pisi pisi ile cümle
pisi pisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Hangi yiyecekleri iyi pişirirsiniz?What foods can you cook well?
Tom gerçek bir pısırık, değil mi?Tom is a real wimp, isn't he?
Tom, sebzeleri kaynatmak yerine onları buharda pişirmemi önerdi.Tom suggested that I steam vegetables rather than boil them.
Annem sık sık ekmek pişirir.My mother often bakes bread.
Annen sık sık kek pişiriyor mu?Does your mother bake cakes often?
Biftek pişirmede mi yoksa yumurta pişirmede mi daha iyisin?Are you better at cooking steak or cooking eggs?
Tom bir kek pişiriyor, değil mi?Tom is baking a cake, isn't he?
Hangisini pişirmede daha iyisin, Japon yemeğini mi yoksa Çin yemeğini mi?Which are you better at cooking, Japanese food or Chinese food?
Eve geldiğimde açtım, ama bir şey pişirmek için çok yorgundum.I was hungry when I got home, but I was too tired to cook anything.
Tom kurabiye pişiriyor, değil mi?Tom is baking cookies, isn't he?
Baban ne sıklıkla akşam yemeği pişiriyor?How often does your father cook dinner?
Tom patatesleri soydu ve onları pişirdi.Tom peeled the potatoes and cooked them.
Tom yemek pişirmede iyi, değil mi?Tom is good at cooking, isn't he?
Tom pastayı pişirdi ve Mary onu şekerle kapladı.Tom baked the cake and Mary iced it.
Eğer istersen yemeği senin için pişirebilirim.If you want, I will cook the food for you.
Bu gece akşam yemeğinde ne pişirmemi istiyorsun?What do you want me to cook for dinner tonight?
Yemek pişirmek istemedim.I didn't want to cook.
Sanırım Tom Tom spagetti pişirmeyi bilmiyor.I think Tom doesn't know how to cook spaghetti.
Fare balık pişiriyor.The mouse cooks fish.
Tom'un pısırık biri olduğunu biliyorum.I know Tom is a wimp.
Yemek pişirmeyi öğrendim.I learned to cook.
Yüksek ateşte pişirmeyle kısık ateşte pişirmenin ne farkı var?What's the difference between boiling and simmering?
Domatesi çiğ yeseniz de pişirip kavursanız da çok lezzetlidir.Tomatoes are delicious whether you eat them raw, cooked or braised.
Onu pişirmek zorunda değilim.I don't have to cook it.
Bu bir pişik midir?Is this a pussycat?
Bu akşam dışarıda yiyelim. Yemek pişirecek hâlim yok hiç.Let's eat out tonight. I'm too tired to cook.
Mary yeğenleri için şiş kebap pişirdi.Mary cooked shish kebab for her nephews.
Tavuk pişirebilir misin?Do you know how to cook chicken?
Tavuğun nasıl pişirildiğini bilir misin?Do you know how to cook chicken?
Tavuk nasıl pişirilir, bilir misin?Do you know how to cook chicken?
Tom bir yemek pişirme programı izledi.Tom watched a cooking show.
Tom'un pişirdiği bir şey yedin mi?Have you eaten anything Tom cooked?
Patatesleri çok pişirdin.You cooked the potatoes too long.
Tom pısırık bir çocuk değil.Tom isn't a timid boy.
Tom, somonu Mary'nin ondan istediği şekilde pişirdi.Tom cooked the salmon the way Mary asked him to.
Ekmek pişirmek sanattır.Baking bread is an art.
Yemek pişirmede iyi değilim.I'm not good at cooking.
Ne pişirmeyi seversin?What do you like to cook?
Ne sıklıkla yemek pişirirsin?How often do you cook?
Yemek pişirmek de bir sanattır.Cooking is also an art.
Kuzey Amerika'da kaynatılmış pirinç ya satıştan önce kısmen ya da tamamen önceden pişirilmişdir.In North America parboiled rice is either partially or fully precooked before sale.
Mikrodalga fırınlar yiyecekleri içten dışa doğru pişirmez.Microwave ovens do not cook food from the inside out.
Tipik olarak, pişirme süreleri 60 dakikayı geçmez.Typically, cooking times do not exceed 60 minutes.
Bu, uygun pişirme sağladı.This ensured proper cooking.
Pasta pişirme genellikle ana mutfaktan biraz ayrı bir alanda yapılır.Pastry baking is usually done in an area slightly separate from the main kitchen.
EZLN kamplarındaki erkekler ve kadınlar pişirme ve temizlik görevlerini eşit şekilde paylaşıyorlar.In the insurgent camps men and women share cooking and cleaning tasks equally.
Orada yedi yıl kaldı ve Fransız Hıristiyanlarına zencefilli keki pişirmeyi öğretti.He stayed there for seven years and taught gingerbread baking to French Christians.
Narin gıdalar çok uzun süre pişirmediği için, gıdalar eklenmeden önce hazırlanır.Because delicate foods do not cook for very long, it is prepared before the foods are added.
Önceden haşlanmış nohut eklenir ve kısa bir süre pişirilir.The columella is straight and anteriorly attenuated.
Marsteller & Killman soba, yemek pişirme gereçleri, gıda kapları ve alüminyum şişeler üretti.Marsteller & Killman produced stoves, cooking utensils, food containers, and aluminum bottles.
Fin kahvesi, Türk kahvesi gibi pişirilir.Greek coffee is prepared similarly to Turkish coffee.
Café de olla (Kelime anlamıyla çömlek kahvesi) Meksika'nın geleneksel kahve pişirme metotudur.Café de olla (lit. pot coffee) is a traditional Mexican coffee beverage.
Şekersiz pişirme kabuğunu içeren tarifler tipik olarak önemli miktarda şeker kullanır.Recipes that include unsweetened baking chocolate typically use a significant amount of sugar.
Orada yetişen birçok bitkiyi nasıl yetiştireceklerini ve pişireceklerini bilmiyorlardı.Nor did they know how to make Nails, or use them, but tied all their timber with Cords of Hemp.
23:19 Etle sütü birlikte pişirme Ex.23:19 Not to cook meat and milk together — Ex.
Avrupa’daki gibi, üst sınıfların evleri yemek pişirme işi için ayrı bir odaya sahiptiler.Like in Europe, the wealthier homes had a separate building which served for cooking.
10-15 dakika pişirilir.It’s cooked for 10-15 minutes.
Sonunda, bezeler büyükçe açılarak saçta pişirilir.Thereafter, mothers will eat something sweet an open the fast.
Fransız ev tarzı yemek pişirme ve cassoulet, fasulye gibi yavaş pişirilmiş yiyecekler tipiktir.French home-style cooking, and slow-cooked foods like cassoulet, a bean stew, are typical.
Demiryolları aracılığı ile Amerikan malzemeleri ve yemek pişirme aletleri ABD tarafında yaygınlaştı.With the railroads, American ingredients and cooking appliances became common on the U.S. side.