Ana içeriğe geç
Sözlük

penis ile cümle

penis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.El bate es el pene, y el foso es la vulva o vagina.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.방망이는 음경이고 더그아웃은 외음부를 말합니다.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.La mazza rappresenta il pene, e il "dugout irsuto" è la vulva, o la vagina.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.O bâtă este un penis, iar o tuşă scămoasă este o vulvă, sau un vagin
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.Pálka je penis, a střídačka je vagína.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.Pálka predstavuje penis, a "zarastená striedačka" je vulva alebo vagína.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.Pałka to penis, a szatnia to srom lub wagina.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.Pemukul adalah penis, dan nappy dugout (ruang istirahat pemain) adalah vulva, atau vagina.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.Une batte, c'est un pénis
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.Το ρόπαλο είναι το πέος και ο "κατσαρός πάγκος" είναι το αιδοίο ή ο κόλπος.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.Бита — это пенис, а "пушистая скамейка" — вульва или вагина.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.Біта - це чоловічий пеніс, "пухнаста лава запасних" - вульва або піхва.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.Бухалката е пенис, и вдълбаната скамейка е вулвата, или вагината.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.האלה היא הפין, וספסל הקבוצה (הנמצא במחפורת בצד המגרש) הוא הפות או הוגינה.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.المضرب هوه القضيب, مكان الجلوس والإنتظار هوه الفرج أو المهبل.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.ベンチは外陰部か膣 グローブやキャッチャーミットは コンドーム
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.A jedna věc mě pořád hryzala, a to, že když penis plní svoji funkci, tak se nekroutí.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.Dan satu hal yang terus mengganggu saya, adalah saat otot ini bekerja penis itu tidak bergoyang.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.Điều khiến tôi bức rức đó là, khi đang thực hiện chức năng, thì dương vật không ngọ nguậy.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.Iets anders wat me dwars zat, was dat wanneer ze functioneren, penissen niet wiebelen.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.그리고 계속 신경쓰이는 것이 있었는데요, 그건 성기가 기능을 발휘할 때는 상하좌우로 씰룩씰룩 움직이지 않는다는 것입니다.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.Mais une chose continuait à me tracasser, et c'était le fait que, en activité, les pénis ne s'agitent pas.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.Mă tot preocupa ceva: când funcţionează, penisurile nu se clatină.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.Und eine Sache störte mich immer weiter, und zwar, wenn sie funktionieren, dann wackeln Penisse nicht.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.Едно нещо ме притесняваше, и това е, че когато те функционират, пенисите не се клатят.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.И одна вещь меня продолжала беспокоить: когда пенисы функционируют, они не ёрзают.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.ודבר אחד המשיך להטריד אותי, וזה, כשהם פועלים, פינים לא מתפתלים.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.وكان شيئاً واحداً يزعجني, وهو انه عندما تقوم بالعمل الاعضاء التناسلية الذكرية لا تتذبذب
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.ペニスは勃起している最中に 動き回ったり しないということです (笑)
Bir suni çiftleşme makinası tasarladılar. Temelde bir motorun üstündeki kameralı bir penis.Desarrollaron una máquina de coito artificial, en esencia era un pene con cámara montado en un motor.
Bir suni çiftleşme makinası tasarladılar. Temelde bir motorun üstündeki kameralı bir penis.Stworzyli maszynę do spółkowania, czyli penisokształtną kamerę.
Boğazına baktım, biraz pembeydi. Ve ona penisilin için bir reçete verdim ve onu gönderdim.Und ich gab ihm eine Verschreibung für Penicillin und schickte ihn fort.
Bugün onu penisilini bulan adam olarak hatırlıyoruz.오늘날 우리는 그를 페니실린의 발견으로 기억합니다.
Bugün onu penisilini bulan adam olarak hatırlıyoruz.Ngày nay ông được nhớ tới với việc phát hiện ra penicillin.
Bunu fark etti, Kimbo'nun penisindeki kanayan büyük bir tümör.Descobriu isto, um enorme tumor a sangrar na base do pénis do Kimbo.
Bunu fark etti, Kimbo'nun penisindeki kanayan büyük bir tümör.Dia menemukan ini tumor besar yang berdarah pada pangkal penis Kimbo.
Bunu fark etti, Kimbo'nun penisindeki kanayan büyük bir tümör.Encontró ésto: un enorme tumor sangrante en la base del pene de Kimbo.
Bunu fark etti, Kimbo'nun penisindeki kanayan büyük bir tümör.Er entdeckte dies: einen großen, blutenden Tumor an Kimbos Penis.
Bunu fark etti, Kimbo'nun penisindeki kanayan büyük bir tümör.Han upptäckte detta, en stor blödande tumör vid roten till Kimbos penis.
Bunu fark etti, Kimbo'nun penisindeki kanayan büyük bir tümör.Hij ontdekte een enorme bloedende tumor aan de basis van de penis van Kimbo.
Bunu fark etti, Kimbo'nun penisindeki kanayan büyük bir tümör.Il a découvert ça, une énorme tumeur qui saignait à la base du pénis de Kimbo.
Bunu fark etti, Kimbo'nun penisindeki kanayan büyük bir tümör.Objevil toto, veliký, krvácející nádor na spodní části Kimbova penisu.
Bunu fark etti, Kimbo'nun penisindeki kanayan büyük bir tümör.Ông ấy đã khám phá ra cái này, một khối u lớn đang chảy máu ở phần gốc dương vật của con Kimbo.
Bunu fark etti, Kimbo'nun penisindeki kanayan büyük bir tümör.Weterynarz odkrył to, ogromny, krwawiący nowotwór przy podstawie penisa Kimbo.
Bunu fark etti, Kimbo'nun penisindeki kanayan büyük bir tümör.Ανακάλυψε αυτό, έναν τεράστιο όγκο που αιμορραγούσε στη βάση του πέους του Κίμπο.
Bunu fark etti, Kimbo'nun penisindeki kanayan büyük bir tümör.Он обнаружил это - огромную кровоточащую опухоль в основании полового органа Кимбо.
Bunu fark etti, Kimbo'nun penisindeki kanayan büyük bir tümör.Той открил това, огромен кървящ тумор в основата на пениса на Кимбо.
Bunu veriyorum yılın kazananı Penis ve Toplara, Hızlılık Kupasını kazanaları.Ik geef u de winnaars, de Haan en Stieren, winnaars van de Hastingsbeker dit jaar.
Bunu veriyorum yılın kazananı Penis ve Toplara, Hızlılık Kupasını kazanaları.Vítìzové tohoto roku, Kohouti a Býci, držitelé letošního Hastings Cupu.
Bu sizin için cankuratıcı da olabilir. Sanıyorum bu alet penisilinden daha çok yaşam kurtarabilir.Tôi nghĩ đây có thể sẽ là phao cứu sinh có khả năng cứu sống nhiều sinh mạng hơn cả penicillin
Bu sizin için cankuratıcı da olabilir. Sanıyorum bu alet penisilinden daha çok yaşam kurtarabilir.Думаю, это может быть жизненно важной вещью, способной спасти больше жизней, нежели пенициллин.
Büyük ok ele işaret ediyor. Sağda da penisi görebilirsiniz, el üzerinde geziyor.Hånden svæver.
Çekiç olan penisim.Молот — это мой член.
Çocuklarınıza anlatın." Her şey zararsız bir hata olarak başladı, penisilin gibi.Alles fing mit einem harmlosen Fehler an, wie etwa bei Penizillin.
Çocuklarınıza anlatın." Her şey zararsız bir hata olarak başladı, penisilin gibi.Awalnya, semua terjadi karena sedikit kesalahan, seperti penisilin.
Çocuklarınıza anlatın." Her şey zararsız bir hata olarak başladı, penisilin gibi.Celé to začalo ako neškodný omyl, ako penicilín.
Çocuklarınıza anlatın." Her şey zararsız bir hata olarak başladı, penisilin gibi.Det startede alt sammen som en heldig fejl,
Çocuklarınıza anlatın." Her şey zararsız bir hata olarak başladı, penisilin gibi.È cominciato tutto con un errore innocuo, come la penicillina.
Çocuklarınıza anlatın." Her şey zararsız bir hata olarak başladı, penisilin gibi.모든 일은 아주 운 좋은 실수로 일어났어요,
Çocuklarınıza anlatın." Her şey zararsız bir hata olarak başladı, penisilin gibi.Tất cả bắt đầu chỉ với một sai lầm nho nhỏ không ác ý, như penicillin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod