Pencerelerin hiçbiri açık değildi.None of the windows were open.
Tom tüm pencereleri kapattı.Tom closed all the windows.
Pencereler kapalı mıydı?Were the windows closed?
Tom pencereleri açtı.Tom opened the windows.
Tom pencerelerden birinden dışarı bakarak durdu.Tom stood looking out one of the windows.
Tom Mary'nin pencereleri açık bırakmasını istedi.Tom asked Mary to leave the windows open.
Pencereler zaten yıkanılmalıydı.The windows should've already been washed.
Bu pencereler yıkanmalı.These windows need to be washed.
Pencerelerden biri kırıldı.One of the windows was broken.
Tom yeni perdeler için pencereleri ölçtü.Tom measured the windows for new drapes.
Tom Mary'ye pencereleri gece açık bırakmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to leave her windows open at night.
Tom pencereleri yıkamayı sevmez.Tom doesn't like washing windows.
Tom Mary'nin pencereleri yıkamasına yardımcı oldu.Tom helped Mary wash the windows.
Pencereleri aç. Burada çok fazla sigara dumanı var.Open the windows. There's too much smoke in here.
Komşularımdan biri aradı ve pencerelerimden birini açık bıraktığımı söyledi.One of my neighbors called and said I left one of my windows open.
Pencerelerden siyah duman dökülüyordu.Black smoke was pouring out the windows.
Pencerelerden siyah duman akıyordu.Black smoke was pouring out the windows.
Pencerelerden uzak durun.Stay away from the windows.
Tom bana bütün pencereleri kapatmamı söyledi.Tom told me to close all the windows.
Yatak odamın pencereleri avluya bakar.The windows of my bedroom face the courtyard.
Yatak odamın pencereleri iç bahçeye bakar.The windows of my bedroom face the courtyard.
Topu pencerelerin yakınına atma.Don't throw the ball near the windows.
Pencereler fenerlerle dekore edilmiştir.The windows are decorated with lanterns.
Tom'u komşularının pencerelerine bakarken yakaladım.I caught Tom looking into the neighbors' windows.
Pencereleri kapamak zorundayız.We have to close the windows.
Pencerelerimizden biri kırıldı.One of our windows is broken.
Pencereleri kapatmayı unutmayın.Remember to shut the windows.
Çok büyük pencereler bol doğal gün ışığı sağlar.Very large windows assure abundant natural daylight.
Güneş sadece senin babanın pencerelerinde parlamaz.The sun doesn't only shine on your father's windows.
Tom pencereleri kapatabilip kapatamayacağını sordu.Tom asked me if he could close the windows.
Tom pencereleri tahta çakarak kapatıyor.Tom is boarding up the windows.
Polis dedektifi tüm kapıların ve pencerelerin içeriden kilitli olduğunu söyledi.The police detective said that all of the doors and windows were locked from the inside.
Bütün pencereler açıktı.All the windows were open.
Pencereleri açık tutun.Keep the windows open.
Tom yatak odası pencerelerini açtı.Tom opened the bedroom windows.
Pencereleri açabilir miyim?May I open the windows?
Pencereleri yıkadım.I washed the windows.
Bütün pencereler kapalı mı?Are all the windows shut?
Bütün pencereler kilitli mi?Are all the windows locked?
Tom pencereleri yıkamasına yardım etmeni istiyor.Tom wants you to help him wash windows.
Diğer tüm pencereler açık.All the other windows are open.
Tüm pencereler kapalı mı?Are all the windows closed?
Pencereleri temizlemeyi bitirin.Finish cleaning the windows.
Bu pencereler kurşun geçirmez.These windows are bulletproof.
Ay ışığı pencerelerden geldi.Moonlight came through the windows.
Pencereler açılır mı?Do the windows open?
Çoğu zaman, kapı ve pencerelerimi kilitlemeden bırakırım.I leave my windows and doors unlocked most of the time.
Tom pencerelerin üzerine kontrplak koydu.Tom put plywood over the windows.
Tom annesinin pencereleri yıkamasına yardım ediyor.Tom is helping his mother wash the windows.
Herhangi birinin pencereleri açmasına izin verme.Don't let anyone open the windows.
Sıcaktan dolayı pencerelerden birini açık bırakıp da uyudum.Because of the heat, I slept with a window open.
Mikel evdeyken pencereleri temizlemeye çalışır.When Mikel is at home, he works on cleaning the windows.
Pencerelerini açık bırakmamalısın.You shouldn't leave your windows open.
Pencerelerinizi açık bırakmamalısınız.You shouldn't leave your windows open.
Bu ev terk edilmi. Bütün pencereler tahta çakarak kapatılmış.This house is abandoned. All the windows are boarded up.
Biz pencereleri açabiliriz.We can open the windows.
Pencereler güvenli olmalı.The windows must be secured.
Tom pencereleri tahta çakarak kapattı.Tom boarded up his windows.
Gözler kalbin pencereleridir.The eyes are the windows of the heart.
Pencereler açıktı.The windows were open.