Ana içeriğe geç
Sözlük

perakende ile cümle

perakende kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR)AralıkPrůměrná spotřebitelská cena (EUR za gram)Rozpětí
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR) AralıkŚrednia cena detaliczna (euro za gram) Rozstęp
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR)AralıkŚrednia cena detaliczna (euro za gram) Rozstęp
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR)AralıkΜέση λιανική τιή (ευρώ/γραάριο) Εύρο
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR) AralıkСредна цена на дребно (евро за грам) Обхват
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR)AralıkСредна цена на дребно (евро за грам)Обхват
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR)Átlagos kiskereskedelmi ár (EUR/gramm)
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR)Durchschnittlicher Verkaufspreis (EUR pro Gramm)
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR)Gemiddelde straatwaarde (EUR per gram)
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR)Gennemsnitlig detailpris (EUR pr. g)
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR)Keskihinta katukaupassa (euroa grammalta)
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR)Medelpris i missbrukarledet (euro per gram)
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR)Povprečna maloprodajna cena (EUR za gram) Razpon
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR)Precio medio al por menor (EUR por gramo)
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR)Preço médio de venda a retalho (euros por grama)
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR)Preţul mediu cu amănuntul (EUR pe gram)
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR)Prezzo di vendita medio (EUR al grammo)
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR)Priemerná maloobchodná (EUR za gram)
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR)Prix de vente au détail (EUR par gramme)
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR)Průměrná spotřebitelská cena (EUR za gram)
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR)Średnia cena detaliczna (euro za gram)
Ortalama perakende satıș fiyatı (gram başına EUR)Средна цена на дребно (евро за грам)
Perakende analizcisi Victor Lebow bunu açıkladı. Bu sistem için bir norm haline gelmiştiAnalis ritel Victor Lebow mengartikulasikan solusi yang telah menjadi norma untuk keseluruhan sistem.
Perakende analizcisi Victor Lebow bunu açıkladı. Bu sistem için bir norm haline gelmiştil'analista economico Victor Lebow elaborò una soluzione che è diventata la norma per l'intero sistema a venire
Perakendeciler de astarın yüzünden pahalıya geleceğine karar verdiler.Dan para pengecer memutuskan itu terlalu mahal.
Perakendeciler de astarın yüzünden pahalıya geleceğine karar verdiler.Detaliści uznali, że to zbyt kosztowne.
Perakendeciler de astarın yüzünden pahalıya geleceğine karar verdiler.E i rivenditori hanno deciso che è troppo costoso.
Perakendeciler de astarın yüzünden pahalıya geleceğine karar verdiler.En dat is veel te duur voor de detailhandel.
Perakendeciler de astarın yüzünden pahalıya geleceğine karar verdiler.És a kereskedők úgy döntöttek, hogy ez egyszerűen túl drága.
Perakendeciler de astarın yüzünden pahalıya geleceğine karar verdiler.Et les magasins ont décidé que ce serait bien trop cher.
Perakendeciler de astarın yüzünden pahalıya geleceğine karar verdiler.Iar vânzatorii cu amănuntul au decis că ar fi mult prea scump.
Perakendeciler de astarın yüzünden pahalıya geleceğine karar verdiler.그리고 소매 상인들은 이렇게 하면 너무 비싸진다고 결정했어요.
Perakendeciler de astarın yüzünden pahalıya geleceğine karar verdiler.Und die Händler haben entschieden, dass das viel zu teuer wäre.
Perakendeciler de astarın yüzünden pahalıya geleceğine karar verdiler.Và các nhà bán lẽ quyết định rằng nó có lẽ quá tốn kém.
Perakendeciler de astarın yüzünden pahalıya geleceğine karar verdiler.Y los minoristas decidieron que sería demasiado caro.
Perakendeciler de astarın yüzünden pahalıya geleceğine karar verdiler.Οι μεταπράτες αποφάνθηκαν πως αυτό θα ήταν πολύ δαπανηρό.
Perakendeciler de astarın yüzünden pahalıya geleceğine karar verdiler.И търговците решили, че това ще бъде твърде скъпо.
Perakendeciler de astarın yüzünden pahalıya geleceğine karar verdiler.Компании розничной торговли пришли к выводу, что это неоправданно дорого.
Perakendeciler de astarın yüzünden pahalıya geleceğine karar verdiler.והקימעונאים הבינו שזה יהיה יותר מדי יקר.
Perakendeciler de astarın yüzünden pahalıya geleceğine karar verdiler.ولقد قرر تجار التجزئة أنه سيكون طريق بالغ التكلفة.
Perakendeciler de astarın yüzünden pahalıya geleceğine karar verdiler.ご存じの通り 著作権による保護が無いのは
Perakendeciler gerçi buna karşı olduklarını belli ettiler gibi.Các nhà bán lẻ có cái suy nghĩ không ưa cái khái niệm này.
Perakendeciler gerçi buna karşı olduklarını belli ettiler gibi.Cependant, les revendeurs ont pulvérisé ce concept.
Perakendeciler gerçi buna karşı olduklarını belli ettiler gibi.De a kereskedők tulajdonképpen ezt meggátolták.
Perakendeciler gerçi buna karşı olduklarını belli ettiler gibi.Die Händler haben diesen Vorstoß allerdings im Keim erstickt.
Perakendeciler gerçi buna karşı olduklarını belli ettiler gibi.Eppure i dettaglianti hanno in qualche modo soffocato il progetto.
Perakendeciler gerçi buna karşı olduklarını belli ettiler gibi.Jednakże detaliści zdławili ten ruch.
Perakendeciler gerçi buna karşı olduklarını belli ettiler gibi.소매상인들은 이 의견을 거의 무시하다시피 했어요.
Perakendeciler gerçi buna karşı olduklarını belli ettiler gibi.Lanțurile de desfacere au respins însă această noțiune.
Perakendeciler gerçi buna karşı olduklarını belli ettiler gibi.Los minoristas, sin embargo, se han cargado esa idea.
Perakendeciler gerçi buna karşı olduklarını belli ettiler gibi.Maar de detailhandel is niet onder de indruk van dit voorstel.
Perakendeciler gerçi buna karşı olduklarını belli ettiler gibi.Os retalhistas de certa forma anularam esta ideia.
Perakendeciler gerçi buna karşı olduklarını belli ettiler gibi.Para pedagang eceran menolak gagasan ini.
Perakendeciler gerçi buna karşı olduklarını belli ettiler gibi.Πάντως οι μεταπράτες έχουν απορρίψει αυτή την αντίληψη.
Perakendeciler gerçi buna karşı olduklarını belli ettiler gibi.Однако, это начинание было подавлено компаниями розничной торговли.
Perakendeciler gerçi buna karşı olduklarını belli ettiler gibi.Однак це починання було придушено компаніями роздрібної торгівлі.
Perakendeciler gerçi buna karşı olduklarını belli ettiler gibi.Търговците обаче са потушили тази идея.
Perakendeciler gerçi buna karşı olduklarını belli ettiler gibi.הקימעונאים די פסלו את התכנית הזאת.
Perakendeciler gerçi buna karşı olduklarını belli ettiler gibi.برغم أن تجار التجزئة لديهم نية لإلغاء هذه الفكرة.
Perakendeciler gerçi buna karşı olduklarını belli ettiler gibi.この法案が進展するとは思いません
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod