Piyano teknisyeni piyanoyu onardı.The piano technician repaired the piano.
Piyanoyu taşımak kaç kişi gerektirdi?How many people did it take to move the piano?
Tom, piyanoyu taşımasına yardım etmek için birine para verdi.Tom paid someone to help him move the piano.
Bir piyanoyu nasıl ayarlayacağını biliyor musun?Do you know how to tune a piano?
Piyanoyu tek başıma taşımaya çalıştım.I tried to move the piano by myself.
Tom piyanoyu tanıdığım herkesten daha iyi çalabilir.Tom is able to play the piano better than anyone else I know.
Tom'un piyanoyu taşımasına yardım ettim.I helped Tom move the piano.
Tom piyanoyu kendi başına taşıyamayacak.Tom won't be able to move the piano by himself.
Ben birine piyanoyu taşımama yardım ettirdim.I got someone to help me move the piano.
Tom piyanoyu çok iyi çalmıyor.Tom doesn't play the piano very well.
Tom'a piyanoyu taşımama yardım ettirdim.I got Tom to help me move the piano.
Tom piyanoyu çalmıyordu.Tom wasn't playing the piano.
Tom ve ben piyanoyu kendimiz taşıyabiliriz.Tom and I can move the piano by ourselves.
Piyanoyu çalmıyor.He's not playing the piano.
Tom, bugün piyanoyu taşımanıza yardımcı olabileceğini düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think that he could help you move the piano today.
Piyanoyu çok iyi çalamam.I can't play the piano very well.
Piyanoyu taşımamıza yardım et.Help us move the piano.
Ben aslında piyanoyu gerçekten iyi çalarım.I actually play piano really well.
Ben aslında piyanoyu oldukça iyi çalıyorum.I actually play piano quite well.
Tom piyanoyu benden çok daha iyi çalabilir.Tom can play the piano much better than I can.
Hangisini çalman daha kolay, piyanoyu mu yoksa orgu mu?Which is easier for you to play, the piano or the organ?
Tom, piyanoyu Mary'den çok daha iyi çalar.Tom can play the piano much better than Mary.
Piyanoyu kim çalıyor?Who's playing the piano?
Başarılı bir çellocuydu ve ayrıca piyanoyu da iyi çalardı.He was an accomplished cellist who also played the piano well.
Piyanoyu bazen vokalistler çalar.He sometimes plays the piano.
İşte bu tam da piyanoyu çalmak gibi birşey.""I can't believe it!
Büyük bir yetenek ve müzikal hassasiyetle piyanoyu kendi kendine öğretti.Of great talent and musical sensitivity, she taught herself the piano.
Bice Vassallo keman yerine piyanoyu seçti ama yine de kemana olan sevgisini sürdürdü.[3]She chose the piano over the violin but nonetheless retained a love for the violin.[3]
Çocukluğunda başladığı piyanoyu Cleveland'da profesyonel olarak çalmaya başladı.À l'adolescence, il joue déjà professionnellement du piano à Toledo.
Bay Tanaka piyanoyu iyi çalabilir.El Sr. Tanaka sabe tocar bien el piano.
Ulaşım dahil, bir piyanoyu ayarlamak bir ayarlayıcının yaklaşık iki saatini almaktadır.A un afinador de pianos le lleva dos horas afinar un piano, incluyendo el tiempo de viaje.
Biri piyanoyu çalıyor. Bu Ann olmalı.Qualcuno sta suonando il pianoforte. Dev'essere Ann.
Bu piyanoyu çalabilirsiniz ama gece değil.Вы можете играть на этом фортепиано, однако не ночью.
Tom piyanoyu kulaktan çalar.Том играет на пианино на слух.
Piyanoyu bazen vokalistler çalar.Por vezes, toca piano.
O, piyanoyu öğreniyor.Вона вчиться грати на піаніно.
Piyanoyu iyi çalar.El cântă bine la pian.
Başarılı bir çellocuydu ve ayrıca piyanoyu da iyi çalardı.Hän oli lahjakas harrastelijaviulisti, ja hän soitti myös pianoa.
Ulaşım dahil, bir piyanoyu ayarlamak bir ayarlayıcının yaklaşık iki saatini almaktadır.למכוון פסנתרים לוקח כשעתיים לכוון פסנתר, כולל זמן הגעה.
"Inanamıyorum! İşte bu tam da piyanoyu çalmak gibi birşey.""믿을 수가 없네요! 이건 그냥 피아노를 연주하는 것 같군요."
"Inanamıyorum! İşte bu tam da piyanoyu çalmak gibi birşey.""אני לא מאמין! זה בדיוק כמו לנגן על פסנתר."
"Inanamıyorum! İşte bu tam da piyanoyu çalmak gibi birşey."" لا أستطيع أن أصدق! شعورى و كأنى أعزف البيانو."
"Inanamıyorum! İşte bu tam da piyanoyu çalmak gibi birşey."ピアノ演奏中のグールドの体内に居て
İşte bu tam da piyanoyu çalmak gibi birşey."C'est exactement ce que c'est que de jouer du piano."
İşte bu tam da piyanoyu çalmak gibi birşey."Dit is precies als pianospelen."
İşte bu tam da piyanoyu çalmak gibi birşey."E' proprio come suonare il piano."
İşte bu tam da piyanoyu çalmak gibi birşey."Es ist genau wie Klavierspielen."
İşte bu tam da piyanoyu çalmak gibi birşey."Este exact ca atunci când cânți la pian."
İşte bu tam da piyanoyu çalmak gibi birşey."Như đang chơi piano."
İşte bu tam da piyanoyu çalmak gibi birşey.""Nie wierzę!
İşte bu tam da piyanoyu çalmak gibi birşey.""¡No puedo creerlo!
İşte bu tam da piyanoyu çalmak gibi birşey."Как будто бы я и впрямь играю на рояле."
İşte bu tam da piyanoyu çalmak gibi birşey.""Не мога да повярвам! Това е просто като свирене на пиано."