Pek çok kitabım yok.I don't have many books.
Bu pek doğru değil.That isn't quite right.
Tom pek memnun değildi.Tom wasn't very pleased.
Bence Tom'un ağlaması pek olası değil.I think it's unlikely Tom will cry.
Bunu yapmakla pek ilgilenmiyorum.I'm not very interested in doing that.
Tom'un nerede olduğundan pek emin değilim.I'm not exactly sure where Tom is.
Tom'un ağlamaya başlaması pek olası değil.Tom isn't very likely to start crying.
Tom bunu pek çok kez yapmadı.Tom hasn't done that very many times.
Hâlâ Boston'ı pek sevmiyorum.I still don't like Boston very much.
Tom bunu yapmada pek iyi değildi.Tom wasn't very good at doing that.
Tom'un bizi bekleyeceğini pek sanmam.I doubt if Tom will wait for us.
Tom Boston'da pek tanınmaz.Tom isn't well-known in Boston.
Tom pek sevecen biri değildi.Tom wasn't very affectionate.
Tom pek mütevazı biri değildir.Tom isn't a very humble person.
Tom'un pek çok seçeneği yoktu.Tom didn't have many options.
Tom pek konuşmuyordu.Tom wasn't much of a talker.
Tom pek ikna edici değildi.Tom wasn't very persuasive.
Tom pek diplomatik değildi.Tom wasn't very diplomatic.
Mary'nin burada pek mutlu olmadığını Tom'un bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows Mary isn't very happy here.
Tom pek ilgilenmiyorTom isn't very interested.
Tom pek iyi şarkı söylemedi.Tom didn't sing very well.
Tom pek hoş görünmüyordu.Tom didn't seem very nice.
Tom ve Mary pek sık birlikte seyahat etmezler.Tom and Mary don't travel together very often.
Pek çok kişi bunu yapmadı.Not many people did that.
Tom pek popüler değildi.Tom wasn't very popular.
Pek çok insan bunu yapmaz.Not many people do that.
Tom pek hazır değildi.Tom wasn't quite ready.
Tom, Mary'nin ağlamasının pek mümkün olmadığını söyledi.Tom said Mary was very unlikely to cry.
Tom, Mary'nin kazanmasının pek olası olmadığını söyledi.Tom said Mary was very unlikely to win.
Tom pek hoş değildi.Tom wasn't very nice.
Tom pek konuşmadı.Tom didn't talk much.
Sami pek iyi değil.Sami is not too good.
Sami pek iyi görünmüyor.Sami doesn't look too well.
Sami insanlara karşı pek kibar değildir.Sami is not very nice to people.
Tom'un pek dostu yoktu.Tom didn't have a lot of friends.
Tom ve benim pek ortak noktamız yok.Tom and I don't have a lot in common.
Tom Mary'nin bunu yapmasının pek olası olmadığını söyledi.Tom said that Mary was very unlikely do that.
Tom, Mary'nin muhtemelen pek fazla yemek yemeyeceğini söyledi.Tom said Mary wouldn't likely eat very much.
Tom bunu yaparken pek rahat olmayacak.Tom won't be very comfortable doing that.
Tom bıçakları bilemede pek iyi değil.Tom isn't very good at sharpening knives.
Dr. Jackson'ın pek fazla hastası yok.Dr. Jackson doesn't have many patients.
Tom'un bunu yapması pek olası değildir.It's quite unlikely Tom will do that.
Şimdiye kadar Tom pek yardımcı olmadı.Tom hasn't been very helpful so far.
Tom bunun hakkında pek mutlu olmayacak.Tom won't be very happy about that.
Tom pek sevilmiyor.Tom isn't very well liked.
Tom'un Avustralya hakkında pek bilgisi yoktu.Tom didn't know a lot about Australia.
Tom ve Mary birbirlerinden pek farklı değiller.Tom and Mary aren't much different from each other.
Tom'un konserinde pek fazla insan yoktu.There weren't many people at Tom's concert.
Tom bunun neden olduğundan pek emin değil.Tom isn't quite sure why that happened.
Tom yaptığı işte pek iyi değil.Tom isn't very good at what he does.
Tom'un nerede yaşadığından pek emin değilim.I'm not quite sure where Tom lives.
Nerede yaşadığınızdan pek emin değilim.I'm not quite sure where you live.
Tom ve Mary'nin pek çok arkadaşı var mı?Do Tom and Mary have many friends?
Tom işini pek iyi yapmaz.Tom doesn't do his job very well.
Tom işinde pek iyi değil.Tom isn't very good at his job.
Tom pek çok din okudu.Tom has studied many religions.
Tom pek çok yerde yaşadı.Tom has lived in many places.
Bugün pek iyi hissetmiyorum.I don't feel very well today.
Gözlerim pek iyi değil.My eyes aren't very good.
Ben bunu pek anlamadım.I didn't quite get that.