Ana içeriğe geç
Sözlük

perdesi ile cümle

perdesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
49
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Taşıma PerdesiКрай экрана
Taşıma PerdesiКрая на екрана
Taşıma Perdesiקצוות המסך
Taşıma Perdesiحافة الشاشة
Taşıma Perdesiパネルを移動
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Al deze dingen gebeuren onder onze neus en zijn allemaal beschermd door een krachtveld van "doe-maar-op".
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.All diese Dinge passieren ganz offen, und sie sind durch ein Kraftfeld der Langeweile geschützt.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.이런 모든일들이 명백한 시야에서 일어나고 있고, 그것들은 전부 따분함의 동력 분야로 모두 보호받습니다
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Mindezek a dolgok előttünk történnek, de védi őket az unalmasság erőtere.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Mọi vấn đề đang diễn ra với cái nhìn đơn điệu, và chúng được che mắt bởi một phạm vi ảnh hưởng nhàm chán.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Och att alla dessa saker händer öppet, och de alla är skyddade av ett kraftfällt av allvar.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Semua hal ini terjadi dalam pandangan yang jelas, dan mereka semua terlindungi oleh selimut kemonotonan.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Toate aceste lucruri se petrec în văzul lumii, şi sunt toate apărate de câmpul de forţe al lipsei de interes.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Todas estas coisas se estão a passar à vista desarmada, e estão todas protegidas por uma força de tédio.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Todas estas cosas están pasando a simple vista, y están todas protegidas por un campo de fuerza de monotonía.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Toutes ces choses se passent à la vue de tous, ils sont tous protégés par un champ de force d'ennui.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Tutte queste cose stanno accadendo in piena vista, e sono tutte protette da un campo di forza di tediosità.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Všechny tyto věci se dějí před našimi zraky a všechny jsou chráněny silovým polem únavy a "zdlouhavosti".
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Vse te stvari se dogajajo vsem na očeh in vse so zaščitene s poljem počasnosti.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Wszystkie te rzeczy dzieją się na naszych oczach, ale zaciemnia je powłoka opieszałości.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Όλα αυτά συμβαίνουν μπροστά στα μάτια μας, και προστατεύονται από την πολυπλοκότητά τους.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Всё это происходит на виду у всех, и все они защищены "силовым полем" занудства.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Всичко това се случва пред очите ни и е предпазвано от силовото поле на ненамесата.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.Всі ці речі відбуваються під носом у нас, і всі вони захищені силовим полем нудоти.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.כל הדברים האלה מתרחשים לעיני כל, והם מוגנים בשדה כוח טרחני.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.كل هذه الأمور تحدث في شكل بدائى، وكلها محكومة ومحمية بقوى مملة ومضجرة من نفس المجال.
Ve bunların hepsi gün ışığında oluyor, ve hepsi de bir nevi bıkkınlık perdesi altında korunuyor.ただ単調な作業という力の 場のようなもので守られています 科学の全ての問題に対して
Yastıksız, TV'si ya da perdesi olmayan bir otel odasında. Adam o kadar da kötü değildi.Creo que no era mala persona.
Yastıksız, TV'si ya da perdesi olmayan bir otel odasında.Egy ócska hotelban, függöny, párna, tévé nélkül.
Yastıksız, TV'si ya da perdesi olmayan bir otel odasında.In een hotelkamer zonder kussens, TV of gordijnen.
Yastıksız, TV'si ya da perdesi olmayan bir otel odasında.In einem Hotel ohne Kopfkissen, Fernseher, Gardinen.
Yastıksız, TV'si ya da perdesi olmayan bir otel odasında.Într-o cameră de hotel fără perne, TV sau perdele.
Yastıksız, TV'si ya da perdesi olmayan bir otel odasında.V hotelovém pokoji, bez podušek, bez TV a bez záclon.
Yastıksız, TV'si ya da perdesi olmayan bir otel odasında.Σε ένα δωμάτιο ξενοδοχείου χωρίς μαξιλάρια, τηλεόραση και κουρτίνες.
Yastıksız, TV'si ya da perdesi olmayan bir otel odasında.В гостиничном номере, без подушек, без телевизора, без занавесок...
Yastıksız, TV'si ya da perdesi olmayan bir otel odasında.В хотелска стая без възглавници, телевизор и завеси.
Yine, ses perdesini kaldır, akustik perdeyi tut.Din nou, cu sistemul de lumini eliminat; şi sistemul acustic prezent
Yine, ses perdesini kaldır, akustik perdeyi tut.Di nuovo, togliere il sistema di illuminazione; tenere l'impianto acustico.
Yine, ses perdesini kaldır, akustik perdeyi tut.Encore, dégager l'enveloppe d'éclairage; garder l'enveloppe acoustique.
Yine, ses perdesini kaldır, akustik perdeyi tut.아까 말한대로, 자연광차단막은 올리고 음향차단막은 유지한 상태죠.
Yine, ses perdesini kaldır, akustik perdeyi tut.Nogmaals: verwijder de lichtomheining, behoud de akoestische omsluiting.
Yine, ses perdesini kaldır, akustik perdeyi tut.Novamente, sem a estrutura da iluminação e mantendo a estrutura acústica.
Yine, ses perdesini kaldır, akustik perdeyi tut.Nuevamente, suprimen las luces; mantienen la persiana acústica.
Yine, ses perdesini kaldır, akustik perdeyi tut.Ponownie, usuńcie obudowę świetlną, zostawcie akustyczną.
Yine, ses perdesini kaldır, akustik perdeyi tut.Знову ж таки - розсуваєте жалюзі, зберігаючи акустику.
Yine, ses perdesini kaldır, akustik perdeyi tut.Можно убрать световое оборудование и оставить акустическую систему.
Yine, ses perdesini kaldır, akustik perdeyi tut.Отново, отстраняване на светлинното ограждение; задържане на акустичното ограждение.
Yine, ses perdesini kaldır, akustik perdeyi tut.שוב, תסירו את מתקני התאורה; תשאירו את מתקני הסאונד.
Yine, ses perdesini kaldır, akustik perdeyi tut.مرة أخرى، إزالة العلبة الخفيفة , الحفاظ على العلبة الصوتية
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
perdesi ile cümle - Sayfa 7 - perdesi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App