pi ile cümle
pi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Boş zamanında, o en sık piyano çalar.During her free time, she most often plays piano.
Piyangoyu kazanmak herkesin hayalidir.It's everybody's dream to win the lottery.
Bu eti biraz daha pişirebilir misin?Can you cook this meat a little more?
Ben yenilebilir pirinç kağıdı ve karamele sarılmış bir muz yedim.I ate a banana wrapped in edible rice paper and caramel.
Hobilerim yemek pişirme ve okuma.My hobbies are cooking and reading.
Piyanoyu çalan kız benim kız kardeşim.The girl that plays the piano is my sister.
Onun elleri pis.His hands are dirty.
Pirinç bu alanda ekilir.Rice is planted in this field.
Çiftçiler pirinç ekiyor.The farmers are planting rice.
Pirinç bu alanda dikilecek.Rice will be planted in this field.
Benim küçük kız kardeşim her gün piyano çalar.My younger sister plays piano every day.
Ben yemek pişirmekten nefret ederim, ya sen?I hate cooking. How about you?
Tom pizza sipariş etti.Tom ordered a pizza.
Pizza hazır.The pizza's ready.
Yemek pişireyim!Let me cook!
Tom kahvaltı pişirdi.Tom cooked breakfast.
Siz bir pisliksiniz, Beyefendi!You're a creep, Mister!
Prenses piyanonun yanında durdu.The princess stood next to the piano.
Ben internette pizza sipariş ettim.I ordered pizza on the internet.
Tom profesyonel olarak piyano çalardı.Tom used to play the piano professionally.
Siktir git, pislik!Fuck you, asshole.
Pireyi deve yapma.Don't make such a big deal out of small things.
Pirates, buccaneers ve privateers eşanlamlı sözcükler değildir.Pirates, buccaneers and privateers are not synonyms.
Sen çarmıhta pişman olacaksın.You'll repent at the cross.
Tom bir bencil pislik.Tom is a self-centered jerk.
O kesinlikle hiçbir pişmanlık belirtisi göstermedi.She showed absolutely no sign of remorse.
Tom pilotun sarhoş olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom said he thought the pilot was drunk.
İyice düşünmeden evlenirsen düşünmeye vakit bulunca pişman olursun.Marry in haste, repent in leisure.
Piyangoyu kazanırsam sana yeni bir araba alırım.If I won the lottery, I'd buy you a new car.
Ben bundan pişman değilim.I don't regret this.
Keşke karım nasıl yemek pişireceğini daha iyi bilse.I wish my wife knew how to cook better.
Ben yemek pişirmem.I don't cook.
Bu piyanistin çok esnek parmakları var.This pianist has very flexible fingers.
Piyano çalarken büyük ellere sahip olmak küçük ellere sahip olmaktan daha iyidir.It's better to have larger hands than smaller hands when playing the piano.
Piyano resitalin için ne çalacaksın?What will you play for your piano recital?
Bir pizza sipariş edelim.Let's order a pizza.
Bir çift büyük pizza sipariş edelim.Let's order a couple of large pizzas.
Onunla evlenmediğime pişmanım.I regret not marrying her.
Benim bir sürü pişmanlıklarım var.I have a lot of regrets.
Tom her gün üç saat piyano çalışırdı.Tom used to practice the piano three hours every day.
Ben gençken çok piyano çalardımI used to play the piano a lot when I was younger.
Tom benim sık sık gittiğim bir kulüpte piyano çalardı.Tom used to play piano at a club I often go to.
Bir günde üç yemek pişirirdim.I used to cook three meals a day.
Tom piyano dersleri alıyor.Tom takes piano lessons.
Ben her gün piyano çalışmak zorundayım.I have to practice the piano every day.
Ben eve geldiğimde, Tom piyano çalışıyordu.When I came home, Tom was practicing piano.
Pili tasarruf etmeye çalışsam iyi olur.I'd better try saving the battery.
Vietnamcada "haşlanmış pirinç"i nasıl söylüyorsunuz?How do you say "steamed rice" in Vietnamese?
Tom nota okuyamıyor, bu yüzden notasız piyano çalıyor.Tom can't read music, so he plays the piano by ear.
Tom piyanoda Für Elise çalmayı öğrendi.Tom learned to play Für Elise on the piano.
Für Elise benim piyanoda çalmayı öğrendiğim ilk parçalarından biridir.Für Elise is one of the first pieces that I learned to play on the piano.
Tom bir piyano ayarlayıcı.Tom is a piano tuner.
Ona yalan söylediğime pişman oldum.I regretted lying to him.
Tom'a yalan söylemekten pişmanım.I regret lying to Tom.
Bir pislik olmaktan vazgeç.Stop being a jerk.
Burnunu tıka böylece pis kokuyu koklamazsın.Hold your nose so you don't smell the stench.
Biz küçük bir tepe üzerindeki bir yeşil alanda piknik yaptık.We had a picnic in a green field on a small hill.
Tom'un şimdi bundan pişman olduğunu biliyorum.I'm sure Tom regrets it now.
Çoğu Japon her gün pilav yer.Most Japanese eat rice every day.
İnsanlar böyle pislik olmasaydı, belki de hepimiz daha iyi olurduk.If people weren't such jerks, maybe we'd all be better off.