Perdeyi açtığım anda aldığım o çürümüş et kokusunu halen hatırlayabiliyorum.그녀를 보기 위해 커튼을 걷었을 때 살이 썩는 듯한 냄새가 나던 게 아직도 기억에 생생합니다.
Perdeyi açtığım anda aldığım o çürümüş et kokusunu halen hatırlayabiliyorum.Nadal pamiętam ten zapach gnijącego ciała, który poczułem odsłaniając zasłonę.
Perdeyi açtığım anda aldığım o çürümüş et kokusunu halen hatırlayabiliyorum.Ricordo ancora l'odore della carne in decomposizione quando ho tirato la tenda per vederla.
Perdeyi açtığım anda aldığım o çürümüş et kokusunu halen hatırlayabiliyorum.Saya masih ingat bau dari daging yang bernanah tersebut saat membuka tirai untuk melihatnya.
Perdeyi açtığım anda aldığım o çürümüş et kokusunu halen hatırlayabiliyorum.Stále si pamatuji zápach hnijícího masa, když jsem odhrnul závěs, abych ji prohlédnul.
Perdeyi açtığım anda aldığım o çürümüş et kokusunu halen hatırlayabiliyorum.Tôi vẫn còn nhớ mùi thịt thối rữa khi tôi kéo tấm rèm để khám cho cô ấy.
Perdeyi açtığım anda aldığım o çürümüş et kokusunu halen hatırlayabiliyorum.Ακόμα θυμάμαι αυτή τη μυρωδιά του δέρματος που σαπίζει καθώς έκανα στην άκρη την κουρτίνα για να τη δω.
Perdeyi açtığım anda aldığım o çürümüş et kokusunu halen hatırlayabiliyorum.Още си спомням миризмата на гниеща плът, когато дръпнах завесата, за да я видя.
Perdeyi açtığım anda aldığım o çürümüş et kokusunu halen hatırlayabiliyorum.Я до сих пор помню запах гнилой плоти, который я почувствовал, когда отдернул занавеску, чтобы осмотреть ее.
Perdeyi açtığım anda aldığım o çürümüş et kokusunu halen hatırlayabiliyorum.Я досі пам'ятаю той запах гнилої плоті, коли я потягнув завісу, щоб побачити її.
Perdeyi açtığım anda aldığım o çürümüş et kokusunu halen hatırlayabiliyorum.על כף רגלה. אני עדיין זוכר סוג זה של ריח של בשר רקוב
Perdeyi açtığım anda aldığım o çürümüş et kokusunu halen hatırlayabiliyorum.ما زلت أتذكر شيئاً من رائحة اللحم المتعفن في قدمها وأنا أفتح الستارة لأراها.
Perdeyi açtığım anda aldığım o çürümüş et kokusunu halen hatırlayabiliyorum.あの肉の腐ったような臭いを まだ覚えています あの肉の腐ったような臭いを まだ覚えています 重症で 明らかに入院が必要でした
Perdeyi açtığım anda aldığım o çürümüş et kokusunu halen hatırlayabiliyorum.我到而家都仲記得拉開塊簾 聞到一陣潰爛味
Polonya'da, demir perdenin arkasında, sıkıyönetim uygulanıyordu. Fakirliğin çok açık olduğu zamanlardı.O meu nome nome é Marcin,
Polonya'da, demir perdenin arkasında, sıkıyönetim uygulanıyordu.폴란드에 철의 장막시기에 계엄령이 내려졌을 때 입니다.
Polonya'da, demir perdenin arkasında, sıkıyönetim uygulanıyordu.Questa è la legge marziale in Polonia, dietro la cortina di ferro.
Prenses yatağı, duvar kâğıdı ya da perdeler... ...buna benzer şeyler işe yarar mı?Κρεβάτια με την πριγκίπισσα, ταπετσαρίες, κουρτίνες και άλλα προϊόντα που έχουν σχέση με τον τρόπο ζωής!
Prenses yatağı, duvar kâğıdı ya da perdeler... ...buna benzer şeyler işe yarar mı?...وسأستخدم شعبيتي في اعلانات تجارية ك سرير الاميرة, اوراق الاميرة ستائر واشياء اخرى للاميرة
RABbin kendisine buyurduğu gibi Levha Sandığını konuta getirdi, bölme perdesini asarak sandığı gizledi.또 그 궤를 성막에 들여 놓고 장을 드리워서 그 증거궤를 가리우니 여호와께서 모세에게 명하신 대로 되니라
RABbin kendisine buyurduğu gibi Levha Sandığını konuta getirdi, bölme perdesini asarak sandığı gizledi.и внес ковчег в скинию, и повесил завесу, и закрыл ковчег откровения, как повелел Господь Моисею.
RABbin kendisine buyurduğu gibi Levha Sandığını konuta getirdi, bölme perdesini asarak sandığı gizledi.ויבא את הארן אל המשכן וישם את פרכת המסך ויסך על ארון העדות כאשר צוה יהוה את משה׃
RABbin kendisine buyurduğu gibi Levha Sandığını konuta getirdi, bölme perdesini asarak sandığı gizledi.وادخل التابوت الى المسكن. ووضع حجاب السجف وستر تابوت الشهادة. كما امر الرب موسى.
RABbin kendisine buyurduğu gibi Levha Sandığını konuta getirdi, bölme perdesini asarak sandığı gizledi.把 櫃 抬 進 帳 幕 、 挂 上 遮 掩 櫃 的 幔 子 、 把 法 櫃 遮 掩 了 . 是 照 耶 和 華 所 吩 咐 他 的
RABbin kendisine buyurduğu gibi Levha Sandığını konuta getirdi, bölme perdesini asarak sandığı gizledi.把 櫃抬進 帳幕 、 挂上 遮掩櫃 的 幔子 、 把 法 櫃 遮掩 了 . 是 照 耶和華 所 吩咐 他的
Sadece kimya laboratuvarlarında değil, tişörtler, kahve kupaları ve duş perdeleri üzerinde de görebilirsiniz.Inte bara i alla kemilabb världen runt, man hittar det på t-shirts, kaffemuggar och duschdraperier.
Sadece kimya laboratuvarlarında değil, tişörtler, kahve kupaları ve duş perdeleri üzerinde de görebilirsiniz.주기율표는 화학 실험실에만 존재하는 것이 아니죠. 이것은 티셔츠, 커피 머그잔 그리고 샤워 커튼에서도 볼 수 있습니다.
Sadece kimya laboratuvarlarında değil, tişörtler, kahve kupaları ve duş perdeleri üzerinde de görebilirsiniz.Non si trova solo in tutti i laboratori del mondo, ma la si vede anche su magliette, tazze e tende da doccia.
Sadece kimya laboratuvarlarında değil, tişörtler, kahve kupaları ve duş perdeleri üzerinde de görebilirsiniz.No sólo está en todos los laboratorios del mundo, sino también en camisetas, tazas y cortinas de baño.
Sadece kimya laboratuvarlarında değil, tişörtler, kahve kupaları ve duş perdeleri üzerinde de görebilirsiniz.Nu-l găsești doar în orice laborator de chimie, Îl vedem pe tricouri, pe căni de cafea și pe perdele de duș.
Sadece kimya laboratuvarlarında değil, tişörtler, kahve kupaları ve duş perdeleri üzerinde de görebilirsiniz.Wisi w każdym laboratorium chemicznym na świecie, widać go na koszulkach, kubkach czy zasłonkach pod prysznic.
Sadece kimya laboratuvarlarında değil, tişörtler, kahve kupaları ve duş perdeleri üzerinde de görebilirsiniz.היא לא רק בכל מעבדת כימיה בעולם, היא נמצאת על חולצות, ספלי קפה, ווילונות אמבטיה.
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,a arca e os seus varais, o propiciatório, e o véu e reposteiro;
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,A ládát és annak rúdjait, a fedéllel egybe, és a takaró függönyt.
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,Arken med Bærestængerne, Sonedækket og det indre Forhæng,
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,arken med dess stänger, nådastolen och den förlåt som skall hänga framför den,
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,arken med stenger, nådestolen og det dekkende forheng,
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,arkin korentoineen, armoistuimen ja sitä verhoavan esiripun,
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,chivotul şi drugii lui, capacul ispăşirii şi perdeaua dinlăuntru pentru acoperirea chivotului;
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,die Lade mit ihren Stangen, den Gnadenstuhl und Vorhang;
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,el arca y sus varas, el propiciatorio y el velo de protección
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,hòm bảng chứng và đòn khiêng , nắp thi_ân cùng màn che nơi chí thánh ;
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,hòm bảng chứng và đòn khiêng, nắp thi ân cùng màn che nơi chí thánh;
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,증거궤와 그 채와 속죄소와 그 가리는 장과
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,l'arca e le sue stanghe, il coperchio e il velo che lo nasconde
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,l`arche et ses barres, le propitiatoire, et le voile pour couvrir l`arche;
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,Peti Perjanjian dengan kayu pengusungnya, tutupnya dan kain penudungnya
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,skrinjo in njena droga, pokrov sprave in ločilno zagrinjalo;
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,Skrzynie i drążki jej, ubłagalnią, i oponę do zasłony,
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,truhlu a jej sochory, pokrývku a oponu zastrenia;
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,Truhlu s sochory jejími, slitovnici a oponu zastření;
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,την κιβωτον και τους μοχλους αυτης, το ιλαστηριον και το καλυπτηριον καταπετασμα,
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,ковчега и върлините му, умилостивилището, и закривателната завеса;
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,ковчег и шесты его, крышку и завесу для преграды,
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,את הארן ואת בדיו את הכפרת ואת פרכת המסך׃
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,والتابوت وعصويه والغطاء وحجاب السجف
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,櫃 和 櫃 的 杠 、 施 恩 座 、 和 遮 掩 櫃 的 幔 子
sandığı ve sırıklarını, Bağışlanma Kapağını, bölme perdesini,櫃和櫃的杠 、 施恩 座 、 和 遮掩櫃 的 幔子
Sanıyorum bu da, yemek söyleyip, All About Eve (Perde Açılıyor) izlemek, bir kez daha.Ce qui, je suppose, implique un plat à emporter et regarder "Ève" une fois de plus!
Sanıyorum bu da, yemek söyleyip, All About Eve (Perde Açılıyor) izlemek, bir kez daha.Il che, credo che sia...ordinare qualcosa da asporto e riguardare Eva contro Eva.