plan ile cümle
plan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bütün planlarımız bozuldu.All our plans went wrong.
Bizim planımıza çoğunluk tarafından karşı çıkıldı.Our plan was objected to by the majority.
Biz o planı uyguladık.We carried out that plan.
Pikniğe gitme planından vazgeçtik.We abandoned the plan to go on a picnic.
Kagoşima'yı hiç ziyaret etmedim ama bu yaz planlıyorum.I've never visited Kagoshima, but I intend to this summer.
Aslında, o planlar hakkında bir şey bilmiyordum.Actually, I didn't know anything about those plans.
Planlar yapmak genellikle gerçekleştirmekten daha kolaydır.It is often easier to make plans than to carry them out.
Resmin arka planındaki o adam kimdir?Who is that man in the background of the picture?
Patronumun planımı kabul edeceğini umuyorum.I hope my boss agrees to my plan.
Oturanların yarısından fazlası plana karşı çıkıyor.More than half the residents are opposed to the plan.
Amcamın evinde kalmayı planlıyorum.I'm planning to stay at my uncle's place.
Ayrılmadan önce belirli bir planının olmasını istiyorum.I want you to have a definite plan before you leave.
Mevcut olanların hepsi plana karşıydı.Those present were all against the plan.
Kızlar planımıza itiraz ettiler.The girls objected to our plan.
Küçük bir planlama ile, sanırım şirketimizi zirveye götürebiliriz.With a little planning, I think we can take our company to the top.
Ben yeni planın ayrıntıları ile kendimi tanıtmam gerekiyor.I must acquaint myself with the details of the new plan.
Yeni bir şehir hastanesi inşa etmek için planlar sürüyor.Plans are under way to build a new city hospital.
Yeni bir ticaret bölgesi için planlar henüz çalışma aşamasında.Plans for a new trade zone are still on the drawing board.
Yeni plan iyi çalıştı.The new plan worked well.
Şirket yeni ürünü 1.000 dolara satmayı planlıyor.The company plans to sell the new product for $1,000.
Öğretmen onun planını onayladı.The teacher approved his plan.
Uzmanlardan oluşan bir kurul planı tartıştı.A panel of experts discussed the plan.
Bir bütün olarak, plan iyi gibi görünüyor.As a whole, the plan seems to be good.
Büyükbabam önümüzdeki yıl emekli olmayı planlıyor.My grandfather is planning to retire the year after next.
Araştırmacılar, bir suikast planını ortaya çıkardılar.Investigators uncovered an assassination plot.
Başkalarının söyleyeceği ne olursa olsun, planı uygulamaya koymaya kararlıyım.I am determined to put the plan into practice no matter what others may say.
Üniversitede hangi alanda uzmanlaşmayı planlıyorsun?What do you plan to major in in college?
Bakan bina planlarını onayladı.The minister approved the building plans.
Komitenin çoğunluğu plana karşı idi.The majority of the committee were against the plan.
Başkan planın lehinde miydi?Was the president in favor of the plan?
Başkan yeni bir plan önerdi.The President offered a new plan.
Birisi fark edene kadar planı gizli tutmak zorundasın.You must keep the plan secret until someone notices it.
Planıma kim karşı çıkarsa çıksın, onu uygulayacağım.Whoever opposes my plan, I will carry it out.
Yeni plana karşı çıkan başkaları var mı?Does anyone oppose the new plan?
Hiç kimse plan hakkında bir şey bilmiyor.Nobody knows about the plan.
Kahvaltı ederken, biz gün için bir plan yaptık.While having breakfast, we made a plan for the day.
Ona tırmanma planımızdan vazgeçelim.Let's give up our plan to climb it.
Cumartesi günü için herhangi bir planın var mı?Do you have any plans for Saturday?
Ben plandaki ani değişikliğe oldukça üzülmüştüm.I was quite upset at the sudden change in the plan.
Ani bir plan değişikliği vardı.There was a sudden change of plan.
Onun için planı uygulamak kolay.It is easy for him to carry out the plan.
Onun hangi planı deneyeceğini bilmiyorum.I don't know what plan he will try.
O kabul etse de etmese de planlarımızı değiştirmeyeceğiz.Whether he agrees or not, we won't change our plans.
Onun planımızı kabul edip etmeyeceğini bilmiyorum.I don't know whether he will agree to our plan or not.
Gelecek yıl yurt dışına gitmek için bir planı var.He has a plan to go abroad next year.
Ona göre, plan mükemmelden uzak.In his opinion, the plan is far from perfect.
Tatil sırasında onun nereye gitmeyi planladığını ona soracağım.I'll ask him where he is planning to go during the vacation.
Onun planı uygulamaya konulmuştur.His plan was put into action.
Onun planı bir sürü para gerektirmektedir.His plan will call for a lot of money.
Onun planının hem erdemleri hem de yükümlülükleri vardır.His plan has both virtues and liabilities.
Onun planına katılıyorum.I agree with his plan.
Onun planını kabul etmekten başka seçenek yoktur.There is no choice but to agree to his plan.
Onun planı o nehir üzerinde bir köprü inşa etmektir.His plan is to build a bridge over that river.
Onun planı pazartesi günü başlamaktı.His plan was to start on Monday.
Onun planları bazı beğenilmemelere rağmen kabul edildi.His plans were regarded with some disfavor.
O, planları ile hiçbir yere varamaz.He will get nowhere with his plans.
Onun planlarından bir şey çıkmaz.Nothing will come of his plans.
Onun planı hâlâ karara bağlanmadı.His plan is still in the air.
Ben onun planında büyük bir tehlike görüyorum.I see a great danger in his plan.
Onun planı sonunda bozuldu.His scheme went wrong in the end.