pisi pisi ile cümle
pisi pisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Mutfakta ekmek pişirmek için bir fırın var.There is an oven to bake bread in the kitchen.
Gerildiğimde, ben saatlerce yemek pişirmeye başlarım.When I'm stressed, I start cooking for hours.
Bu gece yemek pişiriyor musun?Are you cooking tonight?
Tom fotoğrafçılığı, yemek pişirmeyi ve video oyunlarını sever.Tom likes photography, cooking and video games.
Evde çorba pişir.Cook the soup in the house.
Fırınım olmadığı için ekmek pişiremem.I can't bake bread because I don't have an oven.
Ben büyük bir tencerede çorba pişiriyorum.I'm cooking soup in a large pot.
Onları kızgın yağda pişirmeden önce çöreklerin bazılarının içine elma dilimleri koydum.I put apple slices into some of the doughnuts before I deep-fried them.
Birlikte yemek pişirmemize izin ver.Let us cook dinner together!
Krakerler ekmeğin pişirildiği gibi aynı şekilde bir fırında pişirilir,Crackers are baked in an oven, much the same way as bread is.
Tom yumurta pişiriyor.Tom is cooking eggs.
Keşke eşim yemek pişirebilse.I wish my wife could cook.
Mary Pi Günü için bir pasta pişirdi.Mary baked a pie for Pi Day.
Tom Mary'yi John'un doğum günü partisi için bir kek pişirmeye ikna etti.Tom talked Mary into baking a cake for John's birthday party.
Tom Mary'yi John'un doğum günü partisi için bir kek pişirmeye ikna edemedi.Tom wasn't able to talk Mary into baking a cake for John's birthday party.
Akşam yemeği için dört farklı biçimde pişirilmiş kuzu etim vardı.For dinner, I had lamb cooked four different ways.
Büyükanne ve büyükbaba nasıl balık pişiriyor?How are Grandma and Grandpa cooking the fish?
Bu eti biraz daha pişirebilir misin?Can you cook this meat a little more?
Hobilerim yemek pişirme ve okuma.My hobbies are cooking and reading.
Ben yemek pişirmekten nefret ederim, ya sen?I hate cooking. How about you?
Yemek pişireyim!Let me cook!
Tom kahvaltı pişirdi.Tom cooked breakfast.
Keşke karım nasıl yemek pişireceğini daha iyi bilse.I wish my wife knew how to cook better.
Ben yemek pişirmem.I don't cook.
Bir günde üç yemek pişirirdim.I used to cook three meals a day.
Sen nerede yemek pişirirsin?Where do you cook?
O nerede yemek pişirir?Where does she cook?
O nerede yemek pişiriyor?Where does he cook?
Tom yemek pişirmede çok iyi değildir.Tom isn't very good at cooking.
Tom bir yumurta pişiriyor.Tom is cooking an egg.
Biftek mükemmel pişirilmişti.The steak was cooked to perfection.
Barış pısırıklar içindir.Peace is for wimps.
Bugün Tom'un yemek pişirmesini isteyeceğim.I'll ask Tom to cook today.
O böyle bir pısırık.He's such a wimp.
Ekmek kamp ateşinin açık alevi üzerinde pişirilmekten yakılmıştı.The bread was scorched from being cooked on the open flame of the camp fire.
İster inan ister inanma, o bir yumurta bile pişiremez.Believe it or not, she cannot even cook an egg.
Pizzanın sıcak fırında pişirilmesi gerekir.Pizza needs to be cooked in a hot oven.
Böyle yemek pişirmeyi nerede öğrendin?Where did you learn to cook like this?
Tom akşam yemeği pişirirken çocuklar televizyon seyretti.The children watched TV as Tom was cooking dinner.
Tom akşam yemeği pişirirken çocuklar TV izledi.The children watched TV as Tom was cooking dinner.
Evin arkasında ekmek pişirmek için bir tuğla fırın var.Behind the house there is a brick oven for baking bread.
Tom bütün yemeği pişirir.Tom does all the cooking.
Tom yemek pişirmede iyi değildir.Tom isn't good at cooking.
Tom üç tane kek pişirdi.Tom baked three cakes.
Tom evimizdeki bütün yemeği pişirir.Tom does all the cooking in our house.
Tom kendi yemeklerini pişirir.Tom cooks his own meals.
Tom yemek pişirmeyi sever.Tom loves cooking.
Büyükannem büyük bir hindi pişirdi.My grandmother cooked a big turkey.
Annem, Şükran Günü için büyük bir hindi pişirdi.My mother cooked a big turkey for Thanksgiving.
Ona kurabiye pişirdim.I baked him cookies.
Canım yemek pişirmek istemiyor.I don't feel like cooking.
Gerçekten bizim için akşam yemeği pişirecek misin?Are you really going to cook dinner for us?
Tom bizim için akşam yemeği pişirdi.Tom cooked dinner for us.
Bugün canım yemek pişirmek istemiyor.I don't feel like cooking today.
Bu gece canım yemek pişirmek istemiyor.I don't feel like cooking tonight.
Tom her gün bizim için yemek pişirir.Tom cooks for us every day.
Tom bana alabalığı nasıl pişireceğimi sordu.Tom asked me how to cook trout.
Tom, Mary'nin ne pişirdiğini biliyordu.Tom knew what Mary was cooking.
Tom'un bu akşam yemek pişirmesine gerçekten izin vereceksin değil mi?Are you really going to let Tom cook dinner tonight?
Tom Mary'nin ne pişirdiğini bilmiyordu.Tom didn't know what Mary was cooking.