Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.I met her in a field, she was ragged, she had no shoes.
Murphy'nin ana karakteri isimsiz "pejmürde bir solipsist"tir.Η πιο δημοφιλής σύνθεσή της είναι το "Sicilienne σε μι ύφεση μείζονα".
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Am întâlnit-o pe o câmpie, era în zdrențe și nu avea pantofi.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Egy mezőn találkoztam vele, rongyos volt, nem volt cipője.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Gdy ją spotkałem miała obdarte ubrania, była boso.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Ich habe sie auf einem Feld getroffen. Sie war zerlumpt, sie hatte keine Schuhe.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Ik ontmoette haar op een veld, ze was gekleed in lompen en ze had geen schoenen.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Je l'ai rencontrée dans un champ, elle portait des haillons, elle n'avait pas de chaussures.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.저는 그녀를 야외에서 만났습니다. 그녀는 누더기 차림이었고 신발이 없었습니다.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.L'ho incontrata in un campo, era cenciosa e scalza.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Quando a conheci num campo, ela estava esfarrapada, não tinha sapatos.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Saya bertemu dengannya di sebuah tanah lapang, dia nampak compang camping dan tidak bersepatu.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Tôi gặp cô bé tại một cánh đồng. Cô bé rách rưới và không có giày.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Τη συνάντησα σε ένα λιβάδι, φορούσε κουρέλια, δεν είχε παπούτσια.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Срещнах я на полето, беше опърпана, нямаше обувки.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Я встретил её в поле, одетую в лохмотья и босую.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.פגשתי אותה בשדה, היא היתה מרופטת, יחפה.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.إلتقيتها في حقل، كانت خشنة، لم يكن لديها حذاء.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.彼女の目を見たら-普通11才の女の子は