Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar.الرجال، عن طريق قضيبهم، إنهم يقوموا بتخصيب البويضات عن طريق الحيوانات المنوية التى تخرج منهم.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar.「女性の膣を通るよう射精して」 「受精するのよ」
Hayır, penisi ısırNu, musca cocoş
Hepimizin en çok istediği şey bir penis.Apa yang kita semua sangat inginkan adalah "e pines"
Hepimizin en çok istediği şey bir penis.Cái mà tất cả chúng ta mong muốn nhất là dương vật.
Hepimizin en çok istediği şey bir penis.Ceea ce ne dorim noi toți cel mai mult e un penis.
Hepimizin en çok istediği şey bir penis.Ce que nous désirons le plus, c'est un pénis.
Hepimizin en çok istediği şey bir penis.E se ci pensate, é verissimo, non trovate? Quel che tutti noi vogliamo di più... é un pene.
Hepimizin en çok istediği şey bir penis.O que todos mais desejamos é "Apiness".
Hepimizin en çok istediği şey bir penis.우리 모두 거의가 원하는건 남근 (penis) 이예요.
Hepimizin en çok istediği şey bir penis.Was wir alle am meisten begehren, ist ein Penis.
Hepimizin en çok istediği şey bir penis.Wat we allemaal het meest verlangen is "a penis".
Hepimizin en çok istediği şey bir penis.Wszyscy najbardziej pragniemy penisa.
Hepimizin en çok istediği şey bir penis.Αυτό που όλοι ποθούμε περισσότερο είναι ένα πέος.
Hepimizin en çok istediği şey bir penis.Все, чего мы больше всего желаем, это пенис.
Hepimizin en çok istediği şey bir penis.Това, което всички желаем, е "пенис". (бел.прев. игра на думи - "happiness" с френско произношение)
Hepimizin en çok istediği şey bir penis..מה שכולנו הכי רוצים זה זין
Hepimizin en çok istediği şey bir penis.ما يريده معظمهن هو القضبان.
Hepimizin en çok istediği şey bir penis.もとい、英語で言うところの「ハッピネス(幸福)」です
Her şey zararsız bir hata olarak başladı, penisilin gibi.Contem aos vossos filhos." Tudo começou como uma espécie de engano benigno, como a penicilina.
Her şey zararsız bir hata olarak başladı, penisilin gibi.Det började som ett trevligt misstag, som penicillin.
Her şey zararsız bir hata olarak başladı, penisilin gibi.Empezó como un error afortunado, como la penicilina.
Her şey zararsız bir hata olarak başladı, penisilin gibi.Het begon allemaal als een goedaardige vergissing, zoals penicilline.
Her şey zararsız bir hata olarak başladı, penisilin gibi. (Kahkahalar)Začalo to neškodným omylem, stejně jako penicilin.
Her şey zararsız bir hata olarak başladı, penisilin gibi.Mondják el a gyereknek! Az egész dolog valami kis ártatlan félreértéssel kezdődött, akárcsak a penicillin.
Her şey zararsız bir hata olarak başladı, penisilin gibi.Ξεκίνησαν όλα με ένα λαθάκι, όπως και η πενικιλίνη.
Her şey zararsız bir hata olarak başladı, penisilin gibi.Всичко започна като незначителна грешка, като пеницилина.
Her şey zararsız bir hata olarak başladı, penisilin gibi.הכל סוג של התחיל כטעות קטנה, כמו פניצילין.
İçinde penisilin olan... ...ipek bir kart yaptık.Așa că am facut o cartelă de mătase cu penicilină în ea.
İçinde penisilin olan... ...ipek bir kart yaptık.Aso haben wir eine Seidenkarte mit Penicillin im Inneren hergestellt.
İçinde penisilin olan... ...ipek bir kart yaptık.Chúng tôi đã tạo ra các thẻ lụa với các kháng thể penixilin trong đó.
İçinde penisilin olan... ...ipek bir kart yaptık.Ecco una tesserina di seta contenente penicillina.
İçinde penisilin olan... ...ipek bir kart yaptık.Jadi kami sudah membuat sebuah kartu sutra dengan penisilin di dalamnya.
İçinde penisilin olan... ...ipek bir kart yaptık.Készítettünk egy selyemkártyát, benne penicillinnel.
İçinde penisilin olan... ...ipek bir kart yaptık.페니실린이 들어있는 실크 카드를 만들었습니다.
İçinde penisilin olan... ...ipek bir kart yaptık.Naredili smo svileno kartico z vsebovanim penicilinom.
İçinde penisilin olan... ...ipek bir kart yaptık.Nous avons fabriqué un carte en soie qui contient de la pénicilline.
İçinde penisilin olan... ...ipek bir kart yaptık.Vyrobili jsme karty z hedvábí, v nichž je penicilin.
İçinde penisilin olan... ...ipek bir kart yaptık.Vyrobili sme hodvábnu kartičku obsahujúcu penicilín.
İçinde penisilin olan... ...ipek bir kart yaptık.Y para ello fabricamos una tarjeta de seda que contiene penicilina.
İçinde penisilin olan... ...ipek bir kart yaptık.Zo hebben we een zijden kaartje met penicilline in.
İçinde penisilin olan... ...ipek bir kart yaptık.Φτιάξαμε λοιπόν μια κάρτα απο μετάξι που περιέχει πενικιλίνη.
İçinde penisilin olan... ...ipek bir kart yaptık.Мы сделали шёлковые карточки с пенициллином.
İçinde penisilin olan... ...ipek bir kart yaptık.Направихме копринена карта с пеницилин в нея.
İçinde penisilin olan... ...ipek bir kart yaptık.כך יצרנו כרטיס עשוי משי ובתוכו פניצילין.
İçinde penisilin olan... ...ipek bir kart yaptık.فقد صنعنا بطاقة حرير ببنسيلين داخلها.
İçinde penisilin olan... ...ipek bir kart yaptık.絹カードを作りました これを2ヶ月間摂氏60度
İkinci Dünya Savaşı'nda penisilinin çoğaltılmasıydı.2 차 세계 대전에서 페니실린을 최대로 증대시키는것 이었습니다.
İkinci Dünya Savaşı'nda penisilinin çoğaltılmasıydı.là sự bùng nổ penicilin trong thế chiến II.
İkinci Dünya Savaşı'nda penisilinin çoğaltılmasıydı.היתה זו של שדרוג הפנצילין במלחמת העולם השניה.
İkinci Dünya Savaşı'nda penisilinin çoğaltılmasıydı.هو رفع سوية صناعة البنسلين في الحرب العالمية الثانية
İkinci Dünya Savaşı'nda penisilinin çoğaltılmasıydı.ペニシリンは1928年に発見されました
İskeletle penisin birbiriyle çok da alakalı olduğunu düşünmezsiniz.Anda tidak akan menyangka bahwa rangka dan penis sangat berhubungan satu sama lain.
İskeletle penisin birbiriyle çok da alakalı olduğunu düşünmezsiniz.Bạn sẽ không nghĩ rằng bộ xương và dương vật có liên quan gì với nhau.
İskeletle penisin birbiriyle çok da alakalı olduğunu düşünmezsiniz.Il est difficile d'imaginer que les squelettes et les pénis aient beaucoup à voir les uns avec les autres.
İskeletle penisin birbiriyle çok da alakalı olduğunu düşünmezsiniz.Je zou denken dat skeletten en penissen niet veel met elkaar te maken hebben.
İskeletle penisin birbiriyle çok da alakalı olduğunu düşünmezsiniz.여러분들은 뼈와 음경 간에 어떤 관계가 있으리라 생각하지 않으실겁니다.
İskeletle penisin birbiriyle çok da alakalı olduğunu düşünmezsiniz.Man würde nicht annehmen, dass Penisse und Skelette sehr viel miteinander zu tun haben.
İskeletle penisin birbiriyle çok da alakalı olduğunu düşünmezsiniz.Nevěřili byste, kolik mají kostra a penis společného.
İskeletle penisin birbiriyle çok da alakalı olduğunu düşünmezsiniz.Nigdy nie pomyślelibyście, że szkielety i penisy mają ze sobą wiele wspólnego.