Ana içeriğe geç
Sözlük

peşin ile cümle

peşin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.Сердце разумного приобретает знание, и ухо мудрых ищет знания.
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.Сърцето на благоразумния придобива разум, И ухото на мъртвите търси знание.
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.לב נבון יקנה דעת ואזן חכמים תבקש דעת׃
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.قلب الفهيم يقتني معرفة واذن الحكماء تطلب علما.
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.聰 明 人 的 心 得 知 識 . 智 慧 人 的 耳 求 知 識
Akıllı kişi bilgiyi satın alır, Bilgenin kulağı da bilgi peşindedir.聰 明人 的 心得 知識 . 智慧 人 的 耳 求知識
Albay Mustang peşine düştü.El coronel Mustang fue tras él.
Albay Mustang peşine düştü.Eversti Mustang meni miehen perään.
Albay Mustang peşine düştü.Oberst Mustang jagter ham.
Albay Mustang peşine düştü.O Coronel Mustang foi atrás dele.
Albay Mustang peşine düştü.Överste Mustang tog upp jakten.
Albay Mustang peşine düştü.Pułkownik Mustang wszedł za nim.
Albay Mustang peşine düştü.Ο Συνταγματάρχης Μάστανγκ τον κατεδίωξε.
Albay Mustang peşine düştü.За ним пошёл полковник Мустанг.
Al, peşine düşeceğiz onun.Al, gli andiamo dietro.
Al, peşine düşeceğiz onun.Al, idziemy za nim.
Al, peşine düşeceğiz onun.Al, mennään perään.
Al, peşine düşeceğiz onun.Al, vamos a por él.
Al, peşine düşeceğiz onun.Al, vamos atrás dele.
Al, peşine düşeceğiz onun.Vi skal nok få ram på ham.
Al, peşine düşeceğiz onun.Vi ska ta honom, Al.
Al, peşine düşeceğiz onun.Αλ, ας τον κυνηγήσουμε.
Al, peşine düşeceğiz onun.Ал, мы идём за ним.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Buscaban una alternativa a la grasa de pollo.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Căutau o alternativă pentru schmaltz.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Cercavano un'alternativa allo "schmaltz".
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.De letade efter ett alternativ till schmaltz.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Egy csirkezsiradék helyettesítőt kerestek.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Eles andavam à procura de uma alternativa para o "schmaltz".
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.He yrittivät löytää vaihtoehdon schmaltzille, kananrasvalle.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Ils cherchaient une alternative au schmaltz.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.그들은 슈말츠(닭기름)의 대안 음식을 찾고 있었습니다.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Mereka mencari alternatif untuk lemak unggas.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Pátrali totiž po alternativě k "schmaltzu."
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Sie waren auf der Suche nach einer Alternative zu Hühnerschmalz.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Szukali alternatywy dla smalcu.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Ze zochten een alternatief voor kippenreuzel.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Έψαχναν κάτι εναλλακτικό για το παραδοσιακό schmaltz.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Они искали замену шмальтцу.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.Търсили са алтернатива на пилешката мазнина.
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.הם חיפשו תחליף לשומן חזיר (שמאלץ).
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.وعندما كانوا يبحثون عن بديل لوصفة الاجداد الخاصة بهم
Alternatif bir schmaltz (tavuk yağı veya lard) peşindelermiş.秋になり 自然の
Ama hayır, hemen peşine düştün.Ale nie, ty musiałeś za nim pogonić.
Ama hayır, hemen peşine düştün.Ma niente, tu sei andato a cercarlo--
Ama hayır, hemen peşine düştün.Mas não, tinhas de ir logo atrás dele...
Ama hayır, hemen peşine düştün.Men du stack iväg direkt...
Ama hayır, hemen peşine düştün.Men du stak bare af ...
Ama hayır, hemen peşine düştün.-mutta sinun piti lähteä heti perään...
Ama hayır, hemen peşine düştün.Pero tuviste que correr tras él...
Ama hayır, hemen peşine düştün.Αλλά δεν μπόρεσες να συγκρατηθείς.
Ama hayır, hemen peşine düştün.Но нет, ты должен был броситься за ним...
Ama peşini bırakmayacağım.Non potrò mai rinunciare,
Ama peşini bırakmayacağım.Nunca me rendiré
Ama peşini bırakmayacağım.半分はタイミングで
Anlaşılan, Carol'ın California'dan eski erkek arkadaşı, onu Teksas'ta bulmuş ve peşine düşmüştü.Al parecer, un exnovio de Carol, de California, había logrado encontrarla en Texas y la estaba siguiendo.
Anlaşılan, Carol'ın California'dan eski erkek arkadaşı, onu Teksas'ta bulmuş ve peşine düşmüştü.Aparentemente, um ex-namorado da Carol, da Califórnia, encontrou-a no Texas e andava a segui-la.
Anlaşılan, Carol'ın California'dan eski erkek arkadaşı, onu Teksas'ta bulmuş ve peşine düşmüştü.Apparemment, un ex-petit ami californien de Carole l'avait retrouvée au Texas et la suivait partout.
Anlaşılan, Carol'ın California'dan eski erkek arkadaşı, onu Teksas'ta bulmuş ve peşine düşmüştü.Apparentemente, un ex fidanzato della California l'aveva trovata in Texas e la stava seguendo.
Anlaşılan, Carol'ın California'dan eski erkek arkadaşı, onu Teksas'ta bulmuş ve peşine düşmüştü.Az történt, hogy kaliforniai exbarátja megtalálta Carolt Texasban, és követte mindenhová.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod