Ana içeriğe geç
Sözlük

penceresi ile cümle

penceresi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Batısında bir penceresi vardır.În tindă există o fereastră spre sud.
Evin penceresi açıktır."Păi, fereastra băii este deschisă.
Evin penceresi açıktır.A ház ajtaja automatikusan kinyílt.
Beş penceresi vardır.Öt kapuja volt.
Disketlerin üzerindeki bu deliklerden biri protect (koruma) penceresidir.A nyitott kazettavégen lévő szalagot egy csappantyú védi.
Fakat her biri üst kat penceresinden, komşu eve geçmeyi başararak yaşamlarını kurtardı.A család az emeleten rekedt, de sikerült egy ablakon keresztül a szomszéd házba mászniuk.
Banyo penceresi açık.Nyitva van a fürdőszoba ablaka.
Cadde tarafında üç, yanlarda ikişer penceresi bulunur.Niiden välisissä nurkkaviisteissä on myös kolmas samanlainen ikkuna.
Beş penceresi vardır.Siinä on viisi porttia.
Batısında bir penceresi vardır.Στην ανατολική πλευρά βρίσκεται ένας κήπος.
Batı Gül Penceresi: 10 metre çapındadır.Η ροζέτα της δυτικής πλευράς έχει διάμετρο 10 μέτρων.
Akşam boyunca Michael, Wallace'ların evinin penceresinden Annie'yi izler.Om aftenen overvåger Michael Annie gennem vinduerne i Wallaces hus.
Czipra kulübesinin penceresine çıkıp onun gayretlerini alaya almaktadır.De drar til Stønne-Stinas toalett og finner inngangen der.
Mescidin batı duvarında adak penceresi vardır.Candi Gatotkaca berdenah bujursangkar dengan pintu berada pada dinding sisi barat.
Vzor penceresinden dünyayı görebiliyorum.Ia dapat melihatnya dari jendela menara.
Yığınlar bir Bulucu penceresine geçmeden bir alt klasörü görüntülemeye izin verir.Orang harus berjalan masuk sebelum dapat melihat isi taman.
Yakalamak istediğiniz pencereyi (tarayıcı penceresi veya iletişim kutusu gibi) seçin.Cửa sổ hiện tại bạn đang dùng là cửa sổ vẽ.
Windows görev çubuğu, çalıştırıldıklarında bir penceresi olan her uygulamayı temsil etmekle yükümlü idi.Thanh tác vụ Windows có nhiệm vụ biểu thị mỗi ứng dụng có cửa sổ khi chúng chạy.
Güney cephesinin ortasında ve duvarın üst kısmında şevli, yuvarlak kemerli küçük bir penceresi vardır.Chính giữa mặt đứng, phía gần đỉnh mái có một cửa sổ hoa hồng hình tròn.
Yakalamak istediğiniz pencereyi (tarayıcı penceresi veya iletişim kutusu gibi) seçin.明かり窓(あかりまど)とは採光を目的として設けられる窓である。
Beş penceresi vardır.窓は五箇所ある。
Zindan penceresinden Prenses Emilia'yı görürler ve her ikisi de ona aşık olurlar.牢獄の窓から二人はエミーリア王女を見、ともに恋に落ちる。
Vzor penceresinden dünyayı görebiliyorum.観測窓から外部の景色を見ることが出来る。
Evin penceresi açıktır.窓を開けなさい。
Bu odaların yine küçük birer penceresi ateşi görmektedir.防火扉付きの小窓もある。
OS X 10.7 sisteminde çalışan Mac'larda , AirDrop Finder penceresinde kenar çubuğunda mevcuttur.在运行OS X 10.7的Mac上,AirDrop可以在Finder視窗側邊欄中使用。
Beş penceresi vardır.有五个小堂。
Yakalamak istediğiniz pencereyi (tarayıcı penceresi veya iletişim kutusu gibi) seçin.창의 내용을 미리 보며 선택할 수 있다.
Finderde öğeler için "Bilgi Al" penceresi artık "Daha Fazla Bilgi" bölümünde içerir.파인더의 정보 입수 창이 이제 "더 많은 정보" 섹션을 포함한다.
Beş penceresi vardır.ל־CM היו חמישה חלונות.
Cate adama saldırır ve banyonun penceresinden kaçar.היא תוקפת אותו ונמלטת דרך חלון האמבטיה.
Dikdörtgen planlı yapının bir kapısı ve pirinç korkuluklu iki penceresi vardır.חזית המבנה כוללת שני מגדלים וביניהם חלון רוזטה.
Vzor penceresinden dünyayı görebiliyorum.יכולים לראות את האמן דרך זכוכית של חלון הגלריה.
Batı Gül Penceresi: 10 metre çapındadır.קוטר חלונות הרוזטה בטרנספט: 10 מטר.
Bazı kaynaklara göre, parçalanıp kafası kazığa geçirildi ve Marie Antoinette'in penceresi önüne getirildi.След това главата ѝ е набучена на копие и е поставена под прозореца на килията на Мария-Антоанета.
Ayrıca bir Windows Gezgini penceresi olarak da entegre olur.Като пример, нека вземем прозореца (англ. window) в една прозоречна система (англ.windowing system).
Yakalamak istediğiniz pencereyi (tarayıcı penceresi veya iletişim kutusu gibi) seçin.(Ако ви махна с ръка, отворете прозореца.)
Baade Penceresi, merkezi şişlikte yıldızların görünebildiği altı bölgeden en büyüğüdür.Baadeov prozor je najveće od šest područja kroz koje su vidljive zvijezde u središnjoj izbočini.
Geçit törenindeki yürüyüşçüler evinin penceresinde oturan Hugo'nun onuruna altı saat yürüdü.Narod je marširao 6 sati kako bi prošao kraj Hugova stana u kojem ih je on gledao sa prozora.
Hücrenin, kapı ve penceresinden ellerimizi uzattık.Od toga udara su popucali svi prozori, vrata i pojedini zidovi.
Bu odaların yine küçük birer penceresi ateşi görmektedir.Kasnije su u pregradama prozora otvoreni manji prozorčići.
Evin penceresi açıktır.Vrata njegove kuće uvijek su mu bila otvorena.
Sonraki hafta Triple H, Michaels'ın yüzünü arabasının penceresine çarparak parçaladı.Jedne večeri je probudio Brooksa bacivši mali kamen u prozor njegova stana.
Yakalamak istediğiniz pencereyi (tarayıcı penceresi veya iletişim kutusu gibi) seçin.Ten totiž musí rátať s okienkami, ktoré treba vystrihnúť.
Vzor penceresinden dünyayı görebiliyorum.Stolnico je mogoče videti skozi okno.
Kubbe kasnağında dört penceresi olup, mihrabı sade bir niş biçimindedir.V štirih nadstropjih je po 14 lož, pritličje ima obliko podkve.
Binanın en güzel yeri tavan penceresi ve renkli camlarla süslenmiş koridorudur.Gražiausias rūmuose – centrinis vestibiulis su plačiais laiptais bei spalvotu vitražu.
O sırada Michael evin penceresinden içeri girmiştir.Kiemas matėsi pro būstinės langą.
Herhangi bir düzenleme penceresi açmadan giriş alanına yapılacak işlerinizi girebilirsiniz.Į kai kurios pastatus bus įmanoma įeiti be krovimo langų.
Vzor penceresinden dünyayı görebiliyorum.Akendest avaneb vaade vanalinnale.
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması,1973년에, 석유 금수조치와 금의 창이 닫혔을 때(브레튼우즈 체제가 붕괴하였을 때)
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması, Amerika'nın sonu olarak yorumlandı. 1980'lerdeIn 1973, met het olie-embargo en het afschaffen van de gouden standaard, was dat het einde van Amerika.
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması, Amerika'nın sonu olarak yorumlandı.Di tahun 1973, saat terjadi embargo minyak dan ditutupnya jendela emas, itu adalah akhir dari Amerika.
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması, Amerika'nın sonu olarak yorumlandı.Em 1973, com o embargo do petróleo e o encerramento da janela do ouro, era o fim da América
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması, Amerika'nın sonu olarak yorumlandı.En 1958, après que les Soviétiques aient mis le Spoutnik en orbite, c'était " C'est la fin de l'Amérique. ".
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması, Amerika'nın sonu olarak yorumlandı.En 1973, con el embargo petrolero y el cierre de la ventana del oro, era el fin de Estados Unidos.
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması, Amerika'nın sonu olarak yorumlandı.În 1973, odată cu embargoul de petrol și închiderea oportunității aurului, ăsta a fost sfârșitul Americii.
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması, Amerika'nın sonu olarak yorumlandı.Nel 1973, con l'embargo petrolifero e la chiusura della "gold window" -- ecco la fine dell'America.
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması, Amerika'nın sonu olarak yorumlandı.V roce 1973, embargo na ropu a zrušení výkupu dolarů ze zahraničí za zlato, to byl konec Ameriky.
1973'te petrol ambargosu ve altın penceresinin kapanması, Amerika'nın sonu olarak yorumlandı.W 1973, kryzys naftowy i schyłek złotego wieku również oznaczał koniec Ameryki.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod