pisi pisi ile cümle
pisi pisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Karım yemek pişiriyor.Mi mujer está cocinando.
Annem akşam yemeği pişirmekle meşgul.Mi madre está ocupada preparando la cena.
Ne pişiriyorsun?¿Qué estás cocinando?
Yemek pişiremem.No sé cocinar.
Annesi akşam yemeği pişirmekle meşguldü.Su madre estaba ocupada haciendo la cena.
Bob yemek pişirebilir.Bob puede cocinar.
O bize harika bir yemek pişirdi.Nos preparó una cena maravillosa.
O, akşam yemeğini kendisi pişirdi.Ella misma preparó la cena.
O, yağda pişirildi.Eso fue cocinado en aceite.
Yemek pişirmeyi sever misiniz?¿Le gusta cocinar?
Mary pişirirken, Tom akşam yemeği için masayı hazırladı.Tom puso la mesa para cenar mientras Mary cocinaba.
Dün akşam akşam yemeğini pişirdim.Anoche preparé la cena.
Geçen yıl ilkbaharda aşçılık kursuna gittim ve ekmek pişirmeyi öğrendim.En primavera del año pasado fui a clases de cocina y aprendí a hornear pan.
Ailesi için yemek pişirmeyi sever.A ella le gusta cocinar para su familia.
Tom bu akşam akşam yemeğini pişirmek zorunda.Tom tiene que hacer la cena esta noche.
Nasıl balık pişireceğini biliyor musun?¿Tú sabes cómo cocinar pescado?
Sana güzel sıcak akşam yemeği pişirdim.Te he cocinado una rica cena caliente.
Tom onun kız arkadaşının onun için pişirdiği pastayı yemediğini itiraf etti.Tom confesó que no se había comido la tarta que su novia le había preparado.
Tom akşam yemeğini pişirdi.Tom preparó la cena.
O öğle yemeğini pişirmeye yardım etti.Ayudó a preparar la comida.
Annem kahvaltı pişiriyor.Mi madre está preparando el desayuno.
Şu anda yemek pişirmekle meşgulüm.En este momento estoy ocupado cocinando.
O, çok iyi yemek pişiremez.No sabe cocinar muy bien.
Karım yemekleri iyi pişirir.Mi esposa cocina bien.
Mutfakta ne pişiyor?¿Qué está preparando en la cocina?
O zaman akşam yemeğini pişiriyordu.En ese momento estaba preparando la cena.
Annem doğum günüm için pasta pişirdi.Mi madre hizo una tarta por mi cumpleaños.
Eve geldiğimde, akşam yemeği pişiriyordu.Cuando llegué a casa, estaba preparando la cena.
Ekmek pişiriyorum.Estoy haciendo pan.
Bana akşam yemeği pişirdi.Me preparó la cena.
Ne pişirmeliyiz?¿Qué deberíamos cocinar?
Çok iyi yemek pişirebilirim.Sé cocinar muy bien.
Yemek pişiriyorum.Estoy preparando la comida.
Mary kek pişiriyor.Mary está preparando una tarta.
Tom kahvaltı pişiriyor.Tom está preparando el desayuno.
Tom yemek pişiriyor.Tom está cocinando.
Yemek pişireceğiz.Haremos la comida.
Canım yemek pişirmek istemedi.No tenía ganas de cocinar.
Annem mutfakta yemek pişiriyor.Mi madre está en la cocina haciendo la comida.
Bu kadar iyi yemek pişirebildiğini bilmiyordum, Tom.No sabía que sabías cocinar tan bien, Tom.
Arkadaşı için kek pişirdi.Preparó una tarta para su amigo.
Tom bana yemek pişirmeyi isteyip istemediğimi sordu.Tomás me preguntó si quería cocinar.
Makarna pişirmek kolaydır.Es fácil preparar pasta.
Yemek pişirmeyi sevmem.No me gusta cocinar.
Annem benim için yemek pişiriyor.Mi madre me está preparando la comida.
Ben yemek pişirmem.Yo no cocino.
O da mı yemek pişiriyor?¿Él también está cocinando?
Pişirdiğin yemek çok iyiydi.El plato que cocinaste estaba muy bueno.
Ali, Türk kahvesi pişirdi.Alí preparó café turco.
O, pişiyor.Él tiene calor.
Ekmek pişirmek sanattır.Hacer pan es un arte.
Yemek pişirmede iyi değilim.No se me da bien cocinar.
Bir saat kadar pişirilir.Cocinar por una hora.
Ancak F Tipi yangınlarda yakıtın (Pişirme yağları) tamamının sıcak olması yangının "asıl nedenidir".Naraka (नरक), en sánscrito Niraya (िनरय), en palí Nárók (นรก), en thai Neraka, (en malayo).
Genelde yemek pişirmek için kullanılır.No suele usarse para cocinar.
Yiyecekleri güneşe kaldırıp öyle pişirirler.Secaban los hongos al sol y se los comían.
ABD'de yaygın olan pişirme stilleri, diğer Batı ülkelerindekilerine benzer.La gastronomía predominante en Estados Unidos es similar a la de otros países occidentales.
(Ne yapıyorsun), geliyirim (geliyorum), buliyir misin? (biliyor musun), büşürdün mü?(pişirdin mi).Seiyū: ]] Miharu Nijino (虹野 美晴, Nijino Miharu?)
Ayrıca ev işlerini ve yemek pişirmeyi sever.También le gusta trabajar en la casa y en la cocina.
Kendin Pişir, Kendin Ye!¡Dadle vosotros de comer!