Ana içeriğe geç
Sözlük

planı ile cümle

planı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1984'te hükûmet, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Forest 2000 planını yayınladı.I 1984 offentliggjorde regeringen en Skovplan 2000, som land- og skovbrugsministeriet havde skabt.
Kate ve Sawyer, sinyali üçgenleme planının 2. noktasında dururken Sayid üçüncü noktaya doğru gider.Kate og Sawyer står ved det andet trianguleringspunkt, mens Sayid går til det tredje.
Bulgarca, Стара Планина (Stara Planina) adına sahiptir.På bulgarsk hedder kæden Stara Planina ("Det Gamle Bjerg".)
Bu, Bagration planının birincil amacıydı.Det var det primære formål med Operation Bagration.
Dragoon planının sunmuş olduğu faydalardan biri, Marsilya Limanı'nın ele geçmesiydi.En planlagt fordel ved Dragoon var erobringen af den vigtige havn i Marseille.
1905 yılının sonunda ünlü Schlieffen Planı'nı hazırladı.1905 fremlagde han den efter ham opkaldte Schlieffen-plan.
1880'da ise yeni düzenleme planı onaylanmıştır.I begyndelsen af 1880 blev bygningsplanen godkendt.
Yerel Taliban liderleriyse bu planın tersini iddia etti ve gelen kuvvetlere karşı direniş yemini etti.Lokale Talibanledere var imod disse planer og kaldte til modstand.
Dyle Planı olarak bilinen bu strateji, Belçika savunma planları ve İngiliz amaçlarıyla da donatıldı.Denne strategi passede sammen med de belgiske forsvarsplaner og de britiske mål og blev til Dyle Planen.
Ayrıca şehrin bir de kanalizasyon plânını yaptırdı.Desuden har byen fået et skiskydningsanlæg.
25,000 Yahudi evi inşa etme planı gelişme aşamasındadır.Det skønnes at der er opført over 25.000 Jeppesen-huse.
Rommel’in planı şöyledir.Det var Rommels plan, at den 90.
Ancak Mora kentleri planı geri çevirdiler.Kommunen fastholdt dog planerne.
Kentin planını Amerikalı Walter Burley Griffin yapmıştır.Den centrale bydel blev oprindeligt tegnet af den amerikanske arkitekt Walter Burley Griffin.
Planı o akşam gerçekleştirmeye karar verirler.Så de besluttede sig for at mødes om aftenen samme dag og færdiggøre den.
Kilisenin planı Yunan haçı biçimindedir.Storkirkens grundplan er formet som et græsk kors.
ABD bu planı protesto ederek 1812 Savaşı'na dahil olmuştur."Terror" tjenestegjorde i 1812-krigen mod USA.
Büyücüler Kraliçesi planının gerçekleşmesinden çok memnundur.Kongen blev dybt oprørt over dronningens død.
Ancak planı altüst olur ve İtalya'ya uçar.Han klarer dette og flyver mod Florida.
"Çanakkale köprüsü ilk kez imar planına girdi"."Første spadestik til længe ventet bro".
Saldırı planı çok gizli yapıldı.Invasionsplanen var yderst mangelfuld.
İsrail savaş sonunda 1947'de taksim planı ile elde ettiği %56’lık Filistin toprağını % 78’e çıkardı.Krigen endte med, at Israel annekterede yderligere 26% af det palæstinensiske mandatområde fra 1922.
Thinkfree Office, gelecekte destekleme planı yapmaktadır.Bispebjerg, for at have hånd i hanke med fremtidig planlægning.
Gün ışıdığında Alman kaçış planı çözülmeye başladı.Ved solnedgang var den britiske fremrykning blevet stoppet.
ISC, DLV kaydını iptal etme planını açıkladı.Lucifer beslutter sig for at aflyse aflysningen af afslutningsmiddagen.
Bir gün, Hades Kralı Lucifer, Dünya'yı istila etmeye çalıştı ancak planı başarısız oldu.Lucifer, kongen av Hades, prøvde å invadere jorden, men hans plan mislyktes.
Master planı onaylanmıştır.Masterplanen er godkjent.
Bu bölge, Londra Planı'nda Büyük Londra'nın 35 büyük merkezinden biri olarak yer almaktadır.Området er identifisert i London-planen som et av 35 betydningsfull sentere i London.
1880'da ise yeni düzenleme planı onaylanmıştır.I begynnelsen av 1880 ble byggingsplanen godkjent.
Yerel Taliban liderleriyse bu planın tersini iddia etti ve gelen kuvvetlere karşı direniş yemini etti.Lokale Talibanledere var imot disse planene og kalte til motstand.
Aynı ay içinde Marshall Planı açıklandı.Samme dag ble Rogers-planen offentliggjort.
Planın üçüncü evresi ise, derin hedefli taarruzlardı.En tredje eksplisitt målsetning var høy ytelse.
ABD Kongresi Marshall Planını 11 Eylül 1947 de onaylamıştır.Marshallplanen ble vedtatt av den amerikanske Kongressen 3. april 1948.
Adını, planı ortaya atan BM eski genel sekreteri Kofi Annan'dan alır.Planen ble oppkalt etter FNs daværende generalsekretær Kofi Annan.
Uzaylıların 9 Numaralı Planı, Ed Wood'un 1959 yapımı bilim kurgu türündeki uzun metraj filmi.Spill av media Plan 9 from Outer Space er en science-fiction-film fra 1959, regissert av Ed Wood.
Planı o akşam gerçekleştirmeye karar verirler.De bestemte seg for å utføre denne plan.
Büyücüler Kraliçesi planının gerçekleşmesinden çok memnundur.Kongen ble dypt opprørt over sin dronnings død.
Mahallenin planı, Paris'teki Charles de Gaulle Meydanı'na benzemektedir.Hans gruppe i stein av Rettferdigheten står ved Hôtel de Ville i Paris.
Bu durum, Yusuf'un, planından cayıp gerçek kimliğini açıklamasına sebep olmuştur.Det fikk Josef til å angre seg og avsløre sin egentlige identitet.
“ODTÜ Stratejik Planı 2005 - 2010” çalışmalarını yürütme sorumluluğunu aldı.Han ledet prosjektgruppen for «Langtidsprogrammet 2002-2005».
Komplocular hızlıca darbe planını devreye soktu.Det har vært protester mot den hurtige tidsplan.
Theodore Ts'o (ext3 geliştiricisi) ext4'ün gelişim planını 28 Haziran 2006 tarihinde duyurdu.Den 28. juni 2006 kunngjorde Theodore Ts'o en plan om å utvikle ext4, ved å opprette en fork av ext3.
Ürünler proje yönetim planına göre gerçekleştirilmiş proseslerin çıktıları olarak oluşurlar.Jordbruk i samsvar med driftsplan godkjent av forvaltningsmyndigheten.
Michigan Üniversitesi'nden mezun olan Kasdan'ın planı İngilizce öğretmeni olmaktı.Harboes utdanning og akademiske studier hadde vært tyske.
Bu taarruz planı, cephe boyunca genel bir taarruzu değil, dar bir cepheden taarruz edilmesini öngörmektedir.I et slikt system ville imidlertid prisene ikke bli bestemt av markedet, men av et sentralt planbyrå.
Eğer bu planı gerçekleştirirsem bir düzine kadar tuval olacak.Jika aku menjalankan rencana ini, akan terdapat lusinan.
Anafilaksi riski altında olanların bir "alerji eylem planı" hazırlamaları önerilmektedir.Seseorang yang memiliki risiko anafilaksis disarankan agar memiliki "rencana aksi alergi".
Nazi bürokratlar, Yahudileri Sibirya’ya gönderme plânı da yaptılar.Para birokrat Nazi juga mengembangkan rencana untuk mendeportasi orang-orang Yahudi Eropa ke Siberia.
Hitler'in stratejik planı aşırı derecede hırslıydı.Rencana Hitler untuk Prora lebih ambisius.
Ancak Sarp ve yancısı evin kahyası Şükrü ile her türlü planı yapmaktadır.Oleh karena itu setiap manusia wajib berterima kasih, berbhakti dan selalu sujud kepada Tuhan Yang Maha Esa.
Stüdyolar, Faşist dönemde İtalyan film endüstrisini canlandırmak için bir planın parçası olarak inşa edildi.Studio tersebut dibangun pada era Fasis sebagai bagian dari skema kebangkitan industri film Italia.
Jeptha Howe Holmes'in bu planını çok zekice bulur.Jeptha Howe, bagaimanapun, menemukan bahwa skema Holmes brilian.
Britanyalılar, azaltılmış ölçekli Satürn Yardım Planı'nı önerdiler.Inggris yang mengusulkan mengurangi Rencana Bantuan Saturnus.
Napolyon bu planı ertelemek zorunda kalacaktır.Sayang, rencana ini harus ditunda.
Sulawesi'de yaşamış olan Elephas celebensis türünün Elephas planifrons türünden geldiği düşünülmektedir.Elephas celebensis di Sulawesi diyakini merupakan hasil dwarfisme dari Elephas planifrons.
ABD'nin Marshall Planı da çok yardımcı oldu.Bantuan Amerika tersebut bukan bagian dari Marshall Plan.
Birbirlerinden gizli olarak birbirlerini öldürme planı yaparlar.Keduanya saling berusaha membunuh satu sama lain.
Bununla birlikte uçuş planı olan bir uçağın booking out yapması gerekli değildir.Meskipun begitu, mencakup terowongan untuk pesawat yang belum memiliki izin.
Ancak sonradan box set planı iptal edildi ve yerine Remixed & Revisited yayımlandı.Kolaborasi ini kemudian dirilis di EP Remixed & Revisited.
Wang, ilk başta bu fikre karşı çıksa da onların planını kabul etti.Pada awalnya Wang menentang rencana ini, namun akhirnya ia menyetujuinya.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod