pisi ile cümle
pisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yemeği sen pişirdiğin için, bulaşıkları ben yıkayacağım.Since you did the cooking, I'll do the dishes.
Siz pısırıksınız!You're wimps!
Annem benim için yemek pişirir.My mother cooks for me.
Anne mutfakta yemek pişiriyor.Mother is cooking in the kitchen.
Annem mutfakta yemek pişiriyor.Mother is cooking in the kitchen.
Benim hobim pişirmektir.My hobby is cooking.
Kendim için yemek pişirme alışkanlığım var.I've got the habit to cook for myself.
Mary annesinin yemek pişirmesine yardım etti.Mary helped her mother to cook.
Ben yatakta hastayken yemek pişirdiğin için sana teşekkür ederim.Thank you for doing the cooking while I was sick in bed.
Bana haşlanmış yumurtayı nasıl pişireceğini bilmediğini mi söylüyorsun?Are you telling me you don't know how to cook hard-boiled eggs?
Bu kadar pısırık olmayın!Don't be such a wimp!
Yemek pişirmek çok zaman alır.Cooking takes too much time.
Bu yemek lezzetli. Bu kadar iyi pişirmeyi nerede öğrendin?This food is delicious. Where did you learn to cook that well?
Annem akşam yemeğini pişirmekle meşguldü.My mother was busy cooking dinner.
Annem kahvaltı pişiriyor.My mother is cooking breakfast.
Büyükannem çok iyi yemek pişirebilir.My grandmother can cook very well.
O, çok iyi yemek pişiremez.He can't cook very well.
O nasıl yemek pişirileceğini öğrenmek istiyor.He wants to learn how to cook.
Çiğ yumurta yiyemem. Onlar pişirilmeli.I can't eat raw eggs. They have to be cooked.
Babam yemek pişirme yarışmasına katıldı ve birinci geldi.My father participated in a cooking contest and came in first.
Mary hiç hindi pişirmedi.Mary has never cooked a turkey.
Karım yemek pişiriyor.My wife is cooking.
Önceden pişirilmiş yemekten nefret ederim.I hate precooked food.
Yemeden önce, eti iyi pişir.Before eating it, cook the meat well.
Nasıl yemek pişirileceğini öğrenmek için acele ediyorum.I'm hurrying to learn how to cook.
Nasıl ekmek pişirileceğini biliyor musun?Do you know how to bake bread?
Mary ekmek pişirmekten hoşlanır.Mary likes to bake bread.
Tom akşam yemeği pişiriyor.Tom is cooking the dinner.
Mary kek pişiriyor.Mary is baking a cake.
Ekmek pişiriyorum.I am baking bread.
Daha çok yemek pişirmek zorunda kalacaksın.You'll have to cook more food.
Bu ilk kek pişirişim.This is the first time I've baked a cake.
Ekmek pişirmem. Benim bir fırınım yok.I cannot bake bread. I don't have an oven.
İlk kez evimde ızgarada et pişirdim.This is the first time I've ever grilled meat in my home.
Ben geleneksel kekler pişiririm.I bake traditional cakes.
Biz geleneksel ekmek pişiririz.We bake traditional bread.
Sen mutfağında pişir.You bake in your kitchen.
Sen lezzetli turtalar pişiriyorsun.You bake delicious pies.
O, çok eski bir fırında ekmek pişirir.He bakes bread in a very old oven.
O yeni fırınında ekmek pişiriyor.She bakes bread in her new oven.
Onlar iyi kekler pişiriyorlar.They bake good cakes.
Onlar lezzetli bir pizza pişirdiler.They bake a delicious pizza.
Biz spagetti pişirmek için su kaynatıyoruz.We boil water to cook spaghetti.
Yumurtaları pişirmek için suyu kaynatırsın.You boil water to cook eggs.
Bu lezzetli keki pişirdiğin için teşekkürler.Thank you for baking this delicious cake.
Daha önce pizza pişirdin mi?Have you ever baked a pizza?
Hiç pizza pişirdin mi?Have you ever baked a pizza?
Hiç yemek pişirmede karına yardım etti mi?Have you ever helped your wife in cooking?
Bugün bir pizza pişirdiğin doğru mu?Is it true that you baked a pizza today?
Ben pişirmede iyiyim.I'm good at cooking.
Sana yemek pişirmeyi öğretebilirim.I can teach you how to cook.
Bir pizzanın nasıl pişirileceğini sana öğretebilirim.I can teach you how to bake a pizza.
Hemen hemen her gün kek pişiririm.I bake cakes almost every day.
Neredeyse her gün yemek pişiririm.I cook almost every day.
Bunu pişirmek birkaç saatimi aldı.It took me several hours to cook it.
Ona akşam yemeği pişirdiğimi söyle.Tell her that I am cooking dinner.
Meryem henüz akşam yemeğini pişirmedi.Mary hasn't cooked the dinner yet.
Mary henüz yumurtaları pişirmedi.Tom hasn't cooked the eggs yet.
Sebzeleri pişirmem gerek.I have to cook the vegetables.
Geçen yıl baharda bir yemek kursuna katıldım ve ekmek nasıl pişirilir öğrendim.Last year in the spring I attended a cooking class and learned how to bake bread.