Ana içeriğe geç
Sözlük

peni ile cümle

peni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ve neticede bundan dolayı çizmeyi, denemeyi bırakıyorlar, bilirsiniz çizdikleri penis gibi şeyleri.Và từ từ, họ ngừng chơi với nó, hoặc vẽ, các bạn biết đây, họ vẽ "chim" và những thứ như thế.
Ve neticede bundan dolayı çizmeyi, denemeyi bırakıyorlar, bilirsiniz çizdikleri penis gibi şeyleri.W końcu przestają się nim bawić. Zaczynają rysować penisy i takie tam. (Śmiech)
Ve neticede bundan dolayı çizmeyi, denemeyi bırakıyorlar, bilirsiniz çizdikleri penis gibi şeyleri.Y eventualmente, hace que dejen de jugar con eso, o dibujar, saben, dibujan penes y cosas así.
Ve neticede bundan dolayı çizmeyi, denemeyi bırakıyorlar, bilirsiniz çizdikleri penis gibi şeyleri.И в края на краищата спират да играят с това, или рисуват, знаете, мръсни рисунки и прочее.
Ve neticede bundan dolayı çizmeyi, denemeyi bırakıyorlar, bilirsiniz çizdikleri penis gibi şeyleri.בסוף זה סתם גורם להם להפסיק לשחק עם זה, או לצייר איברי מין ודברים כאלה.
Ve neticede bundan dolayı çizmeyi, denemeyi bırakıyorlar, bilirsiniz çizdikleri penis gibi şeyleri.و في النهاية، كل ما تفعله هو ايقافهم من اللعب بها، او الرسم، كما تعلمون، يرسمون أعضاء ذكرية و ما إلى هنالك.
Ve ona penisilin için bir reçete verdim ve onu gönderdim.Dal som mu recept na penicilín a vyprevadil som ho.
Ve ona penisilin için bir reçete verdim ve onu gönderdim.E dei-lhe uma receita para penicilina e mandei-o embora.
Ve ona penisilin için bir reçete verdim ve onu gönderdim.Gli ho prescritto della pennicillina e l'ho mandato via.
Ve ona penisilin için bir reçete verdim ve onu gönderdim.I-am dat o rețetă cu penicilină și l-am trimis acasă.
Ve ona penisilin için bir reçete verdim ve onu gönderdim.Ik gaf hem een recept voor penicilline en liet hem gaan.
Ve ona penisilin için bir reçete verdim ve onu gönderdim.Je lui ai prescrit de la pénicilline et l'ai renvoyé chez lui.
Ve ona penisilin için bir reçete verdim ve onu gönderdim.전 그에게 페니실린을 처방하고 그를 귀가시켰습니다.
Ve ona penisilin için bir reçete verdim ve onu gönderdim.le prescribí penicilina y lo envié a su casa.
Ve ona penisilin için bir reçete verdim ve onu gönderdim.Penicillint írtam fel neki és útjára bocsátottam.
Ve ona penisilin için bir reçete verdim ve onu gönderdim.Przepisałem mu penicylinę i odesłałem.
Ve ona penisilin için bir reçete verdim ve onu gönderdim.Tak jsem mu předepsal penicilín a poslal ho pryč.
Ve ona penisilin için bir reçete verdim ve onu gönderdim.Và tôi kê đơn pê-ni-xi-lin và cho anh ta đi.
Ve ona penisilin için bir reçete verdim ve onu gönderdim.Και του έδωσα μία συνταγή για πενικιλίνη και τον έστειλα στο δρόμο του.
Ve ona penisilin için bir reçete verdim ve onu gönderdim.Дадох му рецепта за пеницилин и го изпратих по пътя му.
Ve ona penisilin için bir reçete verdim ve onu gönderdim.Я виписав йому пеніцилін і відправив його додому.
Ve ona penisilin için bir reçete verdim ve onu gönderdim.Я дал ему рецепт на пенициллин и выписал его.
Ve ona penisilin için bir reçete verdim ve onu gönderdim.נתתי לו מירשם לפניצילין ושלחתי אותו לדרכו.
Ve ona penisilin için bir reçete verdim ve onu gönderdim.اعطيته روشته لبنسلين وارسلته في طريقه
Ve ona penisilin için bir reçete verdim ve onu gönderdim.彼を帰しました 彼は診察室を出るときにも
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.I vzešlo mu slunce, když pominul místa toho Fanuel, a kulhal na nohu svou.
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.32:32 Und als er an Pniel vorüberkam, ging ihm die Sonne auf; und er hinkte an seiner Hüfte.
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.A slnce mu vyšlo, ako prešiel Penuel, ale kulhal na svoje bedro.
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.De zon was al op, toen Jakob Pniël verliet. Hij liep mank door de klap op zijn heup.
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.El sol salió cuando él había partido de Peniel, y cojeaba de su cadera
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.E nascia o sol, quando ele passou de Peniel; e coxeava de uma perna.
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.És a nap felkél vala rajta, amint elméne Peniél mellett, õ pedig sántít vala csípõjére.
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.Ja kun hän oli kulkenut Penuelin ohitse, nousi aurinko; mutta hän ontui lonkkaansa.
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.Khi qua nơi Phi-ni-ên , thấy mặt_trời mọc rồi ; và người đi giẹo cẳng .
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.Khi qua nơi Phi-ni-ên, thấy mặt trời mọc rồi; và người đi giẹo cẳng.
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.그가 브니엘을 지날 때에 해가 돋았고 그 환도뼈로 인하여 절었더라
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.Le soleil se levait, lorsqu`il passa Peniel. Jacob boitait de la hanche.
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.Och när han hade kommit förbi Penuel, såg han solen gå upp; men han haltade på höften.
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.Og da han var kommet forbi Pnuel så han solen rinne; og han haltet på sin hofte.
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.Og Solen stod op, da han drog forbi Penuel, og da haltede han på Hoften.
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.Pada waktu matahari terbit, Yakub meninggalkan Pniel, dan ia pincang karena sendi pinggulnya terkilir
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.Răsărea soarele cînd a trecut pe lîngă Peniel. Însă Iacov şchiopăta din coapsă.
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.Και ανετειλεν ο ηλιος επ' αυτου, καθως διεβη το Φανουηλ εχωλαινε δε κατα τον μηρον αυτου.
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.И взошло солнце, когда он проходил Пенуэл; и хромал он на бедро свое.
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.Слънцето го огря, като заминаваше Фануил; и куцаше с бедрото си.
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.ויזרח לו השמש כאשר עבר את פנואל והוא צלע על ירכו׃
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.واشرقت له الشمس اذ عبر فنوئيل وهو يخمع على فخذه.
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.日 頭 剛 出 來 的 時 候 、 雅 各 經 過 毘 努 伊 勒 、 他 的 大 腿 就 瘸 了
Yakup Penielden ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu.日頭剛 出來 的 時候 、 雅各 經過毘 努伊勒 、 他 的 大腿 就 瘸了
Yakup, ‹‹Tanrıyla yüzyüze görüştüm, ama canım bağışlandı›› diyerek oraya Peniel adını verdi.32:31 Und Jakob hieß die Stätte Pniel; denn ich habe Gott von Angesicht gesehen, und meine Seele ist genesen.
Yakup, ‹‹Tanrıyla yüzyüze görüştüm, ama canım bağışlandı›› diyerek oraya Peniel adını verdi.Giacobbe allora gli chiese: «Dimmi il tuo nome». Gli rispose: «Perché mi chiedi il nome?». E qui lo benedisse
Yakup, ‹‹Tanrıyla yüzyüze görüştüm, ama canım bağışlandı›› diyerek oraya Peniel adını verdi.Jacob appela ce lieu du nom de Peniel: car, dit-il, j`ai vu Dieu face à face, et mon âme a été sauvée.
Yakup, ‹‹Tanrıyla yüzyüze görüştüm, ama canım bağışlandı›› diyerek oraya Peniel adını verdi.Jacob llamó el nombre de aquel lugar Peniel, diciendo: "Porque vi a Dios cara a cara y salí con vida.
Yakup, ‹‹Tanrıyla yüzyüze görüştüm, ama canım bağışlandı›› diyerek oraya Peniel adını verdi.그러므로 야곱이 그곳 이름을 브니엘이라 하였으니 그가 이르기를 내가 하나님과 대면하여 보았으나 내 생명이 보전되었다 함이더라
Yakup, ‹‹Tanrıyla yüzyüze görüştüm, ama canım bağışlandı›› diyerek oraya Peniel adını verdi.Og Jakob kaldte Stedet Peniel, idet han sagde: "Jeg har skuet Gud Ansigt til Ansigt og har mit Liv frelst."
Yakup, ‹‹Tanrıyla yüzyüze görüştüm, ama canım bağışlandı›› diyerek oraya Peniel adını verdi.Tedy nazval Jákob jméno místa toho Fanuel; nebo jsem prý viděl Boha tváří v tvář, a zachována jest duše má.
Yakup, ‹‹Tanrıyla yüzyüze görüştüm, ama canım bağışlandı›› diyerek oraya Peniel adını verdi.И нарек Иаков имя месту тому: Пенуэл; ибо, говорил он , я видел Бога лицем к лицу, и сохранилась душа моя.
Yakup, ‹‹Tanrıyla yüzyüze görüştüm, ama canım bağışlandı›› diyerek oraya Peniel adını verdi.И Яков наименува мястото Фануил+, защото, си казваше : Видях Бога лице с лице и животът ми биде опазен.
Yakup, ‹‹Tanrıyla yüzyüze görüştüm, ama canım bağışlandı›› diyerek oraya Peniel adını verdi.ויקרא יעקב שם המקום פניאל כי ראיתי אלהים פנים אל פנים ותנצל נפשי׃
Yakup, ‹‹Tanrıyla yüzyüze görüştüm, ama canım bağışlandı›› diyerek oraya Peniel adını verdi.فدعا يعقوب اسم المكان فنيئيل. قائلا لاني نظرت الله وجها لوجه ونجّيت نفسي.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod