payın ile cümle
payın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Payı ve paydayı payın eşleniğiyle çarpacağım. . .Vou multiplicar esta fração pelo
Pekala, pazar payını azaltmak gerçekten hükümetlere ve sivil topluma yöneliktir.حسناً، الحد من السوق هي خطوة تقوم بها الحكومات
Pekala, pazar payını azaltmak gerçekten hükümetlere ve sivil topluma yöneliktir.私達がすべきことは 私達が優れた製品であると
Pekala, pazar payını azaltmak gerçekten hükümetlere ve sivil topluma yöneliktir.Beh, ridurre le quote di mercato è compito dei governi e delle società civili.
Pekala, pazar payını azaltmak gerçekten hükümetlere ve sivil topluma yöneliktir.Bom, reduzir o mercado é para os governos e para a sociedade civil.
Pekala, pazar payını azaltmak gerçekten hükümetlere ve sivil topluma yöneliktir.Die Marktabgrabung ist eher für Regierungen und die Zivilgesellschaft.
Pekala, pazar payını azaltmak gerçekten hükümetlere ve sivil topluma yöneliktir.Eh bien, réduire le marché est vraiment quelque chose dépendant des gouvernements et de la société civile.
Pekala, pazar payını azaltmak gerçekten hükümetlere ve sivil topluma yöneliktir.Inperking van de markt is een taak voor regeringen en het maatschappelijk middenveld.
Pekala, pazar payını azaltmak gerçekten hükümetlere ve sivil topluma yöneliktir.시장을 축소시킨다는 것은 사실 정부와 민간 단체의 몫입니다.
Pekala, pazar payını azaltmak gerçekten hükümetlere ve sivil topluma yöneliktir.Menurunkan pasar merupakan tanggung jawab pemerintah dan masyarakat sipil.
Pekala, pazar payını azaltmak gerçekten hükümetlere ve sivil topluma yöneliktir.Reducerea pieţei de desfacere e ceva pentru guverne şi societatea civilă.
Pekala, pazar payını azaltmak gerçekten hükümetlere ve sivil topluma yöneliktir.Reducir el mercado implicará al gobierno y a la sociedad civil.
Pekala, pazar payını azaltmak gerçekten hükümetlere ve sivil topluma yöneliktir.Допустим, сокращение рынка — забота правительств и гражданского общества.
Pekala, pazar payını azaltmak gerçekten hükümetlere ve sivil topluma yöneliktir.טוב, הקטנת השוק היא בעצם משימה של הממשלות
‹‹RABbe özel olarak sunacağınız payın uzunluğu 25 000 arşın, genişliği 10 000 arşın olacak.Dar povzdignjenja, ki ga darujte GOSPODU, bodi petindvajset tisoč komolcev dolg in deset tisoč širok.
‹‹RABbe özel olarak sunacağınız payın uzunluğu 25 000 arşın, genişliği 10 000 arşın olacak.Det område som I skal avgi til Herren som gave, skal være fem og tyve tusen stenger langt og ti tusen bredt.
‹‹RABbe özel olarak sunacağınız payın uzunluğu 25 000 arşın, genişliği 10 000 arşın olacak.곧 너희가 여호와께 드려 예물로 삼을 땅의 장이 이만 오천척이요 광이 일만 척이라
‹‹RABbe özel olarak sunacağınız payın uzunluğu 25 000 arşın, genişliği 10 000 arşın olacak.La porción que reservéis para Jehovah será de 25.000 de largo por 10.000 de ancho
‹‹RABbe özel olarak sunacağınız payın uzunluğu 25 000 arşın, genişliği 10 000 arşın olacak.Obeť pozdvihnutia, ktorú budete obetovať Hospodinovi, bude dvadsaťpäť tisíc dĺžky a desať tisíc šírky.
‹‹RABbe özel olarak sunacağınız payın uzunluğu 25 000 arşın, genişliği 10 000 arşın olacak.Offerydelsen, som I skal yde HERREN, skal være 25.000 Alen lang og 20.800 Alen bred;
‹‹RABbe özel olarak sunacağınız payın uzunluğu 25 000 arşın, genişliği 10 000 arşın olacak.Phần đất mà các ngươi sẽ dâng cho Ðức Giê-hô-va sẽ có hai mươi lăm ngàn cần bề dài và mười ngàn cần bề ngang.
‹‹RABbe özel olarak sunacağınız payın uzunluğu 25 000 arşın, genişliği 10 000 arşın olacak.szent áldozat, melyet az Úrnak szenteltek, huszonötezer [sing] hosszú és tízezer [sing] széles legyen;
‹‹RABbe özel olarak sunacağınız payın uzunluğu 25 000 arşın, genişliği 10 000 arşın olacak.Ta obět, kterouž obětovati máte Hospodinu, bude zdélí pětmecítma tisíc loket, zšíří pak deset tisíc.
‹‹RABbe özel olarak sunacağınız payın uzunluğu 25 000 arşın, genişliği 10 000 arşın olacak.Приносът, който ще посветите Господу, да бъде двадесет и пет хиляди тръстики на длъж, и десет хиляди на шир.
‹‹RABbe özel olarak sunacağınız payın uzunluğu 25 000 arşın, genişliği 10 000 arşın olacak.Участок, который вы посвятите Господу, длиною будет в двадцать пять тысяч, а шириною в десять тысяч тростей .
‹‹RABbe özel olarak sunacağınız payın uzunluğu 25 000 arşın, genişliği 10 000 arşın olacak.התרומה אשר תרימו ליהוה ארך חמשה ועשרים אלף ורחב עשרת אלפים׃
‹‹RABbe özel olarak sunacağınız payın uzunluğu 25 000 arşın, genişliği 10 000 arşın olacak.التقدمة التي تقدمونها للرب تكون خمسة وعشرين الفا طولا وعشرة آلاف عرضا.
‹‹RABbe özel olarak sunacağınız payın uzunluğu 25 000 arşın, genişliği 10 000 arşın olacak.你 們 獻 與 耶 和 華 的 供 地 、 要 長 二 萬 五 千 肘 、 寬 一 萬 肘
‹‹RABbe özel olarak sunacağınız payın uzunluğu 25 000 arşın, genişliği 10 000 arşın olacak.你 們獻與 耶和華 的 供地 、 要 長 二 萬 五千 肘 、 寬一萬肘
Sadece ikinci türevin payını kullanıyordum. -Estou apenas usando o numerador o derivada de segunda ordem.
Sadece ikinci türevin payını kullanıyordum. -Ik heb net gebruikt de teller van de tweede afgeleide.
Sadece ikinci türevin payını kullanıyordum. -Používal jsem čitatel druhé derivace.
Sadece ikinci türevin payını kullanıyordum. -Sólo he estado usando el numerador de la segunda derivada.
Sadece ikinci türevin payını kullanıyordum. -لقد كنت استخدم بسط المشتقة الثانية
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Du har ikke del eller lodd i dette ord; for ditt hjerte er ikke rett for Gud.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Du har ikke Del eller Lod i dette Ord; thi dit Hjerte er ikke ret for Gud.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Du har ingen del eller lott i det som här är fråga om, ty ditt hjärta är icke rättsinnigt inför Gud.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Du wirst weder Teil noch Anfall haben an diesem Wort; denn dein Herz ist nicht rechtschaffen vor Gott.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Ei sinulla ole osaa eikä arpaa tähän sanaan, sillä sinun sydämesi ei ole oikea Jumalan edessä.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Engkau tidak punya hak untuk ikut di dalam pekerjaan kami, sebab hatimu tidak benar terhadap Allah
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Il n`y a pour toi ni part ni lot dans cette affaire, car ton coeur n`est pas droit devant Dieu.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.하나님 앞에서 네 마음이 바르지 못하니 이 도에는 네가 관계도 없고 분깃 될것도 없느니라
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Nemáš dielu ani losu v tejto veci, lebo tvoje srdce nie je priame pred Bohom.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Nemáš dílu ani losu v této věci; nebo srdce tvé není upřímé před Bohem.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Ngươi chẳng có phần hoặc số trong việc nầy ; vì lòng ngươi chẳng ngay_thẳng trước mặt Ðức_Chúa_Trời .
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Ngươi chẳng có phần hoặc số trong việc nầy; vì lòng ngươi chẳng ngay thẳng trước mặt Ðức Chúa Trời.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Nie masz w tej rzeczy cząstki, ani losu, gdy serce twoje nie jest proste przed obliczem Bożem.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Nincsen néked részed, sem örökséged e dologban, mert a te szíved nem igaz az Isten elõtt.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Non v'è parte né sorte alcuna per te in questa cosa, perché il tuo cuore non è retto davanti a Dio
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Tu n'ai nici parte, nici sorţ în toată treaba aceasta, căci inima ta nu este curată înaintea lui Dumnezeu.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Tu não tens parte nem sorte neste ministério, porque o teu coração não é reto diante de Deus.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Tú no tienes parte ni suerte en este asunto, porque tu corazón no es recto delante de Dios
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.U hebt hier part noch deel aan. U staat niet zuiver voor God. Vreselijk dat u met zo'n voorstel aankomt.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Συ δεν εχεις μεριδα ουδε κληρον εν τω λογω τουτω διοτι η καρδια σου δεν ειναι ευθεια ενωπιον του Θεου.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Затуй, покай се от това твое нечестие, и моли се Господу дано ти се прости тая помисъл на сърцето ти;
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Нема для тебе частини, анї долї в речі сїй, серце бо твоє не праве перед Богом.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.Нет тебе в сем части и жребия, ибо сердце твое неправо пред Богом.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.אין לך חלק וגורל בדבר הזה כי לבבך איננו ישר לפני האלהים׃
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.ليس لك نصيب ولا قرعة في هذا الامر. لان قلبك ليس مستقيما امام الله.
Senin bu işte bir payın, bir hakkın yok. Yüreğin, Tanrının gözünde doğru değildir.你 在 這 道 上 、 無 分 無 關 . 因 為 在 神 面 前 、 你 的 心 不 正
İlgili Sayfalar