paylaşım ile cümle

paylaşım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu hesap için sadece & grup paylaşımı dizinlerini gösterΕμφάνιση μόνο φακέλων groupware για αυτόν το & λογαριασμό
Bu hesap için sadece & grup paylaşımı dizinlerini göster& Для цього запису показувати лише теки груп
Bu hesap için sadece & grup paylaşımı dizinlerini gösterПоказване & само на екипните папки за тази сметка
Bu hesap için sadece & grup paylaşımı dizinlerini gösterПоказывать только папки совместной работы для этой учётной записи
Bu hesap için sadece & grup paylaşımı dizinlerini gösterفقط إظهار لـ الحساب
Bu hesap için sadece & grup paylaşımı dizinlerini gösterこのアカウントにはグループウェアフォルダのみ表示する(G)
Bu ilk değil. ABD'de dosya paylaşımının endüstri için olumlu olabileceğini-Đây không phải lần đầu.
Bu ilk değil. ABD'de dosya paylaşımının endüstri için olumlu olabileceğini-Jag har hört historier från USA...
Bu ilk değil. ABD'de dosya paylaşımının endüstri için olumlu olabileceğini-Jag har hört historier från USA...
Bu ilk değil. ABD'de dosya paylaşımının endüstri için olumlu olabileceğini-하지만 이런게 처음이 아니야. 미국의 어느 교수에 대해 들었는데
Bu ilk değil. ABD'de dosya paylaşımının endüstri için olumlu olabileceğini-To nie jest pierwszy raz kiedy jestem atakowany w US-
Bu ilk değil. ABD'de dosya paylaşımının endüstri için olumlu olabileceğini-זו לא הפעם הראשונה. שמעתי על -פרופסורים בארה"ב
Bu ilk değil. ABD'de dosya paylaşımının endüstri için olumlu olabileceğini-إنها ليست المرة الأولى،لقد سمعتُ عن أساتذة في الولايات المتحدة
Bu ilk değil. ABD'de dosya paylaşımının endüstri için olumlu olabileceğini-ファイル共有が産業に有効だと 発表した教授が追われた
Buna iyi bir örnek araç paylaşım kulüpleridir ki한 가지 멋진 예는 자동차-공유 클럽이에요.
Buna iyi bir örnek araç paylaşım kulüpleridir kiПрекрасный пример - клубы совместного использования машин, которые начинают приобретать популярность в США.
Buna iyi bir örnek araç paylaşım kulüpleridir kiדוגמה נהדרת אחת היא מועדוני שיתוף-מכוניות,
Buna iyi bir örnek araç paylaşım kulüpleridir kiإذاً أحد الأمثلة العظيمة هي النوادي لتقاسم السيارات،
Buna iyi bir örnek araç paylaşım kulüpleridir kiアメリカでは始まったばかりですが、
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Choć to niełatwe musimy pamiętać, że nadmierne dzielenie się to nie to samo, co szczerość.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Donc un des problèmes que nous avons est de nous rappeler, trop partager, ce n'est pas être franc.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Dunque la nostra sfida è quella di ricordare che condivisione estrema non significa onestà.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Dus een uitdaging die we hebben, is eraan te denken dat te veel delen geen eerlijkheid is.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Eine Herausforderung, an die wir denken müssen, ist, dass ein Zuviel an Mitteilen nicht Ehrlichkeit ist.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Jadi satu tantangan yang kita miliki adalah untuk mengingat, terlalu banyak berbagi, itu bukan kejujuran.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.그래서 우리에게 주어진 한 가지 쟁점은 "과도하게 공유하는 것", 그것이 "정직함"은 아니라는 사실을 기억하는 것입니다
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Por isso um desafio que temos é o de lembrar que, partilhar demais, isso não é honestidade.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Pred nami je teda jedna výzva: Zapamätajme si, nadmerné zdieľanie neznamená úprimnosť.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Så en udfordring vi har, er at huske, at dele alt, det er ikke ærlighed.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Så en utmaning vi har är att minnas, att dela med sig för mycket, det är inte ärligt.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Takže jeden z cílů, který máme je si zapamatovat, že přehnané sdílení, to není upřímnost.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Tehát az egyik kihívás az, hogy emlékezzünk, a túlzott megosztás az nem az őszinteség.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Thế nên có một thách thức mà ta cần nhớ, đó là chia sẻ quá mức không phải là chân thành.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Una dintre provocări e să ne amintim că transparența nu înseamnă sinceritate.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Uno de los retos que tenemos es recordar, compartirlo todo, eso no es honestidad.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.И поэтому наша задача весьма трудна: помнить, что вся эта излишняя открытость — это не честность.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Перед нами важливе завдання: мусимо пам'ятати, що надмірна відвертість не свідчить про чесність.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Така че едно от предизвикателствата пред нас е да запомним, че прекомерното споделяне не е честност.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.אז אתגר אחד שיש לנו הוא לזכור, חשיפת יתר- זו לא כנות.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.لذا لدينا أحد التحديات وهو أن نتذكر، تدفق المعلومات، إن ذلك ليس بصدق.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.過度な共有は正直さではないということを 覚えておくことです 熱狂的なツイートやテキストメッセージは
Bunları yapıyorlar çünkü bazı paylaşımların onların yararına olduğunu öğreniyorlar.Azért csinálják, mert rájöttek arra, hogy bizonyos fokú megosztás a saját érdeküket szolgálja.
Bunları yapıyorlar çünkü bazı paylaşımların onların yararına olduğunu öğreniyorlar.Elles le font parce qu'elles apprennent qu'une certaine forme de partage est dans leur intérêt personnel.
Bunları yapıyorlar çünkü bazı paylaşımların onların yararına olduğunu öğreniyorlar.어떤 방식으로 공유하는 것이 그들의 자기이익에 적합한 것을 알고 있기 때문에 그렇게 하고 있는 것입니다.
Bunları yapıyorlar çünkü bazı paylaşımların onların yararına olduğunu öğreniyorlar.Lo están haciendo porque están aprendiendo que cierto modo de compartir hace a su propio interés.
Bunları yapıyorlar çünkü bazı paylaşımların onların yararına olduğunu öğreniyorlar.Lo fanno perché stanno imparando che un certo tipo di condivisione è nel loro interesse.
Bunları yapıyorlar çünkü bazı paylaşımların onların yararına olduğunu öğreniyorlar.lợi nhuận cho chính họ một phần cũng là chia sẻ bằng một cách nhất định
Bunları yapıyorlar çünkü bazı paylaşımların onların yararına olduğunu öğreniyorlar.O fac pentru că au învăţat că un anume fel de împărtăşire e în interesul lor.
Bunları yapıyorlar çünkü bazı paylaşımların onların yararına olduğunu öğreniyorlar.Robią to, ponieważ uczą się że pewien rodzaj dzielenia jest w ich interesie.
Bunları yapıyorlar çünkü bazı paylaşımların onların yararına olduğunu öğreniyorlar.Ze doen dit omdat ze leren dat... en bepaalde manier van delen in hun zelfinteresse is.
Bunları yapıyorlar çünkü bazı paylaşımların onların yararına olduğunu öğreniyorlar.Το κάνουν γιατί συνειδητοποιούν ότι μια συγκεκριμένη μορφή διαμοιρασμού είναι προς όφελός τους.
Bunları yapıyorlar çünkü bazı paylaşımların onların yararına olduğunu öğreniyorlar.Они делают это, потому что понимают, что подобное соучастие в их же собственных интересах.
Bunları yapıyorlar çünkü bazı paylaşımların onların yararına olduğunu öğreniyorlar.Те го правят, защото осъзнават, че определен вид споделяне е в техен личен интерес.
Bunları yapıyorlar çünkü bazı paylaşımların onların yararına olduğunu öğreniyorlar.הן עושות את זה בגלל שהן מבינות ששיתוף פעולה מסוים הוא אינטרס אישי שלהן.
Bunları yapıyorlar çünkü bazı paylaşımların onların yararına olduğunu öğreniyorlar.إنهم يفعلون ذلك لأنهم يعلمون أنّ قَدْرا معيّنا من المشاركة هو في مصلحتهم الذاتية.
Bunları yapıyorlar çünkü bazı paylaşımların onların yararına olduğunu öğreniyorlar.知っているから そうしているのです オープンソース生産は Linux やMozilla などの世界に通用するソフトウェアが
Bunun yerine dosya paylaşımın iyi bir şey olduğu söylenebilirdi.Det är det ni förlorar på.
Bunun yerine dosya paylaşımın iyi bir şey olduğu söylenebilirdi.Det är det ni förlorar på.
Bunun yerine dosya paylaşımın iyi bir şey olduğu söylenebilirdi.Inkább mondhatnánk, hogy a fájlmegosztás jó.
Bunun yerine dosya paylaşımın iyi bir şey olduğu söylenebilirdi.În schimb, aţi putea spune că file-sharing-ul e benefic.

İlgili Sayfalar