticareti yapıyor.Tom's company deals in plastic.
Tom'un şirketi plastikle ilgileniyor.Tom's company deals in plastic.
Mataralar cam veya plastikten mi yapılmış?Are the flasks made of glass or plastic?
John yanak plastik cerrahi geçirecek.John will undergo a cheek plastic surgery.
Bu plastik sandalye çok ucuz.This plastic chair is very cheap.
Tom bana plastik bir torba içinde çok sayıda kurabiye verdi.Tom gave me a dozen cookies in a plastic bag.
Tom bir plastik kupaya şarap koydu ve Mary'ye uzattı.Tom poured wine into a plastic cup and handed it to Mary.
Tom vidaları küçük bir plastik torbaya koydu.Tom put the screws in a small plastic bag.
Küresel olarak, yaklaşık 26 milyon ton plastik her yıl okyanusa girer.Globally, around 26 million tons of plastic ends up in the ocean every year.
Mary berbat plastik cerrahi sonrası kötü bir şekilde yara iziyle bırakıldı.Mary was left badly scarred after botched plastic surgery.
Mary plastik bir kürek kullanarak kovasını kumla doldurdu.Mary filled her bucket with sand using a plastic shovel.
Plastik cerrahiden önce bile, Mary çirkin değildi.Even before the plastic surgery, Mary wasn't unattractive.
Tom ve arkadaşı plastik kılıçlarla düello ediyorlardı.Tom and his friend were duelling with plastic swords.
Bu plastik sincap Çin'de üretildi.This plastic squirrel was made in China.
Plastik torbaları nadiren kullanırım.I rarely use plastic bags.
Benim plastik şişem kırık.My plastic bottle broke.
Kaçak bir mahkum olan Tom, plastik cerrahi yoluyla görünümünü değiştirmeye çalıştı.Tom, an escaped convict, tried to alter his appearance through plastic surgery.
Tom plastik bir torba ile Mary'yi boğdu.Tom suffocated Mary with a plastic bag.
Bu plastik sandalye ucuz.This plastic chair is cheap.
Plastik torbalar çevre için zararlıdır.Plastic bags are bad for the environment.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod