Onu kiminle yapmayı planlıyorsun?Who do you plan to do that with?
Lütfen neden onu yapmayı planladığını bana anlat.Please tell me why you plan to do that.
Tom hala onu yapmayı planlıyor olduğunu söylüyor.Tom says he's still planning to do that.
Leyla'nın planı özür dilemekti.Layla's plan was to apologize.
Planları görmek istemiyor musun?Don't you want to see the plans?
Tom bunu yapmayı planlamadığını söylüyor.Tom says he isn't planning to do that.
Tom'a ne yapmayı planladığını söyle.Tell Tom what you were planning to do.
Yapmayı planladığım o değil.That's not what I was planning to do.
Tom onu yapmayı planlamadığını söylüyor.Tom says he doesn't plan to do that.
Yaz için planlar yapıyor musunuz?Are you making plans for the summer?
Sen ve Tom onu yapmayı planlıyor musunuz?Are you and Tom planning to do that?
Bu planın ne kadar gülünç olduğunu farkında mısın?Do you realize how ridiculous that plan is?
Boston'da kimi ziyaret etmeyi planlıyorsun?Who do you plan to visit in Boston?
Tom'un ne yapmayı planladığını düşünüyorsun?What do you think Tom plans to do?
Tom onu nasıl ödemeyi planlıyor?How does Tom plan to pay for that?
Gerçekten onu yapmayı planlıyor musun?Are you really planning to do that?
Başka kim davet etmeyi planlıyorsun?Who else do you plan to invite?
Tom, Mary’nin kiminle Boston’a gitmeyi planladığını bilmiyordu.Tom didn't know who Mary was planning to go to Boston with.
Siz ve Tom hâlâ bunu yapmayı planlıyor musunuz?Are you and Tom still planning to do that?
Tom hâlâ bunu yapmayı planlıyor mu?Is Tom still planning to do that?
Tom'un bunu yapmayı planladığını düşünüyor musun?Do you think Tom is planning to do that?
Tom'a bunu yapmayı planlamadığınızı söylemelisin.You ought to tell Tom that you aren't planning to do that.
Tom bunu gelecek yaz Boston'da yapmayı planladığını söyledi.Tom said he was planning to do that in Boston next summer.
Umarım bunu yapmayı planlamıyorsun.I hope that you aren't planning to do that.
Tom'a bunu yapmayı planladığını söylemelisin.You ought to tell Tom that you're planning to do that.
Sen hâlâ onu yapmayı planlamıyor musun?Aren't you still planning to do that?
Bunu bir daha yapmayı planlıyorum.I don't plan to ever do that again.
Bunu tek başıma yapmayı planlamıyorum.I don't plan to do that by myself.
Bence bu mükemmel bir plan.I think that's an excellent plan.
Onu yapmayı hiç planlamıyorum.I don't plan to ever do that.
Bugün onu yapmayı planlamıyorum.I don't plan to do that today.
Onu burada yapmayı planlamıyorum.I don't plan to do that here.
Tom, Mary'nin onu yapmayı planlamadığını biliyordu.Tom knew Mary didn't plan on doing that.
Leyla'nın aklında başka bir ödeme planı vardı.Layla had another payment plan in mind.
Hâlâ Boston'a dönmeyi planlamıyor musun?Aren't you still planning on going back to Boston?
Tom'un bunu yapmayı planladığını söylediğini hatırlıyor musun?Do you remember when Tom said he was planning to do that?
Hâlâ işinden ayrılmayı planlamıyor musun?Aren't you still planning to quit your job?
Sen planına sadık kalacak mısın?Are you going to stick to your plan?
Planına sadık kalacak mısın?Are you going to stick to your plan?
Hâlâ Mary ile evlenmeyi planlamıyor musun?Aren't you still planning to marry Tom?
Tom'un onu yapmayı ne zaman planladığını biliyor musun?Do you know when Tom plans to do that?
Tom'un onu yapmayı planlayıp planlamadığını biliyor musun?Do you know if Tom plans to do that?
Tom'la konuşmayı planlamıyor musun?Aren't you planning to talk to Tom?
Sami erkek kardeşini çağırdı ve bir soygun planladılar.Sami called his brother and they planned a robbery.
Tom onu yapmayı planladığını sana söyledi mi?Did Tom say he planned to do that?
Oy vermeyi planlamıyor musun?Aren't you planning on voting?
Oylamayı planlamıyor musun?Aren't you planning on voting?
Tom'a yardım etmeyi planlamıyor musun?Aren't you planning to help Tom?
Kalmayı planlamıyor musun?Aren't you planning to stay?
Leyla'nın cesur planı işe yaradı.Layla's daring plan worked.
Onu ne zaman yapmayı planladığını bilmek istiyorum.I'd like to know what time you plan to do that.
Bunu yapmayı planlamanın tarzın tehlikeli.The way you're planning to do that is dangerous.
Bunu bir daha yapmayı planlarsan bana bildir.If you ever plan to do that again, let me know.
Planladığın şey tehlikeli.What you're planning to do is dangerous.
Tom ve Mary bu öğleden sonra beraber yüzmeyi planlıyorlar.Tom and Mary are planning to go swimming together this afternoon.
Sanırım Tom onu yapmayı planladığını bilmek istiyor.I think Tom would like to know that you're planning to do that.
Tom onu yapmayı planladı.Tom planned to do that.
Tom nereye gitmeyi planlıyor?Where does Tom plan to go?
Tom hâlâ onu yapmayı planlıyor.Tom still plans to do that.
Ben hâlâ onu bir gün yapmayı planlıyorum.I still plan to do that someday.