Benim oğlum şimdi bir asi yaşta görünüyor ve pervasızca bize karşı çıkıyor.It seems that my son is now at a rebellious age and recklessly opposes us.
Pervasızca sürerek kendini öldürdü.He killed himself by driving recklessly.
Ayetlerimizi pervasızca yalanlamışlardı.And rejected Our signs as lies.
Hükümdar onları pervasızca harcadı ve bu Türklerin, Afrikalıların ve Perslerin isyanına neden oldu.The ruler spent recklessly, causing a revolt of Turks, Africans, and Persians for their pay.
Ama bence, pervasızca merak etmek aslında dünyanın ihtiyacı olan bir şey şu anda, birazcık bile olsa.Ale, wiecie, w takiej lekkomyślnej ciekawości jest wiele tego co Świat właśnie teraz potrzebuje. choć trochę.
Ama bence, pervasızca merak etmek aslında dünyanın ihtiyacı olan bir şey şu anda, birazcık bile olsa.Dar, ştiţi, cred că curiozitatea nestăpânită e ce are nevoie lumea acum, numai puţin.
Ama bence, pervasızca merak etmek aslında dünyanın ihtiyacı olan bir şey şu anda, birazcık bile olsa.De tudják, szerintem a merész kíváncsiság lenne az, ami most a világnak kéne, legalább egy kis mértékben.
Ama bence, pervasızca merak etmek aslında dünyanın ihtiyacı olan bir şey şu anda, birazcık bile olsa.하지만, 전 쉼없는 궁금증이 지금 세상이 필요로 하는 것이라고 생각합니다. 조금 말입니다.
Ama bence, pervasızca merak etmek aslında dünyanın ihtiyacı olan bir şey şu anda, birazcık bile olsa.Ma, sapete, credo che una curiosità spericolata sia ciò di cui il mondo ha bisogno ora, solo un po'.
Ama bence, pervasızca merak etmek aslında dünyanın ihtiyacı olan bir şey şu anda, birazcık bile olsa.Men jag tror att otyglad nyfikenhet är vad världen behöver idag, i alla fall en gnutta.
Ama bence, pervasızca merak etmek aslında dünyanın ihtiyacı olan bir şey şu anda, birazcık bile olsa.Pero, saben, creo que hoy el mundo necesita una curiosidad sin límites, sólo un poquito.
Ama bence, pervasızca merak etmek aslında dünyanın ihtiyacı olan bir şey şu anda, birazcık bile olsa.Tapi, anda tahu, saya pikir keingintahuan yang nekatlah yang dibutuhkan dunia sekarang, sedikit saja.
Ama bence, pervasızca merak etmek aslında dünyanın ihtiyacı olan bir şey şu anda, birazcık bile olsa.Но, знаете, мне кажется именно безрассудного любопытства не хватает сейчас нашему миру, хотя бы немножко.
Ama bence, pervasızca merak etmek aslında dünyanın ihtiyacı olan bir şey şu anda, birazcık bile olsa.אבל, אתם יודעים, אני חושב שסקרנות פזיזה היא מה שהעולם זקוק לו כרגע, רק קצת.
Ama bence, pervasızca merak etmek aslında dünyanın ihtiyacı olan bir şey şu anda, birazcık bile olsa.لكنني اعتقد ان الفضول المتهور هو ما يحتاجه العالم الان، فقط القليل من ذلك.
Ama bence, pervasızca merak etmek aslında dünyanın ihtiyacı olan bir şey şu anda, birazcık bile olsa.今の世の中に必要なんじゃないかな、 ちょっとぐらいはね。 (拍手)
Fosil yakıtları diğer sera gazlarıyla birlikte pervasızca yakılıyor, ve iklim değişikliğine öncülük yapıyoruz.우리는 무모하게 화석연료를 태우면서 온실 가스를 만들고, 그 결과로 기후 변화가 일어납니다.
Fosil yakıtları diğer sera gazlarıyla birlikte pervasızca yakılıyor, ve iklim değişikliğine öncülük yapıyoruz.יש לנו בעירה חסרת אחריות של דלקי מאובנים, בנוסף למה שמכונה, גזי החממה האחרים, שמובילים לשינויים אקלימיים.
Fosil yakıtları diğer sera gazlarıyla birlikte pervasızca yakılıyor, ve iklim değişikliğine öncülük yapıyoruz.ولدينا الحرق الإعتباطي للوقود الأحفوري إلى جانب غازات الاحتباس الحراري الأخرى، كما تسمى، أدت إلى تغير المناخ.
Fosil yakıtları diğer sera gazlarıyla birlikte pervasızca yakılıyor, ve iklim değişikliğine öncülük yapıyoruz.それとともに温暖化ガスを排出し そして気候変動を引き起すのです やっと 世界中の人々は最近の 異常気候に気がつくようになったのです