Tom peruğu denedi.Tom tried on the wig.
Tom Mary'nin peruğunu çıkardı.Tom pulled off Mary's wig.
Tom peruğunu çıkardı.Tom pulled off his wig.
Peruğumu bana geri ver!Give me back my wig!
Peruğunu tekrar tak.Put your wig back on.
Tom yine peruğunu taktı.Tom put his wig back on.
Peruğun seni sağır yapar mı?Does your wig make you deaf?
Peruğunu çıkar.Take off your wig.
Peruğumu çıkardım.I took off my wig.
Peruğumu taktım.I put on my wig.
Leyla yanlışlıkla peruğunu ateşe verdi.Layla accidentally set fire to her wig.
Klipte dansçı Maddie Ziegler, Sia'nınkine benzeyen sarı peruğuyla tek başına yer aldı.It features dancer Maddie Ziegler in a blonde wig resembling a Sia hairstyle.
Performansın ortasında Gaga turkuaz peruğu alıp başına taktı.Halfway through the performance, Gaga took the wig and placed it on her head.
Peruğu ve tek parça streç giyisisi var üzerinde.He has a wig, he has leotards on.
Eve'in peruğunu takan Hannah, Simon'la yüzleşir.Hannah, wearing Eve's wig, confronts Simon.
Daha sonra Doktor peruğunun altından bir anahtar çıkarır ve TARDIS'in bulundukları yere cisimlenmesini sağlar.Eles escapam com a convocação da TARDIS com a chave que o Doutor tenha ocultado em sua peruca.
Performansın ortasında Gaga turkuaz peruğu alıp başına taktı.Az előadás közepén Gaga megfogta a parókát majd a fejére helyezte.
Peruğu ve tek parça streç giyisisi var üzerinde.Ha una parrucca, indossa la calzamaglia.
Peruğu ve tek parça streç giyisisi var üzerinde.Il porte une perruque, des bas.
Peruğu ve tek parça streç giyisisi var üzerinde.Ma na sobie perukę i mundur.
Peruğu ve tek parça streç giyisisi var üzerinde."Tiene una peluca, lleva malla."
Peruğu ve tek parça streç giyisisi var üzerinde.Он носит парик, на нем трико.