pisi pisi ile cümle

pisi pisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Çorba pişirmek için büyük bir tencere kullanırım.I use a big pot to cook soup.
Patatesleri kabuklarıyla mı pişirdin?Did you cook the potatoes in their jackets?
Pişirmeye gelince Tom bir uzmandır.Tom is an expert when it comes to cooking.
Neden pişirdiğim yemeği yemedin?Why haven't you eaten the food I cooked?
Tom'un yemek pişirmesi umduğumdan daha lezzetliydi.Tom's cooking was more delicious than I expected.
Benim için pişirdiğin şeyi gerçekten sevdim.I really liked what you cooked for me.
Tom Mary'nin evde olacağını, yemek pişireceğini biliyordu.Tom knew Mary would be at home, cooking.
Domuzu biraz daha pişirmeliydim.I should've cooked the pork longer.
Mary etkileyici bir akşam yemeği pişirdi.Mary cooked an impressive dinner.
Tom Mary'nin akşam yemeği için ne pişirmeyi planladığını biliyordu.Tom knew what Mary was planning to cook for dinner.
Tom şimdi hepimiz için yemek pişiriyor.Tom now cooks for all of us.
Tom bizim için yemek pişirir.Tom cooks for us.
Sen hiç Tom'un pişirdiği bir şeyi tattın mı?Have you ever tasted anything Tom's cooked?
Sadece kendin için mi yemek pişirirsin?Do you cook just for yourself?
En son ne zaman yemek pişirdin?When was the last time you cooked a meal?
Neden akşam yemeğini henüz pişirmedin?Why haven't you cooked dinner yet?
Pişirme süresini 1 dakika 45 saniyeye ayarlayın.Set cooking time for 1 minute 45 seconds.
Mary berbat şekilde pişirdiği akşam yemeğinden utandı.Mary was embarrassed by her badly cooked dinner.
Pastırma ve yumurta pişireceğim.I'll cook bacon and eggs.
Tom kahvaltı pişiriyor.Tom is cooking breakfast.
Bugün ne pişiriyorsun?What are you cooking today?
Bunu kendin mi pişirdin?Did you cook this yourself?
Senin için yemek pişireceğim.I'll cook for you.
Senin için bir şey pişireceğim.I'll cook something for you.
Senin için bir şey pişireyim.Let me cook something for you.
Tom Mary'nin sebze pişirme tarzını sevmiyordu.Tom didn't like the way Mary cooked vegetables.
Tom muhtemelen nasıl pirinç pişireceğimi bilmediğimi düşünüyordu.Tom probably thought I wouldn't know how to cook rice.
Makarnayı çok pişirdim.I overcooked the pasta.
Makarnayı çok uzun pişirdim.I cooked the pasta too long.
Neden akşam yemeğini pişirmiyorsun?Why aren't you cooking dinner?
Tom Mary'nin pişirme tarzını sevmiyordu.Tom didn't like the way Mary cooked.
Tom'un pişirdiği keki senin seveceğini biliyordum.I knew you'd like the cake that Tom baked.
Biz bir günde binden fazla tavuk pişirmeyi başardık.We managed to cook more than a thousand chickens in one day.
Mary'nin doğum günü için bir kek pişiriyorum.I'm baking a cake for Mary's birthday.
Onlar için akşam yemeği pişirdim.We cooked dinner for them.
Senin için akşam yemeği pişirdim.I cooked dinner for you.
Bu kurabiyeleri onlar için pişirdik.We baked these cookies for them.
Bu kurabiyeleri onlar için pişirdim.I baked these cookies for them.
Bu kurabiyeleri onun için pişirdim.I baked these cookies for him.
Onlar için birkaç kurabiye pişirdik.We baked some cookies for them.
Senin için biraz kurabiye pişirdim.I baked some cookies for you.
Onlar için birkaç kurabiye pişirdim.I baked some cookies for them.
Onun için birkaç kurabiye pişirdim.I baked some cookies for him.
Biz onlar için birkaç kek pişirdik.We've baked some cakes for them.
Ben onlar için bir kek pişirdim.I've baked a cake for them.
Ben onun için bir kek pişirdim.I've baked a cake for him.
Tom ekmek pişirdi.Tom baked bread.
Tom bir pasta pişirdi.Tom baked a pie.
Ne istersen sana pişireceğim.I'll cook you whatever you want.
Tom browni kurabiye pişirdi.Tom baked brownies.
Tom Mary için yemek pişirir.Tom cooks for Mary.
Tom çok iyi yemek pişirir.Tom cooks very well.
Tom iyi yemek pişiremez.Tom can't cook well.
Yemek pişirmede iyi değildir.She is not good at cooking.
Bir ara sana akşam yemeği pişireyim.Let me cook you dinner sometime.
Tom Mary'nin partisi için üç düzine kurabiye pişirdi.Tom baked three dozen cookies for Mary's party.
Tom bana yemek pişirmeyi isteyip istemediğimi sordu.Tom asked me if I would like to cook.
Tom Mary'nin ne pişirdiğini görmek için mutfağa gitti.Tom went into the kitchen to see what Mary was cooking.
Annemin yemek pişirmesini özlüyorum.I miss my mom's cooking.
Akşam yemeği için ne pişirdin?What did you cook for dinner?

İlgili Sayfalar