pi ile cümle

pi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Piknik yapmak için daha iyi bir yer düşünemedim.I couldn't think of a better place to have a picnic.
Piknikte çok eğleneceğini düşünüyorum.I think you're going to have a lot of fun at the picnic.
Piknikte birçok erkek yoktu.There weren't many boys at the picnic.
Pinikten hoşlanacağını düşünüyorum.I think you'll enjoy the picnic.
Piknikten hoşlanacağınızı düşünüyorum.I think you'll enjoy the picnic.
Piller bitti.The batteries are dead.
Bu piller bitti.These batteries are dead.
Benim pil bitti.My battery died.
Tom'un yemek pişirmesi umduğumdan daha lezzetliydi.Tom's cooking was more delicious than I expected.
Benim için pişirdiğin şeyi gerçekten sevdim.I really liked what you cooked for me.
Tom yaptıklarından pişman olmuş gibi görünüyordu.Tom seemed to regret what he had done.
Tom Mary'nin evde olacağını, yemek pişireceğini biliyordu.Tom knew Mary would be at home, cooking.
Bu sabah buraya geldiğimde Tom hâlâ pijamasının ve bornozunun içindeydi.Tom was still in his pajamas and bathrobe when I got here this morning.
Yapmaktan pişman olduğum bir şey yaptım.I did something I regretted doing.
Yemekten pişman olduğum bir şey yedim.I ate something I regretted eating.
Tom reddinden pişman olmadı.Tom didn't regret his refusal.
Tom akşam 10.00'dan sonra Mary'nin piyano çalmasına hiç izin vermedi.Tom never permitted Mary to play the piano after 10:00 p.m.
Bu şu ana kadar yediğim en lezzetli pizza.This is the most delicious pizza I've ever eaten.
Ameliyatından sonra piyano çalamayabilirsin.You might not be able to play the piano after your operation.
Tom hayır demekten pişman olmadı.Tom didn't regret saying no.
Piyano çalabileceğini söylediğini düşünüyordum.I thought you said you could play the piano.
Tom bana piyanosunu taşımasına yardım edip etmeyeceğimi sordu.Tom asked me if I would help him move his piano.
Domuzu biraz daha pişirmeliydim.I should've cooked the pork longer.
Mary etkileyici bir akşam yemeği pişirdi.Mary cooked an impressive dinner.
Tom Mary'nin akşam yemeği için ne pişirmeyi planladığını biliyordu.Tom knew what Mary was planning to cook for dinner.
Onlar zaten pisliği temizledi.They've already cleaned up the mess.
Tom şimdi hepimiz için yemek pişiriyor.Tom now cooks for all of us.
Tom bizim için yemek pişirir.Tom cooks for us.
Peki, buna pişman olacaksın.Well, you'll regret it.
Bu pijama senin için çok büyük.Those pajamas are too big for you.
Tom günde üç saat piyano çalışır.Tom practices the piano three hours a day.
Piknik bütün gün sürdü.The picnic lasted the whole day.
Son zamanlarda pizza yemedim.I haven't eaten pizza recently.
Tom pili şarj etmek zorundaydı.Tom had to charge the battery.
Sen hiç Tom'un pişirdiği bir şeyi tattın mı?Have you ever tasted anything Tom's cooked?
Sadece kendin için mi yemek pişirirsin?Do you cook just for yourself?
Sabahleyin bu kadar erken saatte gerçekten pizza yemek istiyor muyuz?Do we really want to eat pizza this early in the morning?
En son ne zaman yemek pişirdin?When was the last time you cooked a meal?
Neden akşam yemeğini henüz pişirmedin?Why haven't you cooked dinner yet?
Bu, piyasada en gelişmiş model.It's the most sophisticated model on the market.
Pişirme süresini 1 dakika 45 saniyeye ayarlayın.Set cooking time for 1 minute 45 seconds.
Pilot ne dedi?What did the pilot say?
O, şimdi restoranda Özbek pilavı yiyor.He's eating Uzbek pilaf at the restaurant now.
Mary berbat şekilde pişirdiği akşam yemeğinden utandı.Mary was embarrassed by her badly cooked dinner.
Tom çocukluğunun çok az fotoğrafı olmasından pişman.Tom regrets that there are so few photos of his childhood.
Pastırma ve yumurta pişireceğim.I'll cook bacon and eggs.
Pizza yemek istiyorum.I want to eat pizza.
Pizza beş dakika içinde burada olacak.The pizza will be here in five minutes.
Tom kahvaltı pişiriyor.Tom is cooking breakfast.
Bugün ne pişiriyorsun?What are you cooking today?
Bunu kendin mi pişirdin?Did you cook this yourself?
Senin için yemek pişireceğim.I'll cook for you.
Senin için bir şey pişireceğim.I'll cook something for you.
Senin için bir şey pişireyim.Let me cook something for you.
Sana karşı dürüst olmadığım için pişmanım.I regret not having been honest with you.
Dün piknik nasıldı?How was the picnic yesterday?
Tom Mary'nin sebze pişirme tarzını sevmiyordu.Tom didn't like the way Mary cooked vegetables.
Bunu yaptığına pişman olmayacaksın.You won't regret doing this.
Bunu yaptığına pişman olacaksın.You'll regret doing this.
Onu yaptığıma pişman oldum.I regretted doing that.

İlgili Sayfalar