peru ile cümle

peru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu Peru'dan, gümüştür.Isso é do Peru.
Bu Peru'dan, gümüştür. Mm. - Ama burayı terketmeyi düşünüyorsun.To je iz Peruja, srebrna plošča.
Bu Peru'dan, gümüştür. Mm.Det där är från Peru, silver.
Bu Peru'dan, gümüştür. Mm.Eso es de Perú, la plata.
Bu Peru'dan, gümüştür. Mm.Ez Peruból van, ezüst.
Bu Peru'dan, gümüştür. Mm.Perak ini dari peru
Bu Peru'dan, gümüştür. Mm.Questo viene dal Perù, è argento.
Bu Peru'dan, gümüştür. Mm.Toto je z Peru, to striebro.
Bu Peru'dan, gümüştür. Mm.Αυτό είναι από το Περού, αυτό το ασημένιο.
Bu Peru'dan, gümüştür. Mm.Това е от Перу, сребро е.
Bu Peru'dan, gümüştür. Mm..זה מפרו, כסף
Bu Peru'dan, gümüştür.To jest z Peru, prawdziwe srebro
Bu Peru'dan, gümüştür.Это серебро из Перу.
Bu Peru'dan, gümüştür.うーん
Bu "Peruk, Salla, and Yuvarla" icin yaptığım bir kaç efekt.Acestea sunt niște efecte pe care le-am făcut pentru "Wig, Rattle and Roll."
Bu "Peruk, Salla, and Yuvarla" icin yaptığım bir kaç efekt.Estos son algunos efectos que hice para "Wig, Rattle and Roll."
Bu "Peruk, Salla, and Yuvarla" icin yaptığım bir kaç efekt.Hier sieht man ein paar Effekte, die ich für "Wig, Rattle and Roll" gemacht habe.
Bu "Peruk, Salla, and Yuvarla" icin yaptığım bir kaç efekt.Questi sono degli effetti che ho fatto per "Wig, Rattle e Roll".
Bu "Peruk, Salla, and Yuvarla" icin yaptığım bir kaç efekt.To efekty, które zrobiłem dla WIG, RATTLE AND ROLL.
Bu "Peruk, Salla, and Yuvarla" icin yaptığım bir kaç efekt.Voici quelques effets que j'ai faits pour "Wig, Rattle and Roll"
Bu "Peruk, Salla, and Yuvarla" icin yaptığım bir kaç efekt.이건 "Wig, Rattle and Roll"을 위해 만든 건데요
Bu "Peruk, Salla, and Yuvarla" icin yaptığım bir kaç efekt.Това са някои ефекти които направих за "Перука, дрънкала и ролкa".
Bu "Peruk, Salla, and Yuvarla" icin yaptığım bir kaç efekt.Это кое-какие эффекты для шоу "Wig, Rattle and Roll".
Bu "Peruk, Salla, and Yuvarla" icin yaptığım bir kaç efekt.זה אפקט שעשיתי ל"וויג ראטל אנד רול."
Bu "Peruk, Salla, and Yuvarla" icin yaptığım bir kaç efekt.و هذه بعض المؤثرات التي قمت بها ل "ويق, راتل آند رول"
Bu "Peruk, Salla, and Yuvarla" icin yaptığım bir kaç efekt.ロボットの目には 背中にコントローラーがあります
Burası dört sene önce Ollantaytambo, Peru'daki yerimiz.여기는 4년전 페루의 오란타이탐보이고
Burası dört sene önce Ollantaytambo, Peru'daki yerimiz.Mas o outro factor de motivação é a natureza isolada do nosso país.
Burası dört sene önce Ollantaytambo, Peru'daki yerimiz.זה האתר שלנו באולנטייטמבו, פרו, לפני ארבע שנים,
Burası dört sene önce Ollantaytambo, Peru'daki yerimiz.وهنا موقع عملنا في البيرو منذ 4 سنوات
Burası dört sene önce Ollantaytambo, Peru'daki yerimiz.生徒たちが 初めてパソコンを 手にしたときの様子
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"Aquele é o juiz", disse ela para si mesma, "por causa de sua grande peruca."
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"Asta este judecător", a spus ea sa se, "din cauza peruca lui mare."
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"C'est le juge, se dit-elle," à cause de sa perruque grand. "
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"Das ist der Richter," sagte sie zu sich selbst, "wegen seiner großen Perücke."
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:'Dat is de rechter, "zei ze tegen zichzelf,' vanwege zijn grote pruik. '
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"Det är domaren, sa hon till sig själv," på grund av sin stora peruk. "
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:'Det er dommeren, "sagde hun til sig selv,' på grund af hans store paryk."
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:Đó là thẩm phán, "bà nói với chính mình, vì bộ tóc giả tuyệt vời của mình."
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"Ese es el juez," dijo a sí misma, porque lleva esa gran peluca.
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"Ez a bíró, mondta magában," mert ő nagy parókája. "
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"Itu hakim," katanya pada dirinya sendiri, 'karena wig yang besar. "
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:'그것이 판사의'그녀 '때문에 그의 위대한 가발니다.'자신에게 말씀 하셨다
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:'Questo è il giudice,' si disse, 'a causa della sua parrucca grande.'
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"Se on tuomari," hän sanoi itselleen, "koska hänen suuri peruukki."
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"To je sodnik," si je rekla, "zaradi svoje velike lasuljo."
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"To je soudce," řekla pro sebe, "protože jeho velká paruka."
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"To je sudca," povedala pre seba, "pretože jeho veľká parochňa."
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"To sędzia, powiedziała sobie:" ze względu na jego wielką perukę. "
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"Αυτός είναι ο δικαστής", είπε στον εαυτό της, "λόγω της μεγάλης περούκα του."
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"Вот судья, сказала она самой себе," из-за его большой парик.
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"Ось суддя, сказала вона сама собі," через його великий перуку.
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"Това е съдия," каза тя за себе си ", поради голямата си перука."
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"זה השופט," היא אמרה לעצמה, "בגלל הפאה הגדול שלו."
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:"هذا هو القاضي ، وقال انها لنفسها ،" بسبب باروكة الكبير ".
'Bu yargıç,' diye, 'çünkü onun büyük peruk', kendi kendine şöyle dedi:裁判官は、方法によって、王であった。そして彼はかつらを介して彼の王冠を身に着けていたので、(見
Bu yasalardan en önemlisi anayasadır (perustuslaki).Den viktigaste lagen är grundlagen( perustuslaki).
Bu yasalardan en önemlisi anayasadır (perustuslaki).La ley más importante de todas es la constitución (perustuslaki).
Bu yasalardan en önemlisi anayasadır (perustuslaki).La plus importante est la constitution (perustuslaki).
Bu yasalardan en önemlisi anayasadır (perustuslaki).Tärkein näistä on perustuslaki.

İlgili Sayfalar