John bir pazarcıdır.John is a stallholder.
Pazarcı, Hüseyin.Gezer, Hüseyin.
Cuma günleri kasabada çevre köylerden ve devamlı pazarcılardan oluşan bir pazar kurulur.Its market still brings shoppers in from surrounding villages and towns every Monday.
1901, Pazarcık, Bilecik, Osmanlı Devleti – ö.Dinner, 1901, menu and program.
Pazarcı, "Bu bir gelenek, başkalarıyla iletiişim kuruyorsunuz." diyor."It's a tradition, you communicate with other people," he says.
Rumen bir pazarcı kadın, Bükreş'in Piata Sudului pazarındaki tezgâhına mallarını yerleştiriyor.A Romanian saleswoman arranges clothes at her stand in Bucharest's Piata Sudului marketplace.
Pazarcıklılar, banka oturmak isteyen turistlerin kente akın etmesini umuyor.The town of Pazardjik is hoping tourists flock to take a seat.
1910'da çift Pazarcık'a yerleşti.In 1910, the two settled in Pazardzhik.
Pazarcık'taki doğum ve bakım evlerinin bir kısmını kişisel fonlarıyla destekledi.She furnished part of the maternity and nursing homes in Pazardzhik with personal funds.
14 Nisan 1940'ta Pazarcık'ta hayatını kaybetti.[1] [2]She died on April 14, 1940, in Pazardzhik.[1][2]
Pazarcık BelediyesiPlace du Commerce
Pazarlamacı PazarcıEl vendedor ambulante
Babası Ebu Mansur pazarcıydı.I suoi genitori gestivano un bed-and-breakfast.
Daha sonra yerleşimin adı Pazarcık olmuştur.Позже площадь стала называться Торговой.
Pazarcı "Sulu sulu elmalarım, armutlarım var!" diye .Коронная фраза Отто «Wow, I had mustard?».
Pazarlamacı PazarcıСуздаль купеческий
Bura bugünkü yukarı pazarcık(eski pazarcık olmalı).برقه (المرج القديمة حاليا).
Pazarcık BelediyesiCidade Marketing.
Maçlar Pazarcık, Burgaz ve Varna’da oynandı.Mecze rozgrywane były w Burgasie, Pazardżiku oraz w Warnie .
Pazarcı, Hüseyin.Sjömanskyrkan, Gävle.
Gerekirse sürekli gittiğiniz manava, pazarcıya vs. papağanınıza bir iki tane bamya hediye etmesini rica edin.Jednoho dne se bělička vydá na trh, kde si od hrnčíře Vítka koupí několik hrníčků.
Domenicani İtalyanca'da Pazarcılar diye geçer.V italštině se též používá mužská varianta, Sandro.
Pazarcık BelediyesiRészvénytársaság Tőzsde
Pazarcı da kaçma girişiminde bulunur fakat başarısız olur.A Szabadság-szobrot is megpróbálja szétfeszíteni, de nem sikerül neki.
Pazarcı, Hüseyin.Menyöi, Gyöngyosini.
Bura bugünkü yukarı pazarcık(eski pazarcık olmalı).Yläasteen inkoolaiset käyvät nykyään Virkkalassa (aiemmin Karjaalla).
Pazarcık BelediyesiPörssitalon historiaa
Maçlar Pazarcık, Burgaz ve Varna’da oynandı.Kampene blev spillet i Varna og Burgas.
Pazarlamacı PazarcıBài toán người bán hàng
Daha sonra yerleşimin adı Pazarcık olmuştur.Người sau gọi chỗ ấy là Đồng Bông.
Pazarcık Belediyesiマーケットタウン
Ticarette daha çok manavlık ve pazarcılıkla uğraşılır.忙しい麻陽に代わって買い物をしたりしている。
Pazarcı da kaçma girişiminde bulunur fakat başarısız olur.鬼塚のことも奴隷にしようとしたが失敗している。
Pazarcıkta ikamet eden Bozdağlar Ailesi, Aslında Elbistan Karahasanuşağından gelmektedirler.其家族是大福餅生產商——「花村製菓」的經營者。
Daha sonra yerleşimin adı Pazarcık olmuştur.개업 당시 이름은 양시역이었다.
Bu arada Pazarcık'a gelen Kılıç Ali ile de temas halinde bulunuluyordu.다른 하나는 단일 양날 검으로 한나라의 영향력을 받은 칼자루 안에 있었다.
Pazarcı, Hüseyin.관위는 종오위하, 히젠노카미.
Ardından Pazarcık Aksuspor'a kiralık gitti.בהמשך מכר את המניות לנוחי דנקנר.
Bura bugünkü yukarı pazarcık(eski pazarcık olmalı).Današnji je Plomin stara istarska Plomona (lat.
Pazarcı da kaçma girişiminde bulunur fakat başarısız olur.Pokúsia sa o útek, ten sa však nepodarí.
Pazarcı, Hüseyin.Sadauskas, Gediminas.
Ticarette daha çok manavlık ve pazarcılıkla uğraşılır.Turul kaubeldakse toidu ja käsitööga.
Burada gördüğümüz ise yaşlı bir pazarcı kadın. Oldukça gerçekçi bir figür.Ne, tady vidíme starou trhovkyni, která nepředstavuje nikoho konkrétního, ale spíše určitý a realistický typ.
Burada gördüğümüz ise yaşlı bir pazarcı kadın.Ні. Бачимо стару купчиху, що не являє собою конкретну купчиху, а тільки її тип, реалістичний тип.