pi ile cümle

pi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onun için kahvaltı pişirmeliyim.I must cook breakfast for her.
Tom çok zaman israf ettiğine pişman oldu.Tom regretted having wasted so much time.
Yaptığıma pişman olduğum bir şey yaptım.I did something I regret doing.
Daha sonra pişman olacağın bir şey yapma.Don't do anything you'll regret later.
Bizim için bir şey pişirir misin?Would you mind cooking something for us?
Açsan sana bir şey pişirebilirim.I can cook you something if you're hungry.
Bir pizza sipariş ettik.We've ordered a pizza.
Yarın pikniğe gidiyoruz.We're going on a picnic tomorrow.
Bir pizza sipariş edeceğiz.We'll order a pizza.
Parkta bir piknik yapacağız.We'll have a picnic in the park.
Bir pizza sipariş edebiliriz.We can order a pizza.
Bir pizza ısmarlayabiliriz.We can order a pizza.
Piyangoyu kazandık.We won the lottery.
Dün gece bir pizza için dışarı çıktık.We went out for a pizza last night.
Tom ve ben işten sonra sık sık pizza için dışarı çıkarız.Tom and I often go out for pizza after work.
Bizim bodrumda hava bir piyano için çok nemli.It's too damp in our basement for a piano.
Bir piknik için güzel bir gün.It's a good day for a picnic.
Bugün ne pişirmek istiyorsun?What do you want to cook today?
Bu kurabiyeleri Tom'a pişirdim.I baked these cookies for Tom.
Tom'a bazı çörekler pişirdim.I baked some cookies for Tom.
Tom'a bir kek pişirdim.I've baked a cake for Tom.
Tom için akşam yemeği pişirdim.I cooked dinner for Tom.
Onu söyler söylemez pişman oldum.I regretted it as soon as I said it.
Piyano çalıyorsun, değil mi?You play the piano, don't you?
O, eşi ateşin yanında pişirirken, oturup okudu.He sat down and read while his wife was cooking by the fire.
Seninle evlendiğime asla pişman olmadım.I've never regretted marrying you.
Bu şimdiye kadar yediğim en iyi pizza.This is the best pizza I've ever eaten.
Saatin pili bitti.The watch's battery ran out.
Benim cep telefonumun pili öldü.My cellphone's battery is dead.
Telefonumun pili bitti.My phone is dead.
Pistten çıkıyorsun.You're getting off track.
Onlar gazetede onlar hakkında bir sürü pis dedikodu yazdı.They wrote a lot of nasty gossip about them in the newspaper.
Onu yaptığıma pişmanım.I regret that I did that.
O pisliği temizleyin.Clean up that mess.
Bundan pişman olmaya başlıyorum.I'm beginning to regret it.
Tecavüzcü, yargılanması sırasında hiçbir pişmanlık işareti göstermedi.The rapist showed no signs of remorse during his trial.
Bu pis bir hal alabilir.It could get messy.
Piknik için kesinlikle güzel bir gün.It certainly is a good day for a picnic.
Pişman olacağımız şeyleri yapmayalım.Let's not do things we'll regret.
Hâlâ piyano çalıyor musun?Do you still play the piano?
En çok ne pişirmeyi seversin?What do you like to cook the most?
Hâlâ bu pisliği temizlememiz gerekiyor.We still need to clean up this mess.
Tom çok iyi yemek pişirmez.Tom doesn't cook very well.
Tom hafta sonları tüm yemek pişirme işini yapar.Tom does all the cooking on weekends.
Tom ve Mary geçen hafta sonu birlikte pikniğe gitti.Tom and Mary went on a picnic together last weekend.
Tom'un bir pizzacısı var.Tom owns a pizzeria.
Tom fırın satışı için bazı kekler pişirdi.Tom baked some brownies for the bake sale.
Tom piyano çalamaz.Tom can't play the piano.
Tom bana piyanoda eşlik etti.Tom accompanied me on the piano.
Tom Mary'nin doğum günü partisi için bir kek pişirdi.Tom baked a cake for Mary's birthday party.
Tom dört yanlış PIN numarasını girdikten sonra ATM onun kartını yuttu.After Tom had entered four wrong PIN numbers, the ATM swallowed his card.
Tom'un babası ona her gün en az otuz dakika piyano çalıştırdı.Tom's father made him practice the piano every day for at least thirty minutes.
Tom bize lezzetli bir yemek pişirdi.Tom cooked us a delicious meal.
Tom bütün öğleden sonra yemek pişiriyor.Tom has been cooking all afternoon.
Tom piyanoda benden daha iyi.Tom is better at the piano than I am.
Bu kadar çok parayı harcadığıma pişmanım.I regret spending so much money.
Tom bana bir kek pişirdi.Tom baked me a cake.
Tom Mary'ye bir kek pişirdi.Tom baked Mary a cake.
Tom benden iyi piyano çalabiliyor.Tom can play the piano better than I can.
Tom biraz kurabiye pişirdi.Tom baked some cookies.

İlgili Sayfalar