pi ile cümle
pi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
PIN numarasını değiştirmek istiyorum.I want to change the PIN number.
PIN numarasını unuttum.I forgot the PIN number.
Kaldığım otel pis.The hotel that I stay in is dirty.
Evim pis.My house is dirty.
Pizza yolda.The pizza's on the way.
Gelecek hafta sonu Tom ve ailesiyle pikniğe gideceğim.I'll be going on a picnic with Tom and his family next weekend.
Bu sabah ziyaret ettiğimde, Tom hâlâ pijamalarının içindeydi.When I stopped by this morning, Tom was still in his pajamas.
Tom bir kamyon sürüyor ve karısı bir pikap sürüyor.Tom drives a truck and his wife drives a station wagon.
Piknikte kaç kişi olacağına dair bir fikrim yok.I have no idea how many people will be at the picnic.
Tom, babasının önerdiğini yapmamaktan pişman oluyor.Tom regrets not doing what his father recommended.
Tom ve Mary John ve Alice ile birlikte pikniğe gitti.Tom and Mary went on a picnic with John and Alice.
Tom bir pipetle çikolatalı süt içiyordu.Tom was drinking chocolate milk through a straw.
Belki geldiğin gelecek sefere senin için yemek pişiririm.Maybe next time you come over I'll cook for you.
Tom pipetle çikolatalı süt içiyor.Tom was drinking chocolate milk with a straw.
Tom ve Mary hala ping pong oynuyorlar.Tom and Mary are still playing ping pong.
Tom yemek pişirecek kişi.Tom is the one who'll do the cooking.
Pillerle ne yaptın?What did you do with the batteries?
Sen piyanoyu çalabildiğini söyledin.You said you could play the piano.
Tom piyanoda Mary'nin yanına oturdu.Tom sat next to Mary at the piano.
Piyanoyu çalan kişi Tom.Tom is the one playing the piano.
Tom zaten yaptığına pişman.Tom already regrets what he did.
Tom John'un pijamalarını giyiyordu.Tom was wearing John's pajamas.
Tom, Mary'nin iyi bir pilot olduğunu söyledi.Tom said Mary was a good pilot.
Tom canı nadiren yemek pişirmek ister.Tom seldom feels like cooking.
Tom yemek pişirmede iyi olduğunu söylüyor.Tom says he's good at cooking.
Tom onun yaptığından pişmanlık duyar.Tom regrets doing what he did.
Bu piknik için harika bir gün.It's a great day for a picnic.
Neden pijama giyiyorsun?Why are you in your pajamas?
Tom Mary'ye hakaret ettiğine pişman.Tom regrets insulting Mary.
Benim pijamalarımı giyiyorsun.You're wearing my pajamas.
Tom Mary'nin yemek pişirmesinden nefret ediyor.Tom hates Mary's cooking.
Tom iyi bir pilottu.Tom was a good pilot.
Tom bir pislikti.Tom was a jerk.
Karanlık pencereden gelen bir ışık pırıltısı vardı.There was a glimmer of light from the dark window.
Annem bana nasıl yemek pişirileceğini öğretti.My mom taught me how to cook.
Ben bir pizza partisine davet edildim.I was invited to a pizza party.
O gerçekten komşunun evindeki pizza partisinden hoşlandı.She really enjoyed the pizza party at the neighbor's.
Lütfen bana bir bardak pirinç verir misin?Please give me a cupful of rice.
Bez çok pis kokuyor.The nappy smells very dirty.
Akşam yemeği için ne pişireyim?What shall I cook for dinner?
O bir piliç satın aldı.She bought a chick.
O, piyano çalıyor.He plays the piano.
Akşam yemeğini pişirmek zorundayım.I have to cook dinner.
Izgarada pişmiş balığı severim.I like fish cooked on the grill.
Pastalar hala pişiyor.The pies are still cooking.
Ekmek fırında pişiyor.The bread is baking in the oven.
Pizza'nın hâlâ hazır olmadığına inanamıyorum.I can't believe that the pizza still isn't done.
Vaov! Bu restorandaki pilav gerçekten iyi!Wow! The pilaf at this restaurant is really good!
Pizza yerdim.I used to eat pizza.
300 gram pirinç pişir.Cook 2 Japanese cups of rice.
Yaklaşık bir buçuk fincan pirinç pişirin.Cook about one and a half cup of rice.
Onu piyano çalarken gördüm.I have seen her playing the piano.
Tom pijamalarını giyip yatağa uzandı.Tom put on his pajamas and climbed into bed.
Gerçekten pizzayı seviyor gibi görünüyorsun.You really seem to love pizza.
Gerçekten bir pisliksin.You really are a jerk.
Yemek pişirmede iyi olan bir kadın istiyoruz.We want a woman who's good at cooking.
O, pijamasının içinde dizüstü bilgisayarının önünde oturdu.She sat in front of her laptop in her pajamas.
Tom İtalyan pilavını sever.Tom loves risotto.
Pijamayla okula gelmek, ne kadar da tembel!Coming to school in your pajamas, how lazy!
O, pijama giydi.She wore pajama pants.