Ana içeriğe geç
Sözlük

pazarlama ile cümle

pazarlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Aslında iBook'un pazarlama sloganlarından biri "iMac to go" idi.この惹句はiBook(アイブック)発表時の「iMac to go」にかけたもの。
Bunun üzerine, P&G doğrudan perakendeciye satış yapacağını açıklayarak, 450 pazarlamacı istihdam etti.東京R&Dによると、電力会社を中心に450台販売したとしている。
Pazarlama sloganı “Hiç böyle bir lezzet görmediniz” idi.キャッチフレーズは「こんな番組 見たことない…」だった。
Annesi ise daha önce gitmiş ve evden pazarlama işi yapmıştır.本人いわく以前は家を飛び出し、水商売で働いていた。
Ve çevremde beni popüler bir şişe haline getirmek için pazarlama dolapları dönüyordu.酒屋を改装してコンビニにした。
Bu mülkiyet önemli bir pazarlama fenomeni olarak büyümüştür.该业务已成长为一种重要的商品化权现象。
Bazen bu bir pazarlama aracı olarak da kullanılabilir.有时也被作为营销手段。
Video oyunu endüstrisi, video oyunu geliştirme, pazarlama ve satışı ile ilgili bir ekonomik sektördür.電子遊戲产业,涉及电子游戏开发、市场营销和销售等领域。
2002 yılında ağ pazarlama işine girişti.于2002年开始从事网络销售的业务。
Pazarlamacı olan babası Winfield Scott Lovecraft ve annesi Sarah Susan Phillips Lovecraft'ın tek çocuğuydu.他是珠宝推销员温菲尔德·斯科特·洛夫克拉夫特(Winfield Scott Lovecraft)与其妻莎拉·苏珊·菲利普斯·洛夫克拉夫特(Sarah Susan Phillips Lovecraft)的獨生子。
Do You Make These Music Marketing Mistakes? (tercüme: Bu Müzik Pazarlama Hatalarını Yapıyormusunuz?)阿嬤,你要哪片音樂光碟?我燒給你。
Ve çevremde beni popüler bir şişe haline getirmek için pazarlama dolapları dönüyordu.이듬해 주는 다른 알콜 음료들을 판매하는 국유 상점들의 시스템을 세웠다.
2002 yılında ağ pazarlama işine girişti.2002년에 네트워크 마케팅의 분야에서 일하기 시작했다.
İlk başta Apple pazarlama literatürü bu ismi açıkça belirtmedi, "iPhone OS X kullanıyor" diye açıkladı.그 전까지는 애플 마케팅 측에서는 단순히 "아이폰은 OS X(애플의 데스크톱 운영 체제)를 사용합니다"라고만 말하고는 하였다.
Bundan önce kereste pazarlamacılığı da yapmıştır.이때부터 유한양행의 수출입 업무도 담당하게 되었다.
Kariyerinde 13 yıl çeşitli sanayi firmalarında pazarlama yöneticisi olarak çalıştı.그리고 나서 그는 12년 동안 여러 회사에서 트럭 운전사로 일했다.
Ne var ki, pazarlama konusunda sıkıntılar yaşanmaktadır.עם זאת, קיים קושי רציני בהפסקת ומניעת הסחר.
Bazen bu bir pazarlama aracı olarak da kullanılabilir.אפשר לנסות גם לשמור אותם כסוד מסחרי.
Pazarlama yöntemi olarak kullanılır.המסחר מתבצע דרך הבורסה.
Pazar bölümleme bir ekonomi ve pazarlama terimidir.פילוח שוק הוא מושג מתחום הכלכלה והשיווק.
Bellibaşlı kişiler soğancılıkla uğraşırlar ve pazarlamasını kendileri yaparlar.Пазарно ориентираните хора правят каквото е възможно, за да продадат себе си.
Kariyerinde 13 yıl çeşitli sanayi firmalarında pazarlama yöneticisi olarak çalıştı.Работи като старши мениджър в голяма компания в продължение на 13 години.
Şirketin idari ve pazarlama faaliyetleri Atlanta, Georgia şehrindedir.Управлението на компанията се намира в град Атланта, щата Джорджия.
Bunun üzerine, P&G doğrudan perakendeciye satış yapacağını açıklayarak, 450 pazarlamacı istihdam etti.Kao reakciju, P&G je najavio plan samostalne izravne prodaje maloprodajama i zaposlio 450 trgovačkih putnika.
Aynı zamanda bir pazarlama aracıdır.Također, davatelj je transakcijskih usluga.
TheAudience'ın sosyal medya pazarlama CEO'su Oliver Luckett klip için "Tam on ikiden," diye tanımladı.Na „vječnoj ljestvici” vodi Bobby Orr s osam naslova.
Tedarikçilerin alıcıya yönelik pazarlama yatırımları yıllık olarak %21 artmaktadır .Investície dodávateľov do zákazníckeho marketingu rastú ročne o 21 %.
Bazen bu bir pazarlama aracı olarak da kullanılabilir.Niekedy je používaný ako marketingový nástroj.
Google'da ilk viral pazarlama programlarının yanı sıra ilk Google Doodle üzerinde çalıştı.V Google pracovala na prvotných virálnych marketingových programoch a na prvých Google Doodloch.
MegaCharts GfK Benelüks pazarlama servisinin bir parçasıdır.MegaCharts je súčasťou spoločnosti GfK Benelux Marketing Services.
Dilim oluşturma pazarlama operasyonlarını en karlı alıcılara yönlendirmeyi olanaklı hale getirir.Segmentovanie umožňuje zamerať marketingové postupy na najlukratívnejších zákazníkov.
Burada üreticiler ürettikleri ürünleri pazarlamaktadırlar.Tudi zlatarji so tukaj prodajali svoje izdelke.
Ve çevremde beni popüler bir şişe haline getirmek için pazarlama dolapları dönüyordu.Tone je moral zaradi neprestanega popivanja prodajati dele domačije.
İlk başta Apple pazarlama literatürü bu ismi açıkça belirtmedi, "iPhone OS X kullanıyor" diye açıkladı.Alguses Apple'i turundus ei avaldanud operatsioonisüsteemi nime, väites lihtsalt, et iPhone kasutab OS Xi.
Bu nedenle pazarlaması da kolaydır.Rahaülekande tegemine on seetõttu lihtne.
Bu tarihten sonra petrol pazarlama ve dokumacılık işi ile uğraştı.Hiljem tegeles firma kütuse jaemüügi ja tellimuslendudega.
Tedarikçilerin alıcıya yönelik pazarlama yatırımları yıllık olarak %21 artmaktadır .Omamärgitoodete osakaal ostukorvides suureneb keskmiselt ühe protsendi aastas.
Şirketin idari ve pazarlama faaliyetleri Atlanta, Georgia şehrindedir.Ettevõtte peakontor asub Georgia osariigis Atlantas.
Bazı medya organları, bu hırsızlığın videoyu pazarlama amaçlı yapıldığını rapor etmiştir.Kümne looga linti nende varaste salvestistega levitati kaubanduses.
Akla gelen en büyük bölümler: pazarlama, iş geliştirme, yürütme birimleri ve eSports ekibi.가장 큰 부서는 마케팅부, 비즈니스 개발부, 배치부, 그리고 e스포츠 업무만 담당할 팀이지요
Akla gelen en büyük bölümler: pazarlama, iş geliştirme, yürütme birimleri ve eSports ekibi.Mezi ta největší patří oddělení marketingu, rozvoje podnikání, nasazování a také tým eSportů.
Ama herşeye rağmen;nörobilim, pazarlamada her geçen gün daha çok yer alıyor.Ciò nonostante, la neuroscienza è sempre più presente sul mercato.
Ama herşeye rağmen;nörobilim, pazarlamada her geçen gün daha çok yer alıyor.Cu toate acestea, neuroștiința apare tot mai mult în marketing.
Ama herşeye rağmen;nörobilim, pazarlamada her geçen gün daha çok yer alıyor.Dù thế, khoa học thần kinh ngày càng khuấy động marketing.
Ama herşeye rağmen;nörobilim, pazarlamada her geçen gün daha çok yer alıyor.하지만 그럼에도 불구하고, 신경과학은 점점 더 마케팅에 이용당하고 있습니다.
Ama herşeye rağmen;nörobilim, pazarlamada her geçen gün daha çok yer alıyor.Mégis az idegtudomány egyre gyakrabban jelenik meg a marketingben.
Ama herşeye rağmen;nörobilim, pazarlamada her geçen gün daha çok yer alıyor.Mimo wszystko, neurobilogia coraz częściej zamienia się w marketing.
Ama herşeye rağmen;nörobilim, pazarlamada her geçen gün daha çok yer alıyor.Néanmoins, les neurosciences apparaissent de plus en plus en marketing.
Ama herşeye rağmen;nörobilim, pazarlamada her geçen gün daha çok yer alıyor.Nicméně marketing neurovědu využívá čím dál víc.
Ama herşeye rağmen;nörobilim, pazarlamada her geçen gün daha çok yer alıyor.Siitä huolimatta neurotieteet pulpahtavat yhä useammin esille markkinoinnissa.
Ama herşeye rağmen;nörobilim, pazarlamada her geçen gün daha çok yer alıyor.Sin embargo, la neurociencia aparece cada vez más en el marketing.
Ama herşeye rağmen;nörobilim, pazarlamada her geçen gün daha çok yer alıyor.Toch duiken neurowetenschappen meer en meer op in marketing.
Ama herşeye rağmen;nörobilim, pazarlamada her geçen gün daha çok yer alıyor.Trotzdem taucht die Neurowissenschaft zunehmend im Marketing auf.
Ama herşeye rağmen;nörobilim, pazarlamada her geçen gün daha çok yer alıyor.Όπως και να 'χει, η νευροεπιστήμη εμφανίζεται όλο και συχνότερα στο χώρο του μάρκετινγκ.
Ama herşeye rağmen;nörobilim, pazarlamada her geçen gün daha çok yer alıyor.Тем не менее, исследования мозга всё больше используются в маркетинге.
Ama herşeye rağmen;nörobilim, pazarlamada her geçen gün daha çok yer alıyor.אבל אף-על-פי-כן, מדע הנוירולוגיה הופך ליותר ויותר מעורב בשיווק.
Ama herşeye rağmen;nörobilim, pazarlamada her geçen gün daha çok yer alıyor.و لكن بغض النظر، اصبح علم الاعصاب يظهر كثيرا في الحملات الاعلانيه
Ama herşeye rağmen;nörobilim, pazarlamada her geçen gün daha çok yer alıyor.その一例が ニューロ・ドリンク
Ancak pazarlamayı BU insanlara yapın, çünkü sizi umursuyorlar.Ale zaměřit se na lidi, kteří mají zájem.
Ancak pazarlamayı BU insanlara yapın, çünkü sizi umursuyorlar. Bunlar, birşeylere takıntılı olan insanlar.Chodzi o tych ludzi, bo im na czymś zależy bo ci ludzie mają pasję.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod