pisi ile cümle

pisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Mary akşam yemeği pişirirken genellikle birkaç bardak şarap içer.Mary usually has a few glasses of wine while cooking dinner.
Yemek pişirmede size yardım etmemi ister misiniz?Do you want me to help you with the cooking?
Güzel yemek pişirmenin püf noktası, kaliteli ve taze malzemeler kullanmaktır.The key to cooking good food is using high-quality, fresh ingredients.
Yemek pişirmekten hoşlanırım ama sonrasında temizlik yapmayı sevmiyorum.I enjoy cooking, but I don't like the cleaning up afterwards.
Kuzu mükemmel bir şekilde pişirildi.The lamb was cooked perfectly.
Tom sizin için yemek pişirecek.Tom will cook for you.
Sana istediğin bir şeyi pişireceğim.I'll cook you anything you want.
Sana istediğin her şeyi pişiririm.I'll cook you anything you want.
Tam benim istediğim gibi bifteği pişirdiniz.You cooked the steak just the way I like it.
Tom gitar çalıyordu ve aynı zamanda yemek pişiriyordu.Tom was playing the guitar and cooking at the same time.
Biz yemek pişirerek çok eğlendik.We had so much fun cooking.
Eti pişirmeden önce buzunu çöz.Defrost the meat before cooking it.
Tom doğum günü için bir sürpriz olarak özel bir yemek pişirdi.Tom cooked a special meal as a surprise for her birthday.
Genellikle ne tür yemek pişirirsin?What kind of food do you usually cook?
Ne tür yemek pişirmeyi seversin?What kind of food do you like to cook?
Ben bir elmalı turta pişirdim.I baked an apple pie.
Birkaç elmalı turta pişirdim.I baked some apple pies.
Tom'a nasıl yemek pişireceğini öğrettim.I taught Tom how to cook.
Aynı zamanda bir kek pişirdim.At the same time, I baked a cake.
Biz havuçlu pasta pişiriyoruz.We are baking carrot cake.
Armutlu hindi pişiriyorsun.You cook turkey with pears.
Burada olsan birlikte kurabiye pişiririz.If you were here, we would bake cookies together.
Pastayı pişirmeyi bitirin.Finish baking the pie.
Mary bana kek pişirmeye söz verdi ama sonra sözünden döndü.Mary promised to bake me a cake, but then she reneged.
Bu pişirme tekniği unutulmaya yüz tuttu.This cooking technique has passed into oblivion.
O fırında kekler nasıl pişirilir bilir.She knows how to bake cakes.
O fırında nasıl bir kek pişirileceğini bilir.She knows how to bake a cake.
Haydi balığı pişirip yiyelim.Let's cook and eat the fish!
Onun için bir pasta pişirdim.I baked a cake for her.
Babam bana nasıl yemek pişireceğimi öğretiyor.My dad is teaching me how to cook.
Tom'un pişirdiği kek gerçekten lezzetli görünüyordu.The cake that Tom baked looked really delicious.
Tom'un pişirdiği kek iyi tat vermeli.The cake that Tom baked should taste OK.
Tom pişirilirse soğan yiyecektir, ancak çiğ soğan yemiyor.Tom will eat onions if they've been cooked, but he doesn't eat raw onions.
Tom tam hoşlandığım şekilde biftek pişirdi.Tom cooked the steak just the way I like it.
Tom, Mary'nin ona akşam yemeği pişirmesini istedi.Tom wanted Mary to cook him dinner.
Tom gerçekten yemek pişirmekten hoşlanır.Tom really enjoys cooking.
Tom yemek pişirmede çok iyidir.Tom is very good at cooking.
O, öğle yemeği için bir pasta pişirdi.She has baked a cake for lunch.
Tom tatlı için bir turta pişirdi.Tom has baked a pie for dessert.
Prenses yemek pişirmeye düşkündü.The princess was fond of cooking.
Balık fazla pişirilirse kuru ve tatsız olabilir.Fish can be dry and tasteless if it's overcooked.
Neden yemek pişirmede bu kadar iyisin?Why are you so good at cooking?
Bunu mikrodalgada ne kadar pişirmem lazım?How long should I microwave this?
Bir pasta pişirmek için ipuçları.Tips to bake a cake.
Mutfakta başka bir şey pişiyordu.Something else was cooking in the kitchen.
Ben geyik eti pişirdim.I cooked deer meat.
Senin için bir şey pişirmemi ister misin?Would you like me to cook something for you?
Tom'un doğum günü için bir kek pişireceğim.I'm going to bake a cake for Tom's birthday.
Tom'un onun için pişirdiğim pastayı sevdiğini umuyorum.I hope Tom likes the cake I baked for him.
Sebzeleri çok pişirmemek için dikkatli olun.Be careful not to overcook the vegetables.
Keşke Tom kadar iyi yemek pişirebilsem.I wish I could cook as well as Tom does.
Ben profesyonel olarak hiç yemek pişirmedim.I've never cooked professionally.
Tom yemek pişirmede Mary'ye yardımcı olur.Tom helps Mary with the cooking.
Tom'dan nasıl yemek pişireceğimi öğrendim.I learned how to cook from Tom.
Tom'dan yemek pişirmeyi öğrendim.I learned to cook from Tom.
Ebeveynlerim benim için yemek pişirir.My parents cook for me.
Müşteri, balığının hiç tuz katılmadan pişirilmesini istedi.The customer wanted her fish cooked without any salt.
Tom haftada bir kez ekmek pişirir.Tom bakes bread once a week.
Tom haftada bir kez yemek pişirir.Tom bakes bread once a week.
Çocuk annesinin yemek pişirmesini izledi.The kid watched her mother cook.

İlgili Sayfalar