Ana içeriğe geç
Sözlük

pekala ile cümle

pekala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Evet. Pekala.レッツ・ムーブ・アウト(出るぞ)
Fakat yine de -- pekala, TED başladığında ağ yoktu1984년 그러니까 TED가 시작될 때(역자주:1984)에는 웹이 없었고
Fakat yine de -- pekala, TED başladığında ağ yoktuAber dann -- OK, als TED startete, gab es noch kein Web.
Fakat yine de -- pekala, TED başladığında ağ yoktu Tıklamak gibi şeyler bir anlam ifade etmiyordu.Dar atunci -- OK, când TED a început, nu exista webul deci lucruri precum clickul nu aveau acelaşi înţeles.
Fakat yine de -- pekala, TED başladığında ağ yoktu Tıklamak gibi şeyler bir anlam ifade etmiyordu.Maar toen -- OK, toen TED begon, bestond er nog geen web, dus termen als klikken betekenden iets anders.
Fakat yine de -- pekala, TED başladığında ağ yoktu Tıklamak gibi şeyler bir anlam ifade etmiyordu.Mais quand TED a été crée il n'y avait pas de web, des mots comme "cliquer" n'avait pas le même sens.
Fakat yine de -- pekala, TED başladığında ağ yoktu Tıklamak gibi şeyler bir anlam ifade etmiyordu.Nhưng sau đó - OK, khi TED bắt đầu, không hề có mạng vậy nên những thứ như "click" không hề có nghĩa tương tự.
Fakat yine de -- pekala, TED başladığında ağ yoktu Tıklamak gibi şeyler bir anlam ifade etmiyordu.Wtedy: kiedy ruszył TED, nie było WWW, więc takie rzeczy jak kliknięcie nie miały tego znaczenia, co dziś.
Fakat yine de -- pekala, TED başladığında ağ yoktu Tıklamak gibi şeyler bir anlam ifade etmiyordu.Αλλα τότε -- όταν το TED ξεκίνησε, δεν υπήρχε διαδίκτυο οπότε λέξεις όπως το "κλικ" δεν είχαν το ίδιο νόημα.
Fakat yine de -- pekala, TED başladığında ağ yoktu Tıklamak gibi şeyler bir anlam ifade etmiyordu.Але потім — добре, коли стартував TED, вебу не було тому такі речі як клік означали не те, що зараз.
Fakat yine de -- pekala, TED başladığında ağ yoktu Tıklamak gibi şeyler bir anlam ifade etmiyordu.Когато TED се появи, нямаше мрежа и да "кликнеш" не означаваше същото, което означава днес.
Fakat yine de -- pekala, TED başladığında ağ yoktu Tıklamak gibi şeyler bir anlam ifade etmiyordu.Но потом, когда появился TED, сети не существовало, у таких понятий как щелкнуть были другие значения.
Fakat yine de -- pekala, TED başladığında ağ yoktuאבל אז.... אוקיי, כאשר TED החל, לא היה אינטרנט
Fakat yine de -- pekala, TED başladığında ağ yoktuلكن بعد ذلك -- حسناً، عندما بدأ TED، لم تكن هناك شبكة
Fakat yine de -- pekala, TED başladığında ağ yoktu例えばクリックするという行為には今とは別の意味がありました
Freedom sola, Independence sağa. Pekala. Biz sola gidiyoruz.Freedom a sinistra, Independence a destra.
Freedom sola, Independence sağa. Pekala. Biz sola gidiyoruz.Freedom links, Independence rechts.
Freedom sola, Independence sağa. Pekala. Biz sola gidiyoruz.Freedom till vänster, Independence till höger.
Freedom sola, Independence sağa. Pekala. Biz sola gidiyoruz.Freedom vasemmalle, Independence oikealle.
Freedom sola, Independence sağa. Pekala. Biz sola gidiyoruz.Liberté, à gauche, Indépendance, à droite.
Freedom sola, Independence sağa. Pekala.Freedom doleva, Independence doprava.
Freedom sola, Independence sağa. Pekala.Freedom na levo, Independence na desno.
Freedom sola, Independence sağa. Pekala."Ελευθερία" αριστερά.
Gençlerden birkaçı, arabanın aslında 5 metre uzaklıkta olduğunu söylemişti. Pekala.Quelques-uns des adolescents ont dit qu'en réalité la voiture était à 5 mètres quand le tir a eu lieu.
Gidelim! -Pekala. -Hadi.Acum!
Gidelim! -Pekala. -Hadi.Gremo!
Gidelim! -Pekala. -Hadi.Ideme!
Gidelim! -Pekala. -Hadi.Jdeme!
Gidelim! -Pekala. -Hadi.Πάμε!
- Gidelim. - Pekâlâ.- 자, 갑시다 - 네!
Gidelim! -Pekala.Uppfattat, 61 rör på sig.
Gidelim! -Pekala.Vamos!
Gidelim! -Pekala.Zrozumiałem.
- Gidelim. - Pekâlâ..لنذهب- .حسناً-
Giyin, hemen. Pekala, kes artık!Arrête !
Giyin, hemen. Pekala, kes artık! Tamam.Ennek már a fele sem tréfa!
Göldeki çekimimizi bitirdikten sonra... ...çan odasına gitmeye karar verdik. Pekala, Nat.Gdy zakończyliśmy materiał nad jeziorem, udaliśmy się do pokoju z dzwonem.
Goo Jun Pyo'dan ayrı yaşayamam. özür dilerim. üzgünüm Sunbae. pekala. pekala.Em không thể xóa bỏ hình bóng của Goo Joon Pyo được. Em xin lỗi Em xin lỗi
Goo Jun Pyo'dan ayrı yaşayamam. özür dilerim. üzgünüm Sunbae. pekala. pekala.En pysty erottamaan Goo JunPyota minusta. Olen pahoillani. Olen pahoillani.
Goo Jun Pyo'dan ayrı yaşayamam. özür dilerim. üzgünüm Sunbae. pekala. pekala.Ich kann ihn, Goo JunPyo nicht einfach aufgeben. Entschuldige. Es tut mir leid Sunbae.
Goo Jun Pyo'dan ayrı yaşayamam. özür dilerim. üzgünüm Sunbae. pekala. pekala.Je ne peux pas renoncer à Goo JunPyo. Je suis désolée. Je suis désolée, Sunbae.
Goo Jun Pyo'dan ayrı yaşayamam. özür dilerim. üzgünüm Sunbae. pekala. pekala.안 떼어져요, 구준표가. 죄송해요. 죄송해요, 선배.
Goo Jun Pyo'dan ayrı yaşayamam. özür dilerim. üzgünüm Sunbae. pekala. pekala.Nem tudom elválasztani magam Goo Joonpyotól. Sajnálom. Sajnálom sunbae.
Goo Jun Pyo'dan ayrı yaşayamam. özür dilerim. üzgünüm Sunbae. pekala. pekala.Nie umiem separować od siebie Goo Jun Pyo. Przepraszam. Przykro mi, Sunbae...
Goo Jun Pyo'dan ayrı yaşayamam. özür dilerim. üzgünüm Sunbae. pekala. pekala.Non riesco a separami da Goo JoonPyo. Mi dispiace. Scusami sunbae.
Goo Jun Pyo'dan ayrı yaşayamam. özür dilerim. üzgünüm Sunbae. pekala. pekala.Nu pot sa ma separ de Goo Jun Pyo. Imi pare rau. Imi pare rau sunbae.
Goo Jun Pyo'dan ayrı yaşayamam. özür dilerim. üzgünüm Sunbae. pekala. pekala.Saya tidak bisa melepaskan Goo Jun Pyo dalam diri saya. Maafkan saya. Maafkan saya.
Goo Jun Pyo'dan ayrı yaşayamam. özür dilerim. üzgünüm Sunbae. pekala. pekala.Δεν μπορώ να χωρίσω τον<br /> Γκου Τζουν Πιο από εμένα. Λυπάμαι. Λυπάμαι Σανμπεϊ.
Goo Jun Pyo'dan ayrı yaşayamam. özür dilerim. üzgünüm Sunbae. pekala. pekala.Я не могу, чтобы ДжунПё был отдельно от меня. Мне жаль. Мне жаль, санбэ.
Goo Jun Pyo'dan ayrı yaşayamam. özür dilerim. üzgünüm Sunbae. pekala. pekala.لا أستطيع ان أُبعد غو جون بيو من مخيلتي أنا آسفة أنا آسفة..سان به
Goo Jun Pyo'dan ayrı yaşayamam. özür dilerim. üzgünüm Sunbae. pekala. pekala.ごめんなさい ごめんなさい 先輩 いいよ
Goo JunPyo'yu görmeye geldim. genç efendi odasında. pekala.Am venit sa-l vad pe Goo Jun Pyo. Tanarul stapan este in camera lui. Bine...
Goo JunPyo'yu görmeye geldim. genç efendi odasında. pekala.Azért jöttem hogy Goo JoonPyot lássam. A fiatal úr a szobájában van. Oké..
Goo JunPyo'yu görmeye geldim. genç efendi odasında. pekala.Cháu đến để gặp Goo Joon Pyo. Cậu chủ đang ở trong phòng. Vâng ạ.
Goo JunPyo'yu görmeye geldim. genç efendi odasında. pekala.Ich bin gekommen, um Goo JoonPyo zu sehen. Der junge Herr ist in seinem Zimmer. Okay.
Goo JunPyo'yu görmeye geldim. genç efendi odasında. pekala.Ik kom voor Goo JunPyo. Jongeheer is in zijn kamer. Okay.
Goo JunPyo'yu görmeye geldim. genç efendi odasında. pekala.Je suis venue voir Goo JunPyo. Le Jeune Maitre est dans sa chambre Ok
Goo JunPyo'yu görmeye geldim. genç efendi odasında. pekala. JunPyo...hadi oyun oynayalım!네.
Goo JunPyo'yu görmeye geldim. genç efendi odasında. pekala.Przyszłam odwiedzić Goo JunPyo. Panicz jest w swoim pokoju. Dobrze.
Goo JunPyo'yu görmeye geldim. genç efendi odasında. pekala.Saya datang untuk menemui Goo Jun Pyo. Tuan muda ada di kamarnya. Baiklah.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod