& Alt- piksel gölgeleme kullan:サブピクセルレンダリングを使う(U):
Ama sonra, Fark ettim ki o piksellerle aynı zamanda oynamayı da istiyordum.Ale później uświadomiłem sobie, że chciałbym interakcji z tymi pikselami.
Ama sonra, Fark ettim ki o piksellerle aynı zamanda oynamayı da istiyordum.De később rájöttem, hogy kommunikálni is szeretnék ezekkel a pixelekkel.
Ama sonra, Fark ettim ki o piksellerle aynı zamanda oynamayı da istiyordum.Doch später realisierte ich, dass ich mit diesen Pixeln auch Interagieren wollte.
Ama sonra, Fark ettim ki o piksellerle aynı zamanda oynamayı da istiyordum.Later besefte ik dat ik ook wilde interageren met die digitale pixels.
Ama sonra, Fark ettim ki o piksellerle aynı zamanda oynamayı da istiyordum.Mais plus tard, je me suis rendu compte que je voulais aussi interagir avec ces pixels.
Ama sonra, Fark ettim ki o piksellerle aynı zamanda oynamayı da istiyordum.Ma poi mi sono accorto che volevo anche interagire con questi pixel.
Ama sonra, Fark ettim ki o piksellerle aynı zamanda oynamayı da istiyordum.Mas mais tarde, percebi que também queria interagir com esses pixels digitais.
Ama sonra, Fark ettim ki o piksellerle aynı zamanda oynamayı da istiyordum.Men senere, realiserede jeg at jeg faktisk ville interagere med disse digitale pixels, også.
Ama sonra, Fark ettim ki o piksellerle aynı zamanda oynamayı da istiyordum.Nhưng sau đó, tôi nhận ra mình cũng muốn tương tác với các điểm ảnh kỹ thuật số.
Ama sonra, Fark ettim ki o piksellerle aynı zamanda oynamayı da istiyordum.Pero después, me di cuenta que también quería interactuar con esos pixeles digitales.
Ama sonra, Fark ettim ki o piksellerle aynı zamanda oynamayı da istiyordum.Později jsem však zjistil, že chci zasahovat i do těch dat.
Ama sonra, Fark ettim ki o piksellerle aynı zamanda oynamayı da istiyordum.Tapi kemudian, saya ingin juga bisa berinteraksi dengan pixel-pixel itu,
Ama sonra, Fark ettim ki o piksellerle aynı zamanda oynamayı da istiyordum.Αλλά μετά, συνειδητοποίησα ότι ήθελα επιπλέον να αλληλεπιδρώ με αυτά τα ψηφιακά pixels.
Ama sonra, Fark ettim ki o piksellerle aynı zamanda oynamayı da istiyordum.Но затем я понял, что мне необходимо как-то работать с электронной информацией.
Ama sonra, Fark ettim ki o piksellerle aynı zamanda oynamayı da istiyordum.Но по-късно, осъзнах, че искам също и да си взаимодействам с тези дигитални пиксели.
Ana pencerenin piksel olarak boyuA főablak magassága képpontban
Ana pencerenin piksel olarak boyuAltezza della finestra principale, in pixel
Ana pencerenin piksel olarak boyuAltura da janela principal, em pixels
Ana pencerenin piksel olarak boyuAltura de la ventana principal, en píxeles
Ana pencerenin piksel olarak boyuHauteur de la fenêtre principale, en pixel.
Ana pencerenin piksel olarak boyuHöhe des Hauptfensters, in Pixeln
Ana pencerenin piksel olarak boyuHoogte van het hoofdvenster, in pixels
Ana pencerenin piksel olarak boyuHovedvinduets højde i pixel
Ana pencerenin piksel olarak boyuHuvudfönstrets höjd, i bildpunkter
Ana pencerenin piksel olarak boyu주 작업창 높이( 화소)
Ana pencerenin piksel olarak boyuWysokość głównego okna, w pikselach
Ana pencerenin piksel olarak boyuΎψος του κύριου παραθύρου, σε εικονοστοιχεία
Ana pencerenin piksel olarak boyuВисота головного вікна, у пікселях
Ana pencerenin piksel olarak boyuالارتفاع من رئيسي نافذة بوصة بكسلات
Ana pencerenin piksel olarak boyuメインウィンドウの高さ (ピクセル単位)
Ana pencerenin piksel olarak eniA főablak szélessége képpontban
Ana pencerenin piksel olarak eniAnchura de la ventana principal, en píxeles
Ana pencerenin piksel olarak eniBreedte van het hoofdvenster, in pixels
Ana pencerenin piksel olarak eniBreite des Hauptfensters, in Pixeln
Ana pencerenin piksel olarak eniHovedvinduets bredde i pixel
Ana pencerenin piksel olarak eniHuvudfönstrets bredd, i bildpunkter
Ana pencerenin piksel olarak eni주 작업창 너비( 화소)
Ana pencerenin piksel olarak eniLargeur de la fenêtre principale, en pixel.
Ana pencerenin piksel olarak eniLarghezza della finestra principale, in pixel
Ana pencerenin piksel olarak eniLargura da janela principal, em pixels
Ana pencerenin piksel olarak eniSzerokość głównego okna, w pikselach
Ana pencerenin piksel olarak eniΠλάτος του κύριου παραθύρου, σε εικονοστοιχεία
Ana pencerenin piksel olarak eniШирина головного вікна, у пікселях
Ana pencerenin piksel olarak eniالعرض من رئيسي نافذة بوصة بكسلات
Ana pencerenin piksel olarak eniメインウィンドウの幅 (ピクセル単位)
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.Denn im moment sind Pixel auf rechteckige Maschinen beschränkt, die in unsere Taschen passen.
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.Fordi pixler er faktisk, lige nu, begrænset til disse firkantede apparater der passer i vores lomme.
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.Hiszen jelenleg a pixelek ezekbe a négyszögletes, zsebméretű szerkezetekbe vannak bezárva.
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.Karena pixel, saat ini, terkurung dalam monitor seukuran saku kita.
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.지금의 디지털 화소는 주머니에 들어갈 정도로 작게 나오고 있기 때문에 그런 것이 가능합니다.
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.Perché i pixel, al momento, sono confinati dentro questi dispositivi rettangolari che ci stanno nelle tasche.
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.Porque os pixels, neste momento, estão limitados a estes dispositivos retangulares que cabem no bolso.
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.Teraz piksele zamknięte są w kanciastych urządzeniach w naszej kieszeni.
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.Vì các điểm ảnh (pixel) bị giới hạn trong các thiết bị hình chữ nhật này để vừa với túi quần chúng ta.
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.Všechny pixely jsou ve skutečnosti uvězněny v těchto hranatých krabičkách, do kapsy.
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.Want pixels zijn vandaag beperkt tot rechthoekige dingen die in onze broekzak passen.
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.Пикселы сегодня заключены в различные прямоугольные устройства, вмещающиеся в карман.
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.כי פיקסלים נעולים כבר כעת ממש בתוך ההתקנים המלבניים הללו המותאמים לכיסים שלנו.
An itibariyle, pikseller cebimize sığmakta olan dikdörtgen cihazların içinde sınırlı durumdalar.لأن البكسلز،حالياً محصورة في هذه الأجهزة المستطيلة التي تناسب حجم جيبك.