paylaşır ile cümle
paylaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Herkes paylaşırlarsa HIV kapacaklarını biliyor, ama yine de paylaşıyorlar.Mindenki tudja, hogy ha megosztja a tűt, elkapja a HIV-et, de mégis megosztja.
Herkes paylaşırlarsa HIV kapacaklarını biliyor, ama yine de paylaşıyorlar.Semua orang tahu bahwa jika mereka berbagi mereka akan tertular HIV, namun mereka tetap berbagi.
Herkes paylaşırlarsa HIV kapacaklarını biliyor, ama yine de paylaşıyorlar.Todos saben que si comparten se van a contagiar de VIH, pero todos comparten de todos modos.
Herkes paylaşırlarsa HIV kapacaklarını biliyor, ama yine de paylaşıyorlar.Tout le monde sait que si on partage, on attrape le VIH, mais tout le monde partage quand même.
Herkes paylaşırlarsa HIV kapacaklarını biliyor, ama yine de paylaşıyorlar.Tutti sanno che usando la stessa siringa si contrae l'HIV, ma nonostante ciò scelgono di farlo.
Herkes paylaşırlarsa HIV kapacaklarını biliyor, ama yine de paylaşıyorlar.Wszyscy wiedzą, że dzieląc się złapią HIV, nadal jednak dzielą się igłami.
Herkes paylaşırlarsa HIV kapacaklarını biliyor, ama yine de paylaşıyorlar.Όλοι γνωρίζουν ότι αν τις μοιράζονται θα κολλήσουν HIV, αλλά όλοι τις μοιράζονται έτσι κι αλλιώς.
Herkes paylaşırlarsa HIV kapacaklarını biliyor, ama yine de paylaşıyorlar.Всички знаят, че ако споделят иглите, ще се заразят с ХИВ, но го правят въпреки това.
Herkes paylaşırlarsa HIV kapacaklarını biliyor, ama yine de paylaşıyorlar.ושאר התשעה מתוך העשרה, חולקים מחטים. אז יש את חוסר ההתאמה המסיבי הזה. כולם יודעים
Herkes paylaşırlarsa HIV kapacaklarını biliyor, ama yine de paylaşıyorlar.皆知っている それでも皆シェアする どういうことでしょう? シェアした方がハイになれるとか?
İkisi de bu kenarı paylaşır. -Co mají společného? Mají společnou tuto stranu.
İkisi de bu kenarı paylaşır. -Čo majú spoločné? Majú spoločnú túto stranu.
İkisi de bu kenarı paylaşır. -De deler begge den her side.
İkisi de bu kenarı paylaşır. -당연히 이 두 삼각형은 모두 같은 변을 공유하고 있습니다
İkisi de bu kenarı paylaşır. -حسناً، كلاهما يتشاركان، كلاهما يتشاركان بهذا الضلع
İkiside buradaki açıyı paylaşır.두 삼각형 다 이 각을 공통으로 가지고 있다는 것이다
İkiside buradaki açıyı paylaşır.Vi kan først sige, at de deler den her vinkel.
İkiside buradaki açıyı paylaşır.Едно от нещата, които можем да кажем е, ами вижте, и двата от тях споделят този ъгъл ето тук.
İkisi şuradaki açıyı paylaşırA použijeme ten stejný argument.
İkisi şuradaki açıyı paylaşırDen har de tilfælles.
İkisi şuradaki açıyı paylaşır둘다 이 각을 가지고 있고
İkisi şuradaki açıyı paylaşırТе и двата имат този общ ъгъл.
Jhon Alexander Delgado dijital projesini grup ile paylaşırken.Jhon Alexander Delgado comparte su proyecto digital con el grupo.
Jhon Alexander Delgado dijital projesini grup ile paylaşırken.Jhon Alexander Delgado compartilha o seu projeto digital com o grupo.
Jhon Alexander Delgado dijital projesini grup ile paylaşırken.Jhon Alexander Delgado prezentând proiectul său grupului.
Jhon Alexander Delgado dijital projesini grup ile paylaşırken.Ο Jhon Alexander Delgado παρουσιάζει το project του στην ομάδα.
Jhon Alexander Delgado dijital projesini grup ile paylaşırken.Джон Александр Дельгадо (Jhon Alexander Delgado) рассказывает о своём проекте другим участникам.
Jhon Alexander Delgado dijital projesini grup ile paylaşırken.جون ألكساندر دلغادو مشاركًا بمشروعة مع المجموعة
Köylerdeki kardeşleri zaman zaman gelir, yedi günlük bir süre için görevi onlarla paylaşırdı.A bratří jejich, po vsech svých bydlící, aby každého sedmého dne časy svými přicházeli s nimi.
Köylerdeki kardeşleri zaman zaman gelir, yedi günlük bir süre için görevi onlarla paylaşırdı.A ich bratia, ktorí bývali po svojich dedinách, boli povinní príjsť na sedem dní, z času na čas, s nimi,
Köylerdeki kardeşleri zaman zaman gelir, yedi günlük bir süre için görevi onlarla paylaşırdı.Các anh em chúng ở trong các làng mình phải đến từng tuần, theo phiên thứ, mà giúp đỡ.
Köylerdeki kardeşleri zaman zaman gelir, yedi günlük bir süre için görevi onlarla paylaşırdı.Các anh_em chúng ở trong các làng mình phải đến từng tuần , theo phiên thứ , mà giúp_đỡ .
Köylerdeki kardeşleri zaman zaman gelir, yedi günlük bir süre için görevi onlarla paylaşırdı.Fraţii lor, cari locuiau în satele lor, trebuiau să vină din timp în timp la ei şapte zile.
Köylerdeki kardeşleri zaman zaman gelir, yedi günlük bir süre için görevi onlarla paylaşırdı.Hun familieleden uit de dorpen losten elkaar regelmatig op de sabbat af om samen met hen dienst te doen.
Köylerdeki kardeşleri zaman zaman gelir, yedi günlük bir süre için görevi onlarla paylaşırdı.I loro fratelli, che abitavano nei loro villaggi, talvolta dovevano andare con loro per sette giorni
Köylerdeki kardeşleri zaman zaman gelir, yedi günlük bir süre için görevi onlarla paylaşırdı.In njih bratje v svojih vaseh so morali prihajati vsak sedmi dan, vrsteč se, da bodo ž njimi;
Köylerdeki kardeşleri zaman zaman gelir, yedi günlük bir süre için görevi onlarla paylaşırdı.그 향리에 있는 형제들은 이레마다 와서 함께하니
Köylerdeki kardeşleri zaman zaman gelir, yedi günlük bir süre için görevi onlarla paylaşırdı.og deres Brødre i deres Landsbyer skulde fra Tid til anden, syv Dage ad Gangen, møde for at stå dem bi;
Köylerdeki kardeşleri zaman zaman gelir, yedi günlük bir süre için görevi onlarla paylaşırdı.Seus irmãos, que moravam nas suas aldeias, deviam de tempo em tempo vir por sete dias para servirem com eles.
Köylerdeki kardeşleri zaman zaman gelir, yedi günlük bir süre için görevi onlarla paylaşırdı.Sus hermanos que estaban en sus aldeas venían de tiempo en tiempo, para estar con éstos durante siete días
Köylerdeki kardeşleri zaman zaman gelir, yedi günlük bir süre için görevi onlarla paylaşırdı.Братья же их жили в селениях своих, приходя к ним от времени до времени на семь дней.
Köylerdeki kardeşleri zaman zaman gelir, yedi günlük bir süre için görevi onlarla paylaşırdı.ואחיהם בחצריהם לבוא לשבעת הימים מעת אל עת עם אלה׃
Köylerdeki kardeşleri zaman zaman gelir, yedi günlük bir süre için görevi onlarla paylaşırdı.وكان اخوتهم في قراهم للمجيء معهم في السبعة الايام حينا بعد حين.
Köylerdeki kardeşleri zaman zaman gelir, yedi günlük bir süre için görevi onlarla paylaşırdı.他 們 的 族 弟 兄 住 在 村 莊 、 每 七 日 來 與 他 們 換 班
Köylerdeki kardeşleri zaman zaman gelir, yedi günlük bir süre için görevi onlarla paylaşırdı.他 們的族 弟兄 住在 村莊 、 每 七 日 來與 他 們換班
Kullandığımız sorular şunlardı: Hayat deneyimlerinden bazılarını benimle paylaşır mısın?Και ζήτησαμε ο ένας απ' τον άλλον να μοιραστούμε κάποιες απ' τις εμπειρίες μας.
Kullandığımız sorular şunlardı: Hayat deneyimlerinden bazılarını benimle paylaşır mısın?Мы договорились обсудить следующие вопросы: расскажите о выводах, к которым вы пришли на собственном опыте.
Pek çok kişi aynı ismi paylaşır. Dolayısıyla isimler gerçek anlamda kişisel değildir.Banyak orang memiliki nama yang sama, sehingga mereka tidak benar-benar pribadi.
Pek çok kişi aynı ismi paylaşır. Dolayısıyla isimler gerçek anlamda kişisel değildir.Beaucoup de personnes ont le même nom, alors ils ne sont pas véritablement personnels.
Pek çok kişi aynı ismi paylaşır. Dolayısıyla isimler gerçek anlamda kişisel değildir.Många människor har samma namn så de är egentligen inte så personliga.
Pek çok kişi aynı ismi paylaşır. Dolayısıyla isimler gerçek anlamda kişisel değildir.Molte persone hanno lo stesso nome, quindi non sono in realtà personali.
Pek çok kişi aynı ismi paylaşır. Dolayısıyla isimler gerçek anlamda kişisel değildir.Mucha gente tiene un mismo nombre, o sea ellos no son personales.
Pek çok kişi aynı ismi paylaşır. Dolayısıyla isimler gerçek anlamda kişisel değildir.Multi oamnei au acelasi nume, asa ca nu sunt chiar personale.
Pek çok kişi aynı ismi paylaşır. Dolayısıyla isimler gerçek anlamda kişisel değildir.Sokaknak megegyezik a neve másokéval, úgyhogy nem is igazán személyesek.
Pek çok kişi aynı ismi paylaşır. Dolayısıyla isimler gerçek anlamda kişisel değildir.Veel mensen hebben dezelfde naam, dus ze zijn niet echt persoonlijk.
Pek çok kişi aynı ismi paylaşır. Dolayısıyla isimler gerçek anlamda kişisel değildir.Veľa ľudí má rovnaké mená, takže vlastne nemôžu byť osobné.
Pek çok kişi aynı ismi paylaşır. Dolayısıyla isimler gerçek anlamda kişisel değildir.Viele Menschen haben den gleichen Namen, weswegen sie nicht wirklich persönlich sind.
Pek çok kişi aynı ismi paylaşır. Dolayısıyla isimler gerçek anlamda kişisel değildir.Wiele osób ma takie samo imię, więc nie są one faktycznie osobiste.
Pek çok kişi aynı ismi paylaşır. Dolayısıyla isimler gerçek anlamda kişisel değildir.Πολλοί άνθρωποι έχουν το ίδιο όνομα, έτσι δεν είναι πραγματικά προσωπικά.
Pek çok kişi aynı ismi paylaşır. Dolayısıyla isimler gerçek anlamda kişisel değildir.Много хора имат еднакви имена, така че те не са действително индивидуални.