Ana içeriğe geç
Sözlük

pedal ile cümle

pedal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Pedala her basışınızda, tekerleği bir kez çevirir.Each time you step on the pedal, the wheel turns once.
Bisikletin pedallarına sıkıca asılıyordu.He was pumping the pedals of the bicycle hard.
O, fren pedaline bastı.He pressed the brake pedal.
Gaz pedalına dikkatlice bastım.I stepped carefully on the accelerator.
Tom okula gittiği bisiklete yeni pedallar taktı.Tom put new pedals on the bicycle that he rides to school.
Tom fren pedalına bastı ve durdu.Tom stomped on the brake pedal and screeched to a halt.
Kuyruklu piyanonun hiçbir pedalı yoktur.The grand piano has no pedal at all.
Tom fren pedalına bastı.Tom pressed the brake pedal.
Ayaklarınızı pedalların üzerinde tutun.Keep your feet on the pedals.
Gitarım için yeni bir ayak pedalı aldım.I got a new foot pedal for my guitar.
Okula giderken kullandığı bisikletine yeni pedallar taktı.He put new pedals on the bicycle that he rides to school.
Çalgı, derisi kelebek vidalarla ya da pedallarla gerilip gevşetilerek akort edilir.It is formed into sausages or meatballs and then grilled or baked.
Franklin'in pedallı versiyonunda yatay olarak 37 kase demir, bir dingile tutturuldu.In Franklin's treadle-operated version, 37 bowls were mounted horizontally on an iron spindle.
Aynı zamanda piyanoya benzeyen bir sustain pedalı vardır.The vibraphone also has a sustain pedal similar to that on a piano.
Pedalları çok hızlı çeviriyorlar, terliler hareket ettikçe yağları titriyor.They are pedaling really hard, they're sweaty, they're bouncing around a lot.
Burası çamaşır fırlatma noktası, ve buradaki bir ayak pedalı.This is a laundry chute.
Pedallere ne kadar asılırsanız, kuvvet o kadar artar ve ivme kazanmanız da hızlanır.The harder you push down on the pedals, the bigger the force and the quicker you accelerate.
Pedallarda hafif bir titreme var, ama iyiyiz. Pekala, helikopter üssüne in 64.I think we're supposed to go to them.
Pedallarda hareket var. Sistemi tekrar kontrol et.Move out.
Beş ay sonra on yıllık süreçte ilk kez bisiklete bindim ve etrafta pedal çevirdim.At five months I got on my bike for the first time in a decade and I pedaled aroud the block.
Dokuz ay sonra yeni beslenmem ile 18 mil km pedal çevirdim.Nine months into my new way of eating I pedaled 18 miles.
Ayak pedalları açmak, kordon gevşeyin. ve çıkarılabilir kapak arkasında kablosunu takmakUnwrap the Foot Pedals, unwind the Cord and attach the cord behind the Removable Cover
Bu konuda bilimsel olacağım ve pedal kullanmayacağım." dedi.I'm going to get very scientific about this, and not use the pedal."
Ayağımızı gaz pedalından şimdi çekmeliyiz.We should take our foot off the pedal right now, and generally we do.
Ayaklarınla dümen pedalını kontrol ettiğinde uçağı yerde kontrol edersin.That's when you use your feet to control the rudder pedals to control the airplane on the ground.
Step aleti gibi çalışıyor -- üzerine çıkıp pedallara basıyorsunuz.It's powered a bit like a Stairmaster -- you pump up and down on it.
İlk pedal destekli bisikletler 1993 yılında Hindistan'da ortaya çıktı.The first pedal-assisted bicycles appeared in India in 1993.
Pedal destekli elektrik motoru pedal çevirerek düzenlenir.With pedal-assist the electric motor is regulated by pedalling.
Pedal yardımı sürücünün pedal çevirirken çabasını artırır.The pedal-assist augments the efforts of the rider when they are pedalling.
Yalnızca pedal yardımıPedal-assist only
HighCycle, bir kullanıcının sanal bir manzara boyunca pedal çevireceği bir egzersiz bisikletiydi.The HighCycle was an exercise bike that a user would pedal through a virtual landscape.
Kullanıcı yeterince hızlı pedal çevirirse, sanal bisiklet kalkar ve manzara üzerinde uçardı.If the user pedaled fast enough, the virtual bike would take off and fly over the landscape.
Pedalferler genellikle nemli bölgelerde ortaya çıkar.Pedalfers usually occur in humid areas.
Chicago'daki bir performans sırasında wah-wah pedalı kullanan Page (Ocak 1975)Page using a wah-wah pedal during a performance in Chicago (January 1975)
Ayak pedalı beş basamak içerir.The foot paddle includes five digits.
1940'larda tasarlanan Ercoupe, dümen pedalları olmadan inşa edildi.Designed in the 1940s, the Ercoupe was built without rudder pedals.
Yatay bisiklet, bisikletçinin arkasına yaslanır şekilde yatarak pedalladığı bisiklet çeşididir.La selle de bicyclette est la pièce sur laquelle le cycliste s'assoit.
Büyük orglarda birden çok klavye ve pedal takımı vardır.En los patios de las escuelas hay altos niveles de plomo y cobre.
Silah iki adet ayak pedalı ile ateşleniyordu.El brazo izquierdo estaba armado con un doug.
Pedalın görevi yine aynı.El pedal se trató del mismo modo.
Geezer wah-wah pedalı kullanan ilk basçılardan sayılır.È considerato inoltre il primo chitarrista in assoluto ad essersi servito del pedale wah wah.
Tekerlek ile birlikte pedallar da döner.I pedali sterzano insieme alla ruota.
Boss Corporation, Japonya merkezli bir elektro ve bas gitarlar için efekt pedalı üreten bir şirkettir.Boss è una casa produttrice di effetti a pedali per chitarra e basso.
Ivan Kulibin, Rusya'da 1780'lerde pedallı ve buhar kazanı ile çalışan bir araç üzerinde çalışmaya başladı.Иван Петрович Кулибин начал работу над каретой с паровым двигателем и педалями в 1780-х.
Geezer wah-wah pedalı kullanan ilk basçılardan sayılır.И это была первая композиция, в которой Хендрикс применил педаль wah-wah.
Sololarını ise wah-wah pedalı kullanarak hazırlamıştır.Для соло он использовал эффект wah-wah.
Ivan Kulibin, Rusya'da 1780'lerde pedallı ve buhar kazanı ile çalışan bir araç üzerinde çalışmaya başladı.وبدأ أيضاً إيفان كوليبن في العمل على آلة (سيارة) تعمل بمراجل بخارية ودواسة في روسيا عام 1780.
Yatay bisiklet, bisikletçinin arkasına yaslanır şekilde yatarak pedalladığı bisiklet çeşididir.ويوجد محرك الدراجة وبه تلتف الدراجة إلى الجهة التي نريدها.
Arpın 47 teli ve yedi pedalı vardır.O órgão tem 47 pontos em três manuais e um pedal.
Çalgı, derisi kelebek vidalarla ya da pedallarla gerilip gevşetilerek akort edilir.Oddychają płucotchawkami lub tchawkami (w zależności od gatunku).
Arpın 47 teli ve yedi pedalı vardır.A mesterhangszerek 47 húrral és hét hangoló pedállal készültek.
Bu albümde Dimebag Darrell whammy pedalını kendisiyle özdeşleştirmiştir.Tämän albumin yhteydessä Diamond Darrell otti kutsumanimekseen Dimebag Darrell.
Geezer wah-wah pedalı kullanan ilk basçılardan sayılır.Kappale on ensimmäisiä, joissa on käytetty wahwah-pedaalia.
Bu pedal ayakla dönüyordu.Suomentanut Pekka Jalkanen.
Sololarını ise wah-wah pedalı kullanarak hazırlamıştır.Hän käyttää sooloissaan hyväkseen paljon wah-wah -pedaalia.
Sololarını ise wah-wah pedalı kullanarak hazırlamıştır.Πολύ σωστά είπε acche din aane wale hain.
Tekerlek ile birlikte pedallar da döner.Dvs. at når cyklen bevæger sig, så bevæger pedalerne sig også.
Yatay bisiklet, bisikletçinin arkasına yaslanır şekilde yatarak pedalladığı bisiklet çeşididir.Halvcykel er en cykel, der kobles bag på en almindelig cykel.
Bu pedallar üç ayrı konuma getirilebilir.Maultaschen kan bli tilberedt på tre ulike måter.
Geezer wah-wah pedalı kullanan ilk basçılardan sayılır.Eric Clapton var blant de første som skaffet seg wah-wah-pedal.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod