pisi ile cümle
pisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İnsanlar tek yakıt kaynakları yeşil kalasla yemek pişiriyordu.Люди готували їжу, використовуючи єдине доступне їм паливо із зеленої деревини.
İnsanlar tek yakıt kaynakları yeşil kalasla yemek pişiriyordu.Хората готвеха на единствения им източник на гориво - зелената дървесина.
İnsanlar tek yakıt kaynakları yeşil kalasla yemek pişiriyordu.אנשים בישלו עם מקור הדלק היחיד שלהם, עץ ירוק.
İnsanlar tek yakıt kaynakları yeşil kalasla yemek pişiriyordu.الدخان الذي يأتي من الخشب خانق
İnsanlar tek yakıt kaynakları yeşil kalasla yemek pişiriyordu.木材から出る煙で息が詰まり
IQ'su da 200! Ve bir şef aşçı gibi yemek pişirebiliyor!Are IQ-ul 200, si gateste la fel de bine ca un bucatar.
IQ'su da 200! Ve bir şef aşçı gibi yemek pişirebiliyor!Sein IQ ist 200!Er kocht auch wirklich gut wie ein Chefkoch!
IQ'su da 200! Ve bir şef aşçı gibi yemek pişirebiliyor!!האייקיו של 200 ! הוא גם מבשל כמו שף
IQ'su da 200! Ve bir şef aşçı gibi yemek pişirebiliyor!!كما أن مستوى ذكائه 200 ! و يطهو كما لو أنه رئيس طهاه
IQ'su da 200! Ve bir şef aşçı gibi yemek pişirebiliyor!全て パ-フェクトなんですよ
Joon Gu,gerçekten harikasın. Senin pişirme yeteneğin babamı geçmiş gibi görünüyor.Joon Gu, jesteś naprawdę świetny zadaje się, że twoje umiejetności stały się lepsze od mojego taty
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Anh Joon - Pyo, cái này em tự làm cho anh đó.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Joon Pyo senior, ezt neked sütöttem
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Joon Pyo senior, Jag har bakat den här helt själv för dig.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Joon Pyo senior (sunbae), zrobiłam je specjalnie dla ciebie.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>JoonPyo senior, tohle jsem pro tebe upekla.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>JoonPyo senior, tole sem sama spekla samo zate.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Joon-Pyo sunbae, den habe ich selbst für dich gebacken.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>JoonPyo Sunbaenim, Ik heb dit zelf gebakken voor jou.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Joon-Pyo sunbae nim, j'ai cuisiné ceci pour vous.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Junpyo senior, leivoin tämän sinulle ihan itse.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Jun Pyo sunbae, eu insami am gatit asta pentru tine.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>준표 선배님, 선배님 드리려고 제가 직접 구운 거예요
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Senior Joon-Pyo, aku buat ini sendiri untukmu.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Senior Joon Pyo, sama som to pre teba upiekla.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>Τζουν Πιο senior.Το εψησα μονη μου για εσενα
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>גון פיו אדוני אני אפיתי את זה באצמי.
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>جون بيو سنباي, لقد خبزت هذه بنفسي لأجلك
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>私の気持ちを受け取ってください。
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae:Чжун Пё. Я испекла это сама, специально для тебя.
Kadının büyük bir aile yemeği için domuz pişirmesi.A háziasszony elkészíti a sonkát a családi vacsorára.
Kadının büyük bir aile yemeği için domuz pişirmesi.Eine Frau bereitet einen Schinken für ein großes Familienessen zu.
Kadının büyük bir aile yemeği için domuz pişirmesi.En kvinde laver skinke til en stor familiemiddag
Kadının büyük bir aile yemeği için domuz pişirmesi.한 여자가 저녁 식사를 위해 햄 요리를 하다가
Kadının büyük bir aile yemeği için domuz pişirmesi.Kobieta przygotowuje szynkę dla dużej rodziny.
Kadının büyük bir aile yemeği için domuz pişirmesi.Một người phụ nữ chuẩn bị thịt hun khói cho bữa tối cho cả nhà.
Kadının büyük bir aile yemeği için domuz pişirmesi.O femeie pregăteşte şunca pentru cină într-o familie mare.
Kadının büyük bir aile yemeği için domuz pişirmesi.Una mujer prepara jamón para una cena familiar.
Kadının büyük bir aile yemeği için domuz pişirmesi.Una signora deve preparare un prosciutto per una cena con molti invitati.
Kadının büyük bir aile yemeği için domuz pişirmesi.Une femme prépare un jambon pour un grand diner familial.
Kadının büyük bir aile yemeği için domuz pişirmesi.Vrouw maakt ham voor een groot familiediner.
Kadının büyük bir aile yemeği için domuz pişirmesi.Žena kuha šunko za veliko družinsko večerjo.
Kadının büyük bir aile yemeği için domuz pişirmesi.Žena připravuje šunku pro velkou rodinnou večeři.
Kadının büyük bir aile yemeği için domuz pişirmesi.Μια γυναίκα μαγειρεύει χοιρομέρι για ένα μεγάλο οικογενειακό δείπνο.
Kadının büyük bir aile yemeği için domuz pişirmesi.Една жена прави шунка за голяма семейна вечеря.
Kadının büyük bir aile yemeği için domuz pişirmesi.Женщина готовит окорок на обед большой семьи.
Kadının büyük bir aile yemeği için domuz pişirmesi.Жінка готує м'ясо для великої родинної вечері.
Kadının büyük bir aile yemeği için domuz pişirmesi.מישהי מכינה צלי לארוחה משפחתית גדולה
Kadının büyük bir aile yemeği için domuz pişirmesi.صنع المرأة لعشاء الأسرة الكبيرة بلحم الخنزير .
Kadının büyük bir aile yemeği için domuz pişirmesi.ハムの端を切り落とし
Kedi gördüklerinde pisicik diyerek kediyi okşamak isterler.Elas vêem um gato preto a passar e dizem:
Kedi gördüklerinde pisicik diyerek kediyi okşamak isterler."Ohhh süße Kitty, Kitty." Die wollen sie streicheln!
Kedi gördüklerinde pisicik diyerek kediyi okşamak isterler.あさっての方向に走ってる訳ではないので、 子供はここでは問題にならない。
Kenardaki yemek tariflerini görüyor musunuz? Bunlar yemek pişirme derslerimde çocukların öğrendiği tarifler.Z boku są przepisy na potrawy, które dzieci przygotowują na lekcjach gotowania.
[kendi dilinde]: Öğle yemeğimi pişirir, [kendi dilinde]: sabah kahvaltımı hazırlar.Dia memasakkan makan siangku, membuatkan sarapanku.
[kendi dilinde]: Öğle yemeğimi pişirir, [kendi dilinde]: sabah kahvaltımı hazırlar.Er kocht mein Mittagessen, bereitet mein Frühstück zu.
[kendi dilinde]: Öğle yemeğimi pişirir, [kendi dilinde]: sabah kahvaltımı hazırlar.Gotuje mi obiad, robi śniadanie.
[kendi dilinde]: Öğle yemeğimi pişirir, [kendi dilinde]: sabah kahvaltımı hazırlar.Han lagar min lunch, gör frukost till mig.
[kendi dilinde]: Öğle yemeğimi pişirir, [kendi dilinde]: sabah kahvaltımı hazırlar.Hän tekee lounasta ja aamupalaa.
[kendi dilinde]: Öğle yemeğimi pişirir, [kendi dilinde]: sabah kahvaltımı hazırlar.Hij maakt mijn middageten, maakt mijn ontbijt.