Ana içeriğe geç
Sözlük

plan ile cümle

plan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bugün için planlanmış başka bir şeyim yok.I have nothing else scheduled for today.
Bütün toplum bu planın arkasında.The whole community is behind this plan.
Tom ve Mary hava düzelirse yarın yürüyüşe gitmeyi planlıyor.Tom and Mary plan to go hiking tomorrow if the weather improves.
Ne kadar kalmayı planlıyorsun?How long are you planning to stay?
Yeni plan hakkında seninle aynı düşüncede değilim.I can't agree with you with regard to the new plan.
Tom'un yarın burada olmayı planladığını bilmekten hoşlanabileceğini düşündüm.I thought you might like to know that Tom is planning to be here tomorrow.
Tom seninle Boston'a gitmeyi planlamadığını sana söylememi istedi.Tom asked me to tell you he didn't plan on going to Boston with you.
Tom Noelden sonraki gün Boston'a gitmeyi planlıyordu.Tom was planning to go to Boston the day after Christmas.
Tom yapmayı planladığınız şeyi yapmanızı engelleyecektir.Tom won't stop you from doing what you plan to do.
Tom yarın akşam bizimle poker oynamayı planlıyor.Tom plans to play poker with us tomorrow evening.
Gelecek yıl Boston'a geri taşınmayı planlıyorum.I'm planning to move back to Boston next year.
Yarın akşam nerede olmayı planladığını biliyorum.I know where you plan to be tomorrow evening.
Planımı açıklamak için bir fırsat istiyorum.I'd like an opportunity to explain my plan.
Tom yardım etmeyi planlamıyordu ama Mary planlıyordu.Tom wasn't planning to help, but Mary was.
Artık Tom hakkında endişelenmeyi planlamıyorum.I don't plan to worry about Tom anymore.
Lütfen bana onu yapmayı nasıl planladığını söyle.Please tell me how you plan to do that.
Bugün ne yapmayı planlıyordun?What were you planning on doing today?
Biz evimizi yıkmayı planlıyoruz.We're planning to tear down our house.
Tom gitmeyi planlamıyor ama Mary planlıyor.Tom isn't planning to go, but Mary is.
Bunun planın bir parçası olmadığından eminim.I'm sure that wasn't part of the plan.
Bir acil durum planı üzerinde çalışıyoruz.We're working on a contingency plan.
Başka bir plan düşünmeye çalışıyorum.I'm trying to think of another plan.
Boston'a geri taşınmayı planlıyorum.I'm planning to move back to Boston.
Bir gezi planladığını anlıyorum.I understand you're planning a trip.
Daha iyi bir plan düşünmeye çalışıyorum.I'm trying to think of better plan.
Bu gece hepimizin planları olduğunu düşündüm.I thought we all had plans tonight.
Ne olduğunu Tom'a söylemeyi planlıyorum.I plan to tell Tom what happened.
Bahse giriyorum o Tom'un planıydı.I'm betting that was Tom's plan.
Planını onaylayacağım.I'm going to approve your plan.
Planı tekrar düşündün mü?Have you reconsidered the plan?
Tom'un ne yapmayı planladığını merak ediyorum.I wonder what Tom plans to do.
Tom'un ne planladığını merak ediyorum.I wonder what Tom is planning.
Plan buydu, değil mi?That was the plan, wasn't it?
Bir planın olduğunu varsayıyorum.I'm assuming you have a plan.
Planın ne olduğunu Tom'a söyledim.I told Tom what the plan was.
Ben Tom'a senin hakkında anlatmayı planlarım.I plan to tell Tom about you.
Ben basitçe ileriyi planlıyorum.I'm simply planning ahead.
Herhangi bir şey planlamıyorum.I'm not planning anything.
Tom plandan hoşlanmadı.Tom didn't like the plan.
Tom planı sevmedi.Tom didn't like the plan.
Ben herhangi bir plan yapmıyorum.I'm not making any plans.
Sadece önceden plan yapıyorum.I'm just planning ahead.
Ben onu planlamıyordum.I wasn't planning on it.
Sana planlarım olduğunu söyledim.I told you I have plans.
Planların olduğunu sandım.I thought you had plans.
Her zaman bir planın var.You always have a plan.
Herhangi bir planın var mı?Do you have any plans?
Ne planlıyorsun?What're you planning?
Ne planlıyorsunuz?What're you planning?
O, plan değildi.That wasn't the plan.
Tom'un başka planları vardı.Tom had other plans.
Plan neydi?What was the plan?
O plandı.That was the plan.
Onların bir planı var.They have a plan.
Onlar bu düzenlemelerin çoğunu kaldırmayı planlıyorlar.They plan to do away with most of these regulations.
Öyleyse siz de bu kursu takip etmeyi planlıyorsunuz.So you're planning to follow this course as well!
Daha sonra bir şey içmek için bize katılmayı planlıyor musunuz?Do you plan to join us for a drink afterwards?
Yapmayı planladığım şey Fransızca çalışmak.The thing I'm planning to do is study French.
Bu uygulamak için bir plan.It's a plan to implement.
Şu anda gelecekteki çalışmamızı planlıyoruz.At the moment we are planning our future work.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod