pisi ile cümle
pisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hava o kadar sıcak ki bir arabanın kaputunda yumurta pişirebilirsiniz.It's so hot that you could cook an egg on the hood of a car.
Eti nasıl pişireceğinizi biliyor musunuz?Do you know how to cook meat?
Sana fasulye pişireceğim.I'll boil you the beans.
Son zamanlarda pişirmedeki becerisini geliştirdi.She has improved her skill in cooking recently.
Ben geçen baharda bir aşçılık dersi aldım ve ekmek pişirmeyi öğrendim.I took a cooking class last spring and learned to bake bread.
Dışarısı sıcak olduğunda yemek pişirmeyi sevmiyorum.I don't like to cook when it's hot outside.
Mutfakta ne pişiyor?What is cooking in the kitchen?
Tuz, yemek pişirmek için gereklidir.Salt is necessary for cooking.
Bob yemek pişirebilir.Bob can cook.
Paula ve ben pazar günü akşam yemeği pişirdik.Paula and I cooked dinner on Sunday.
Bu balığı Fransa’da nasıl pişiriyorsunuz?How do you cook this fish in France?
Ekmek bir fırında pişirilir.Bread is baked in an oven.
Doğru, yemek pişirme hakkında çok şey biliyor, ama iyi bir ahçı değil.It's true that she knows a lot about cooking, but she isn't a good cook.
Sukiyakinin nasıl pişirileceğini lütfen bana anlat.Please tell me how to cook sukiyaki.
O, yağda pişirildi.That was cooked in oil.
Turtayı gerçekten kendin mi pişirdin?Did you really bake the pie by yourself?
Peki, ben ekmek pişiriyorum.Well, I bake bread.
Jack bizim için yemek pişirmekle meşgul.Jack is busy cooking for us.
Jane bana yemek pişirmek isteyip istemediğimi sordu.Jane asked me if I would like to cook.
İşte annemin pişirdiği balık.Here is the fish my mother baked.
Pilavı pişirme şeklimiz budur.This is how we cook rice.
Bu yemekler bana annemin yemek pişirmesini hatırlatıyor.These dishes remind me of my mother's cooking.
Et sadece yarı pişirilir.The meat is only half cooked.
Bu tarz pişirme Çin'e özgüdür.This style of cooking is peculiar to China.
Bu eti biraz daha pişirir misin?Could you cook this meat a little more?
Aşçı eti ızgarada pişirdi.The cook broiled the meat.
Benim balık pişirme şeklim budur.This is how I cook fish.
Genellikle balık pişirme tarzım budur.This is how I usually cook fish.
Gazla mı yoksa elektrikle mi yemek pişirirsin?Do you cook by gas or electricity?
Sana güzel bir akşam yemeği pişireceğim.I'm going to cook you a nice dinner.
Sana güzel sıcak akşam yemeği pişirdim.I've cooked you a nice hot dinner.
Hiç kimse Emily'den daha güzel elmalı turta pişirmez.No one bakes a finer apple pie than Emily.
Onun kızı yemek pişirmede kötüdür.Her daughter is bad at cooking.
Yemek pişirebilir misin?Can you cook a meal?
Nasıl balık pişireceğini biliyor musun?Do you know how to cook fish?
Okulundaki her erkek çocuk pişirmeyi öğrenmek zorunda mıdır?Does every boy have to learn cooking in your school?
Ben, sizin için alışveriş yapacağım, evi temizleyeceğim, ve akşam yemeği pişireceğim.I'll do your shopping, clean up the house, and cook your dinner for you.
Senin yemek pişirdiğini hiç görmedim. Hiç herhangi bir şey pişirebilir misin?I've never seen you cook. Can you cook anything at all?
İki erkek çocuk yemeklerini kendi aralarında pişirdi.The two boys cooked their meal between them.
Bu akşam sana yemek pişireceğim.I'll cook for you tonight.
Şimdi yemek pişiriyorum.I am cooking now.
Karısı dışarıda olduğu için, kendisine akşam yemeği pişirdi.His wife being out, he cooked dinner for himself.
Karım dışarıda yemeyi sever ve bu yüzden yemek pişirmek zorunda değildir.My wife likes to eat out and so she doesn't have to cook.
Kız kardeşim mutfakta yemek pişiriyor.My sister is cooking in the kitchen.
Ben akşam yemeğini pişirdim.I cooked dinner.
Eve geldiğimde, akşam yemeği pişiriyordu.When I came home, he was cooking dinner.
Eve geldiğimde kız kardeşlerim yemek pişiriyordu.My sisters were cooking when I came home.
Kız kardeşim yemek pişirmeye alışkın değildir.My sister isn't used to cooking.
Pişirmede anneme yardım ettim.I helped my mother with the cooking.
Annem her sabah ekmek pişirir.My mother bakes bread every morning.
Annem akşam yemeği pişirmekle meşgul.My mother is busy cooking supper.
Akşam yemeğini nasıl pişireceğimi biliyorum.I know how to cook dinner.
Tenis oynamaktan daha iyi yemek pişirebilirim.I can cook better than I can play tennis.
Şu anda yemek pişirmekle meşgulüm.I am busy cooking at the moment.
Bugün akşam yemeği pişirmek zorundayım.I have to cook dinner today.
Dün akşam akşam yemeğini pişirdim.I cooked supper last night.
Bazen akşam yemeği pişiririm.I sometimes cook dinner.
Kendim için yemek pişirmeye alışkınım.I'm used to cooking for myself.
Oğluma akşam yemeğini pişirttim.I got my son to cook supper.
Ben çorbayı büyük tencerede pişiririm.I cook soup in a big pot.