pisi pisi ile cümle
pisi pisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, alternatif pişirme yakıtları bulmak için bir hayli çaba sarfediliyor.Поэтому неудивительно, что прилагается много сил чтобы найти альтернативное топливо для приготовления пищи.
Hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, alternatif pişirme yakıtları bulmak için bir hayli çaba sarfediliyor.Тому не дивно, багато зусиль зроблено для винайдення альтернативного палива для готування.
Hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, alternatif pişirme yakıtları bulmak için bir hayli çaba sarfediliyor.באופן לא מפתיע, ישנו מאמץ גדול שנעשה על מנת לבחון דלקים חילופיים לבישול.
Hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, alternatif pişirme yakıtları bulmak için bir hayli çaba sarfediliyor.ولهذا فأنه من المتوقع, أن تُـبذل جهود كبيرة للبحث عن وقود بديل بهدف الطهي.
Hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, alternatif pişirme yakıtları bulmak için bir hayli çaba sarfediliyor.多くの努力がなされています 4年ほど前 ある学生チームを 引き連れて ハイチへ向かい
İçeride bir şey pişiyor.Dit vuur brand onstuimig, maar het zal Jou niet verbranden, het verbrand wat je niet bent.
İçeride bir şey pişiyor.Nincs gőg ebben a felismerésben. Emiatt emlékeztet folyamatosan a szatszang arra, hogy
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.A vezma mouky bělné, upečeš z ní dvanácte koláčů; jeden každý koláč bude ze dvou desetin efi.
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.A vezmúc jemnej múky bielej upečieš z nej dvanásť koláčov; jeden koláč bude zo dvoch desatín efy.
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.Du skal ta fint mel og bake tolv kaker av det; hver kake skal være to tiendedeler av en efa.
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.Du skal tage fint Hvedemel og bage tolv Kager, to Tiendedele Efa til hver Kage,
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.In vzemi bele moke in speci iz nje dvanajst hlebov; iz dveh desetink bodi vsak hleb.
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.Ja ota lestyjä jauhoja ja leivo niistä kaksitoista kakkua; joka kakussa olkoon niitä kaksi kymmenennestä.
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.너는 고운 가루를 취하여 떡 열 둘을 굽되 매 덩이를 에바 십분 이로 하여
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.Ngươi cũng phải lấy bột lọc , hấp mười_hai ổ bánh ; mỗi ổ cân nặng hai phần mười ê - pha ;
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.Ngươi cũng phải lấy bột lọc, hấp mười hai ổ bánh; mỗi ổ cân nặng hai phần mười ê-pha;
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.Och du skall taga fint mjöl och därav baka tolv kakor; var kaka skall innehålla två tiondedels efa.
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.Prenderai anche fior di farina e ne farai cuocere dodici focacce; ogni focaccia sarà di due decimi di efa
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.Também tomarás flor de farinha, e dela cozerás doze pães; cada pão será de dois décimos de efa.
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak."Toma harina fina, y haz con ella doce panes. Cada pan será de dos décimas de efa
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.Tu prendras de la fleur de farine, et tu en feras douze gâteaux; chaque gâteau sera de deux dixièmes.
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.Und sollst Semmelmehl nehmen und davon zwölf Kuchen backen; zwei Zehntel soll ein Kuchen haben.
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.végy lisztlángot, és süss abból tizenkét lepényt; két tized [efából] legyen egy lepény.
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.Και θελεις λαβει σεμιδαλιν και θελεις εψησει απ' αυτης δωδεκα αρτους δυο δεκατα θελει εισθαι εκαστος αρτος.
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.И возьми пшеничной муки и испеки из нее двенадцатьхлебов; в каждом хлебе должны быть две десятых ефы ;
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.И да вземеш чисто брашно, от което да опечеш дванадесет пити; всяка пита да бъде две десети от ефа .
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.ולקחת סלת ואפית אתה שתים עשרה חלות שני עשרנים יהיה החלה האחת׃
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.وتأخذ دقيقا وتخبزه اثني عشر قرصا. عشرين يكون القرص الواحد.
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.你 要 取 細 麵 、 烤 成 十 二 個 餅 、 每 餅 用 麵 伊 法 十 分 之 二
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.你 要 取細麵 、 烤成 十二 個餅 、 每 餅 用 麵伊法 十分之二
İnsanlar atıklardan kendi pişirme yakıtlarını yapabilirler.As pessoas podem fazer o seu combustível a partir de desperdícios.
İnsanlar atıklardan kendi pişirme yakıtlarını yapabilirler.사람들은 폐기물에서 자신들을 위한 조리용 연료를 만들 수 있죠.
İnsanlar atıklardan kendi pişirme yakıtlarını yapabilirler.Las personas pueden hacer su propio combustible de cocina con productos de deshecho.
İnsanlar atıklardan kendi pişirme yakıtlarını yapabilirler.Le persone possono produrre il loro combustibile dai prodotti di scarto.
İnsanlar atıklardan kendi pişirme yakıtlarını yapabilirler.Leute können ihren eigenen Kochbrennstoff aus Abfallprodukten machen.
İnsanlar atıklardan kendi pişirme yakıtlarını yapabilirler.Ludzie są w stanie wyprodukować własny materiał opałowy z odpadów.
İnsanlar atıklardan kendi pişirme yakıtlarını yapabilirler.Mensen kunnen hun eigen kookbrandstof maken van afvalproducten.
İnsanlar atıklardan kendi pişirme yakıtlarını yapabilirler.Người ta có thể tự làm chất đốt từ những sản phẩm bỏ đi,
İnsanlar atıklardan kendi pişirme yakıtlarını yapabilirler.Oamenii îşi pot face propriul combustibil de gătit din deşeuri.
İnsanlar atıklardan kendi pişirme yakıtlarını yapabilirler.Orang bisa membuat bahan bakar memasak sendiri dari produk limbah.
İnsanlar atıklardan kendi pişirme yakıtlarını yapabilirler.Οι άνθρωποι μπορούν να φτιάξουν το δικό τους καύσιμο από απορρίματα.
İnsanlar atıklardan kendi pişirme yakıtlarını yapabilirler.Люди могу самостоятельно изготавливать топливо для приготовления пищи из отходов.
İnsanlar atıklardan kendi pişirme yakıtlarını yapabilirler.Люди можуть робити паливо для приготування з відходів.
İnsanlar atıklardan kendi pişirme yakıtlarını yapabilirler.Хората могат да произвеждат собственото си гориво за готвене от отпадни продукти.
İnsanlar atıklardan kendi pişirme yakıtlarını yapabilirler.הם יכולים לייצר מכך הכנסה.
İnsanlar atıklardan kendi pişirme yakıtlarını yapabilirler.بامكان الناس ان تصنع وقود الطهي بنفسها من ناتج المهملات.
İnsanlar atıklardan kendi pişirme yakıtlarını yapabilirler.そして収入を得ることができます
İnsanlar tek yakıt kaynakları yeşil kalasla yemek pişiriyordu.Die Menschen kochten auf grünem Holz, ihrem einzigen Brennstoff.
İnsanlar tek yakıt kaynakları yeşil kalasla yemek pişiriyordu.Er werd gekookt op hun enige bron van brandstof: groen hout.
İnsanlar tek yakıt kaynakları yeşil kalasla yemek pişiriyordu.사람들은 생목재만을 연료로 요리를 하는데
İnsanlar tek yakıt kaynakları yeşil kalasla yemek pişiriyordu.La gente cucinava con l'unico combustibile disponibile, il legno verde.
İnsanlar tek yakıt kaynakları yeşil kalasla yemek pişiriyordu.La gente estaba cocinando con su único recurso de combustible: madera verde.
İnsanlar tek yakıt kaynakları yeşil kalasla yemek pişiriyordu.Les gens utilisaient le seul combustible disponible pour la cuisine, du bois vert.
İnsanlar tek yakıt kaynakları yeşil kalasla yemek pişiriyordu.Ludzie przyrządzali jedzenie na jedynym dostępnym paliwie, mokrym drewnie.
İnsanlar tek yakıt kaynakları yeşil kalasla yemek pişiriyordu.Människor lagade mat på deras enda bränsle, grönt timmer.
İnsanlar tek yakıt kaynakları yeşil kalasla yemek pişiriyordu.Người dân nấu nướng bằng nguồn năng lượng duy nhất, củi ướt.
İnsanlar tek yakıt kaynakları yeşil kalasla yemek pişiriyordu.Orang-orang memasak dengan satu-satunya sumber bahan bakar yang mereka miliki: kayu hijau.
İnsanlar tek yakıt kaynakları yeşil kalasla yemek pişiriyordu.Varili na ich jedinom zdroji paliva, surovom dreve.
İnsanlar tek yakıt kaynakları yeşil kalasla yemek pişiriyordu.Οι άνθρωποι μαγείρευαν χρησιμοποιώντας το μόνο τους καύσιμο, τη πράσινη ξυλεία.
İnsanlar tek yakıt kaynakları yeşil kalasla yemek pişiriyordu.Люди готовили на сырой древесине — единственном доступном топливе.